Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluFaşizmde yalan söylemek yönetenlerin yöntemidir – Nidai Mesutoğlu

Faşizmde yalan söylemek yönetenlerin yöntemidir – Nidai Mesutoğlu

“Birine 40 gün deli derseniz deli olur” diye bir atasözümüz vardı. İlk bakışta gülüp geçersiniz. Atalarımızın bu sözü neye dayanarak söyledikleri belli değildir. İnanmazsınız böyle bir şeyin olacağına.
Psikolojide bu durumun doğruluğu kanıtlanmıştır. Tabii ki bunun kanıtı olarak insanları deli etmemişlerdir. Yapılan sürekli tekrarın insanın ikna edilmesine yol açtığı görülmüştür. Bu bilimsel bir gerçektir.
Tekrarlamanın insan üzerindeki bu etkisi günümüzde en çok reklamcılıkta ve politikada kullanılır.
Politikacılar insanlara kabul ettirmek istedikleri düşüncelerini sürekli tekrar ile kabul ettirirler ve inandırırlar.
Almanya’daki NAZİ döneminde Hitler’in propaganda bakanı olarak Joseph Goebbels radyo televizyonlarda tekrar ettirdiği düşünce ve görüşlerle büyük kitleleri inandırmayı başarmıştı. Bu sayede Führer’e büyük sadakat oluşturmuştu.
Baskıcı faşist rejimlerin en çok başvurdukları yöntem hâlâ budur. Bu yolla insanlar gerçekleri öğrenme yerine uydurulmuş yalanlara inandırılarak yönetime güven duymaları sağlanır.
Goebbels’in bir başka özelliği de yalan haberler yaymaktır. Bu haberler sürekli tekrarlandığında inandırıcı oluyordu. Hatta Goebbels’in meşhur sözü vardır: “Yalan ne kadar büyük olursa inananlar o kadar çok olur”
Osmanlı döneminde 2. Abdülhamit’in uyguladığı yasaklar döneminde İstibdat dönemi denir. O kadar sıkı yasaklar konmuştu ki bugün bunlara akıl sır erdirmek zordur.
İnsanların birbirlerine şüphe ile baktıkları, birbirlerini jurnalledikleri bir dönemdir. Abdülhamit elinden saltanat alınacak diye korkardı . Bu nedenle günlük hayatta kullanılan bazı sözcükleri bile yasaklamıştı. Örnek olarak: Takta kurusu” sözcüğü de yasaklar arasındaydı. Bunun sebebi insanların “tahtın kurusun” anlamında beddua etmelerini engellemekti.
Türkiye’de seçimlere bir yıldan zaman kaldı. Bütün siyasi partiler yeni seçimlere hazırlanıyor. Erdoğan rejimi ve onun destekçisi MHP bu düzenin devamı için hazırlanırken diğer siyasi partiler farklı ittifaklarla bu rejimin bitmesi için çalışmaktadırlar.
Saray’da İletişim Başkanlığı rejimin propaganda bakanlığı gibi çalışmaktadır. Yandaş medyayı kontrol altına almış olmaları yetmemiş olacak ki özellikle muhalif medya ve internet üzerinden yayın yapan sosyal paylaşım sitelerini ve burada yazılanları kontrol etmek cezalandırmak için yasayı geçirdiler.
Muhalifler tarafından bu yasa sansür yasası olarak adlandırılırken iktidar yasanın adını “Dezenformasyon ile Mücadele yasası” koydu. Yas meclis çoğunluğu nedeniyle geçti.
Bu yasaya göre “ halkın yanıltıcı bilgiye alenen yayma suçu” işlediği saptanan kişi 1 ile 3 yıla kadar hapis yatacak.
Yalan haber de bu kapsama girer. Oysa yukarıda da belirttiğim gibi baskıcı rejimlerde yalan haber yapmak ve bunu sürekli tekrarlamak bu yöntemdir,
Bu durumda “Faşist yönetimlerde yalan söylemek sadece iktidarın hakkıdır.” Sonucu çıkmaktadır.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Murat Çakır yazdı: Söylenebilirliğin ve yapılabilirliğin sınırları

Eylül ayında yapılacak üç eyalet parlamentosu seçimleriyle Almanya’nın “süper...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hey gidi Almanya hey!

Bana birisi, onca gündemi varken, dünyada konuşulur, bizde algılarla...

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Canlı yayın