iktibasFoti BenlisoyHariciyeden dahiliyeye #ÖzürDiliyorum üzerine düşünceler - Foti Benlisoy

Hariciyeden dahiliyeye #ÖzürDiliyorum üzerine düşünceler – Foti Benlisoy

Kategori:

fotibenlisoy“Büyük Türkiye” hevesi, ideolojik bir tercihten, “Osmanlıcı-İslamcı” bir “ajandadan” ya da şimdi kenara atılmış “çılgın” bir profesörün “stratejik derinlik” takıntısından ibaret değildi. Türkiye’nin son dönemdeki dış politika hamleleri, emperyalist zincirde yukarıya doğru hamle etmeye, küresel hegemon güç ABD’nin göreli gerileyişinin uluslararası sistemde kışkırttığı istikrarsızlaşmanın yarattığı “boşluklardan” faydalanarak bir “alt emperyalist” güç haline gelmeye dönüktü.

Türkiye’nin iç toplumsal formasyonunda, özellikle de iktidar bloğundaki değişimlerle aktif ve daha yayılmacı bir dış politika izlenmesi arasındaki içsel bağlar üzerinde daha fazla düşünmeye muhtacız. Bu anlamda Türkiye’nin tayin edici bir “bölgesel güç” haline gelme hedefiyle daha agresif-sert hale gelen dış politikası, aslında içerideki otoriter popülizmin bir karşılığı ya da devamı olarak düşünülebilir.

Bir “alt emperyalist” güç olma, orta sıklette de olsa “oyun kurucu” bir “bölgesel güç” halini alma yönelimi, aslında AKP’nin temsilciliğine soyunduğu sermaye fraksiyonunun(elbette tüm sermaye kesimlerini kendi yöneticiliği altında birleştirip, toplumun önemli bir bölümünü de “Osmanlı’nın ihyası” gibi bir emperyal nostaljiyle seferber etmeye dönük) bir sınıf stratejisi olarak değerlendirilebilir.

Neticede Türkiye’nin periferik emperyal hevesleri, bizzat Türk sermayesinin (elbette belli bir sınıf fraksiyonu ve onun siyasal temsilcisinin hegemonik projesi dolayımında) kolektif aklı olarak işlev gören Türk devlet aklı ya da “bilgeliğinin” eseri. Dolayısıyla meselemiz, Türk kapitalist devletinin emperyal zincir içerisinde yeniden konumlanma arayışının Türkiye’yi bölgesel ihtilaflar içerisinde giderek daha saldırgan bir biçimde yer almaya itmesi.

AKP’nin Mısır ya da Suriye politikalarındaki başarısızlıkları, Türkiye’nin İsrail ya da Rusya karşısında vermek durumunda kaldığı tavizler, işte bu yüzden dar anlamda dış politika yenilgileri olarak kalmayabilir. Bu içsel bağlantı dolayısıyla dış politikadaki her geri adım, Erdoğan/AKP’nin hegemonik projesine potansiyel bir darbe anlamına geliyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Rojava: Özerklik, Toplumsal Taban ve Emperyalist Dinamikler- Foti Benlisoy

Kuzeydoğu Suriye’de Suriye geçici yönetimine bağlı askeri kuvvetlerin hızlı...

Her Şeyi Değiştiren “Olay” – Foti Benlisoy

Şu son bir haftada mevcut durumun dayattığı koşulları geriye...

TÜSİAD-Erdoğan Gerilimi Neden Karakolda Bitti? – Foti Benlisoy

TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ömer Aras ve TÜSİAD...

‘Reis’in gücü: Sınıf mücadelesi ve toplumsal atalet – Foti Benlisoy

Türbülans sırasında uçaklar, bazen 150-200 metre, bazen çok daha...

Depremden Gazze’ye Enkaz ve Kapitalist Ölüm Kültü – Foti Benlisoy

“Gazze Şeridi Ortadoğu’nun Rivierası olabilir. Bu kadar muhteşem bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,918TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Nefes alır gibi ile beklenti umma arasında sıkışırken

Sıcak havada hele de savaş koşulları ve ekonomik yakış...

Kerim M. Munir yazdı: Adapte Edilebilir Federalizm: Kıbrıs İçin Yeni Bir Anayasal Tasarım

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs ziyaretine hazırlanırken, belki de...

Marios Epaminondas yazdı: Kıbrıs Sorununda Beklenmedik Bir Gelişme

Kıbrıs sorunuyla karşı karşıya gelen ilk Birleşmiş Milletler Genel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan, Suudi Arabistan ve Yemen gündeminden

Daha kısa zaman önce yazdım. Hindistan'da başlayan ve Hamam...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Kimse Guterres’ten Mucize Beklemesin!

Kıbrıs’ın hem uzun müzakere tarihinde hem de BM’den beklentiler...

Canlı yayın