.YeniçağyazılarGordion Düğümü - Şener Elcil

Gordion Düğümü – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

Tarımla uğraşan yerli bir Anadolu halkı olan Frigyalılar’ın başşehri Gordion’da, öküzlerin çektiği sabanın deriden yapılan kirişine öyle bir düğüm atılır ki, bu düğümü çözecek olanın tüm Asya’ya hakim olacağına inanılırdı.

Efsaneye göre, Büyük İskender tapınakta bu düğümün önüne gelir ve tereddüt etmeden kılıcını çekip, düğümü parçalayarak çözer. Bu andan itibaren, koskoca Pers İmparatorluğu’nu cesaret ve zekasıyla darmadağın ederek,

Hindistan’a, Orta Asya’ya kadar tüm toprakların tek sahibi olur.

Tarihte yaşanmış yarı efsane, yarı gerçek bu olaylar dizisi sürerek günümüze kadar gelmiştir.

Dünyadaki siyasi dengeler hızla değişirken, geçtiğimiz hafta Amerika’ya davet edilen Azerbaycan ve Ermenistan devlet başkanları ABD Başkanı Donald Trump’ın huzurunda tarihi bir antlaşmaya imza atarak yıllardan beri çözülmeyen bir sorunun ortadan kalkmasına hizmet ettiler.

Hizmet ettiler diyorum çünkü bu yapılan antlaşma sadece iki ülkeyi değil Asya’ya uzanan ticaret ve ulaşım yollarını Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya bağlayan Zengezur Koridoru’nun Amerika’nın korumasında açılmasını sağlamıştır.

Rusya’nın ve İran’ın burnunun dibinde yapılan bu siyasi açılım, küresel güçlerin bölgede ne kadar etkin olduklarının en güzel örneğidir.

Türkçe konuşan ve 1.1 trilyon dolarlık yıllık gayrı safi milli geliri olan orta Asya ülkelerine ulaşmak demek, onlar üzerinden, Çin, Hindistan ve Rusya’yı hem ekonomik hem de stratejik olarak kontrol altına almak demektir.

Bundan bir süre önce Avrupa Birliği Orta Asya ülkeleri ile stratejik antlaşmalar imzalayarak, bu ülkelerin kontrolunu ele aldı. ABD ise Zengezur Koridoru ile Gordion Düğümü’nü çözerek Asya’nın kapılarını küresel güçlere açtı.

Bu denklemde küresel güçlerin deneme alanı olan Türkiye’de de hızlı gelişmelerin yaşanması kaçınılmazdır. Kürt sorununun çözümü başta olmak üzere yeni anayasa yapılması, İklim Kanunu gibi değişiklikler şu anda Türkiye’de en çok tartışılan konuların başında gelmektedir.

Adına “Barış Süreci” denen ve Kürtlerin bölgedeki varlığını kabul ederek, onları da yönetime dahil ederek, eyalet yapılanmasının önünü açacak gelişmelerin takvimi ağır aksak da olsa ilerlemektedir.

Terör örgütüne üyelik suçlaması ile hapiste tutulan binlerce Kürt aydının serbest bırakılmasına başlanmış, MHP Lideri Devlet Bahçeli “terörist başı, bebek katili” olarak nitelendirdiği Abdullah Öcalan’a “kurucu başkan” olarak hitap ederek sürecin nereye evrileceğinin işaretlerini vermektedir.

Anayasa değişikliği için İyi Parti haricinde tüm partilerin katılımı ile komisyon oluşturularak, çalışmalar devam ettirilmektedir.

Türkiyelilik” konusu iktidara yakın medya organlarında sürekli olarak dile getirilmeye başlanmıştır. Yerel yöneticileri tutuklanan ana muhalefet partisi de rolünü oynayarak sürece destek vermeye devam etmektedir.

Kanal İstanbul gibi küresel güçlerin desteklediği ve İstanbul’u, Dubai’den daha büyük bir bankacılık ve finans merkezine dönüştürecek proje yavaş yavaş ilerlemektedir.

Burada eksik olan hukukun üstünlüğünün hayata geçirilerek, Türkiye’nin demokratik bir hukuk devletine dönüşümünü sağlamaktır.

Avrupa Birliği’nin üzerinde büyük bir önemle durduğu bu konunun daha fazla gündem dışında tutulması mümkün değildir.

Türkiye’yi yönetenler ekonomik ve sosyal konularda ilerleme ile birlikte hukuk çerçevesine girmek zorundadırlar.

Küresel güçlerin yeni dünya düzeninde tek bir millete dayalı, etnik temelli, merkezi güçlü, küresel sermayeye kapalı, farklı din ve inanışları reddeden, teknolojiyi yaygın kullanmayan devletlere yer yoktur.

Tüm bu gelişmelere bakıldığında, Türk –Yunan ilişkilerini zehirleyen, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının çıkarılmasını engelleyen, Orta Doğu ülkelerinden gelen enerji hatlarının kavşağında olan, İsrail’e yakınlığı ile stratejik önemi artan Kıbrıs’ta devam eden bölünme ve sorunun sürmesi mümkün değildir.

Kıbrıs sorunu denen yapay sorunun da ortadan kalkmasının gündeme alındığı açıktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Fikret Başkaya yazdı: Hastane mi, kapitalist işletme mi?!

“En sonunda insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alışveriş...

Fehim Taştekin yazdı: Mekke üçlüsünün cemaziyelevveli*

Öyle bir ittifak kuracaksın ki ‘kutsal’ olsun. İmzaların Riyad...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Hiperpolitika çağı

Siyasete ilgi ve toplumsal muhalefet büyürken kalıcı örgütlenmeler neden...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Murat Çakır yazdı: Söylenebilirliğin ve yapılabilirliğin sınırları

Eylül ayında yapılacak üç eyalet parlamentosu seçimleriyle Almanya’nın “süper...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hey gidi Almanya hey!

Bana birisi, onca gündemi varken, dünyada konuşulur, bizde algılarla...

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Canlı yayın