yaklaşımlarAlpay DurduranGörüşmelerde arpa boyu yol gidildi – Alpay Durduran

Görüşmelerde arpa boyu yol gidildi – Alpay Durduran

Ardı ardına açıklamalar yayımlanarak görüşmelerde hep ileri adımlar atıldığı belirtildi. Sonunda insan olana çok bile denilen doksan günde anlaşamaya varılabileceği ilan edildi. Ancak dilin kemiği yok yerine göre altı başlık var ya onların dördünde ilerleme oldu ama gene de esaslı (özlü) konularda mutabakat sağlanamadığı da vurgulandı. Olmaya da halkın umudu artar ve sonuç için hareketlenme başlar der gibi frene basıldı.

Unutulmaması gerekir ki sonunun esaslı yanları sona saklanmıştı. Onların yani ele alınan kolay sorunları olan dört başlık dışındaki iki esaslı başlığın üzerinde samimi denilen bir fikir jimnastiği yapılmıştı.

Önce şunu bilmeliyiz ki sorunun esasları tüm etkin ülkelerin arasında çözüme yetecek kadar uzlaşma olmazsa çözümde ilerleme iddiası boşunadır. Esas başlıklar da o esas konulardadır. Yani önce ucundan dokundular ve sonra sıra esasa gelince BM’ye gidiyorlar.

Tarihe bakarsak esasta hazırlanıp görüşmeye oturanlar ikinci dünya savaşı sonrasında üç günde dünyayı paylaşmışlardı, küçücük Kıbrıs’ı değil. Bizimkiler ise koyunu kuyruğundan değil boynundan yüzmeye kalktılar. Kurban zamanıdır görmüş olabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı dört başlıkta ilerleme var deyince basın yayın çeşitli sıfatlar kullanarak ilerleme olduğunu kabul etti ama o dördünde de esaslı konularda uzlaşmazlığın varlığını da ilan etti. Korkmayın çözüm için daha çok yol var, hem hakkınızdır referandumda reddedebilirsiniz dedi. Anastasiyades de korkmayın doksan gün gibi kısa bir sürede çözüm olacak değil ve muhaliflere güvence vermeye çalıştı. Kendilerini seçenler sanki azınlıkmış gibi birlik beraberlik diyerek muhaliflerine mesajlar verdiler. Basın haberleri daha iyi sunmalıdır.

İçlerinden kimse sıkışık durumdayız ama çözüm için gerekirse daha cesur olacağız demedi ve itiraz edilen noktalarda açıklama yapıp zaruri şey veya yanlış değerlendirme yapıyorsunuz demedi. Yalnız birisi diğerine cesur olması gerek diye laf attı. Ama o 200 itirazını kayda geçirdi.

Taraflar konuyu tamamlamazlarsa hiçbir şey yapmış olmayacaklar. Çünkü paket görüşme yapıyorlar. Gizlilik kararı da verdilerdi. Ama şimdi gizlilik kararı kalktı. Sonucu sağlayamadıktan sonra gizlilik kararını da boşuna harcamış oldular.

Yönetim başlığında çok ileri gitmişler iddiası doğru ise onu uygulayıp geri kalan konuları seçilecek yeni organlara bırakmak da olanaksız oldu. Çünkü paket antlaşma şartı var. Hâlbuki antlaşma tamamlansaydı seçilecek yeni organlara bundan sonraki geleceğimizi emanet edecektik. Şimdiki iki parça yönetimle daha mı iyi işler yapacaklar ki yenisine bırakamıyorlar?

Gide gide bir arpa boyu yol gittikleri belli oldu.

Halkımız artık bu verimsiz, etkin olmayan ve görüşmeleri de siyasi entrikalara oyuncak eden düzene dur demelidir. Bu yıldan sonra artık hiç bir şey eskisi olmayacak tehditleri aslında artık evimize evimiz diyemeyeceğimiz acı geleceği anımsatıyor, kaderimize sahip çıkmalıyız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,924TakipçilerTakip Et
908AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Barış Buluşması: O mayının orada ne işi vardı?

Savaşın ve ekolojik yıkımın ardından sık sık aynı cümleyi...

Volkan Yaraşır yazdı: Doğanın kalbini söken sömürü: Ekstraktivizm

Türkiye’de kapitalist sistem emek sömürüsünü derinleştirirken, çok boyutlu ekstraktivist...

Taner Akçam yazdı: Sommerloch ya da Türkiye üzerine nasıl konuşmalı?

Almanca habercilikte kullanılan “Sommerloch” kavramı vardır. Terim, yaz aylarında,...

Şener Elcil yazdı: Şov Yapmaya Devam ve Raskolnikov Sendromu

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, 2019 Temmuz ayında, Kıbrıs’a yaptığı ziyarette Türkçe konuşan...

Michael K. Smith yazdı: İsrail’in Pasifik’teki İnsanlığa Karşı Suçları

“Bize demokrasinin, uluslararası hukukun, insan haklarının ve insan onurunun...

Prabhat Patnaik yazdı: Neoliberalizm ve Aydınlar

Hindistan gibi üçüncü dünya ülkelerinde neoliberal kapitalizmin önemli bir...

Ertan Erol yazdı: Küba’da nasıl bir dönüşüm?

Geçtiğimiz ay ‘plan 176 önlem’ olarak adlandırılarak kabul edilen...

Canlı yayın