Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluGrinin elli tonu değil siyahın elli tonuna doğru - Nidai Mesutoğlu

Grinin elli tonu değil siyahın elli tonuna doğru – Nidai Mesutoğlu

Erdoğan yönetimindeki Türkiye’nin ekonomik sorunlarla sınavı devam ediyor. Sorunları çözmekte ekonomi bilimini kullanma yerine İslami inançla yani Nass ile çözüm arayan Erdoğan’ın bu konuda başarısızlığı ortadadır. Bunun göstergeleri her gün daha da fakirleşen Türk insanı, dövizin yükselmesi nedeniyle enerjiden, ulaşıma, üretimden gıdaya her alanda yapılan zamlar görülüyor. Erdoğan rejimi ısrarla yanlışta devam etmektedir. Yapılan zamlar ve vergileri artırmakla orta gelirlileri yok etmiştir.

Türkiye, geçtiğimiz yılın sonlarında G-7 Paris Zirvesi sonrası kurulan Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından gri listeye alındı. Bunun anlamı Kara para aklama ve terörizmin finansmanı konusunda yükümlülüklerini eksik yerine getiren ülkelerden olmasıdır. Bu, tabii ki titiz araştırma ve inceleme sonucunda elde edilen sonuçları gereğidir. Bu, Türkiye’nin gizli kapılar ardında aldığı uluslararası hukuka bir meydan okumadır.

Türkiye her ne kadar bu kararı beğenmeyip bunu Kavala ve Demirtaş’ın hapiste tutulmalarına bağlasa da bu konuda hiçbir ülkeyi inandıramamış ve iç politikada malzeme olarak yine “dıj güçleri” hedef göstermiştir.

Malta ile birlikte Gri listeye giren Türkiye hâlâ gri listededir. Malta ise bu listeden çıkmayı başarmıştır. Bu da bundan sonraki dönemde İran’ın da içinde bulunduğu Kara listeye doğru hızla gideceğini göstermektedir.

Suriye petrolünün yasal olmayan yollardan Türkiye’ye götürülüp satılması, Güney Amerika ülkelerinden Mersin Limanı’na gelen tonlarca uyuşturucunun da elbette etkisi vardır.

Türkiye döviz sıkıntısı çekerken bir yandan bu açığı Rusya ve körfez ülkelerinden “rica” ile alınan dövizle kapatmaya çalışıyor. Bu konuda verdiği tavizler de gün ışığına çıkmaktadır. Bunlardan biri de ikinci parti S 400 füze sistemleri için Rusya ile yaptığı anlaşmadır. Türkiye diğer yandan kaynağı ne olduğu bilinmeyen yani kısaca kara paranın Türkiye’ye girişine onay veren bir konumdadır.

Kaynağı belirsiz olan bu dövize ekonomistler “net hata noksan” demekledirler. Türkiye döviz açığını kapatmak için artık yasal olmayan her yolu bir seçenek olarak görmektedir.

Türkiye’ye özgü tek adam rejiminde Erdoğan’ın inatla sürdürdüğü “ekonomi modeli,” sayesinde hem merkez bankasının kasaları boşalmakta hem de buna bağlı olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının çok büyük bölümü fakirleşmektedir. Bu fakirleşme sınıfsal farlılığı da çok açık olarak ortaya çıkarmaktadır. Erdoğan çevresindeki oligarklarla büyük çoğunluk arasındaki adaletsiz gelir dağılımında fark her geçen gün artmaktadır.

Türkiye Osmanlı’nın son zamanlarındaki 2. Abdülhamid’in dönemine benzeyen bir döneme girmiştir. Bu, hem yönetim hem de ekonomi anlayışıyla çok benzerlik göstermektedir. Erdoğan Rejiminin yolun sonuna geldiğinin habercisidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Murat Çakır yazdı: Söylenebilirliğin ve yapılabilirliğin sınırları

Eylül ayında yapılacak üç eyalet parlamentosu seçimleriyle Almanya’nın “süper...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hey gidi Almanya hey!

Bana birisi, onca gündemi varken, dünyada konuşulur, bizde algılarla...

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Canlı yayın