toplumsal muhalefetsendikal hareketEl-Sen: UBP HÜKÜMETİ KIBRIS TÜRK HALKINI “YOK ETME KURULLARI”NI DEVREYE KOYDU

El-Sen: UBP HÜKÜMETİ KIBRIS TÜRK HALKINI “YOK ETME KURULLARI”NI DEVREYE KOYDU

El-Sen Yönetim Kurulu adına Başkan Tuluy Kalyoncu’nun yaptığı açıklamada, UBP hükümetinin Kıbrıs Türk halkını “yok etme kurulları” nı devreye koyduğunu söyledi.

Bildirinin tamamı şöyle:

Dünyanın neresinde olursa olsun, her halk, o topraklar üzerinde yaşayan ve kendini o topraklara ait hisseden bir nüfusu, kültürel bir geçmişi, etnik (ulusal) bir kimliği ve bir arada yaşayan insanlardan oluşur. Herhangi bir halkı ya toptan katlederek yok edersiniz, ya da “Yok Etme Kurulları” kullanırsınız. UBP Hükümetinin, Kıbrıs Türk Halkı’nı yok etmek için bu yolu denemeye başladığı görülüyor. Hangi ülkede bir halkın nüfusu yabancılara verilen vatandaşlıklarla %50’nin bile altına düşürüldü? Bakanlar Kurulu bunu yapmaya çalışırken aslında bir anlamda Kıbrıs Türk Halkı’nı Yok Etme Kurulu gibi çalışmıyor mu?

Örneğin, DAÜ Kıbrıs Türk Halkının malıdır ve kendi özel hukuku yanı sıra genel anlamda vakıflar hukukuna da tabidir. Herhangi bir vakıf malının satılması, devredilmesi veya kiralanmasının hükümleri yasalarda mevcuttur. Herhangi bir vakıf veya kurum gibi kamuya ait DAÜ de hükümetçe atanan bir Yönetim Kurulu tarafından yönetilir. Yönetim kurullarının atanma amacı ve görevleri atandığı kurumun yaşatılması, geliştirilmesi ve en azından korunmasıdır. Herhangi bir özel veya kamu kurumunun tasfiye edilebilmesi için ise tasfiye kurulları oluşturulur. Bunların da nasıl ve hangi koşullarda oluşturulabileceği ve çalışma esasları yasalarla düzenlenmiştir.

Dün KTHY’da bugün DAÜ’ nde yarın diğer kamu kurumlarında UBP Hükümetinin atadığı sözde yönetim kurulu üyeleri vardır. Sözde yönetim kurulu üyeleridirler. Çünkü yapmaya çalıştıkları yönetmek değil örneğin DAÜ’ni yok etmektir. O zaman bu kurullar yönetim değil, Yok Etme Kurulları olarak görev yapıyorlar demektir.

Ne Anayasa ne de herhangi bir yasamız, yönetim kurullarının Yok Etme Kurulları gibi görev yapmasına izin vermemektedir.

KIB-TEK’ten sorumlu olduğu söylenen Bakan, konuğu olduğu yabancı şirkete, KIB-TEK’in 20 Milyon ABD doları değerindeki işini herhangi bir ihaleye gerek görmeden “iyi niyet sözleşmesi” adı altında vermekte sakınca görmüyor. KIB-TEK’in Yönetim Kurulu, yok etme işlemi Bakanlık ve Hükümetçe yürütüldüğünden atanmadı bile. Atansa bile büyük bir ihtimalle KIB-TEK’i yok etmeye çalışacaktır.

DAÜ Yönetim Kurulu UBP Hükümeti tarafından atanmıştır. Herhangi bir ihaleye gerek duymadan ön protokol ile DAÜ’ni parça parça yok etmeye koyuldu. Yani Yok Etme Kurulu olarak çalışmaya başladı.

Şimdi, soruyoruz. Bu devletin Başbakanlık Denetleme Kurulu, Sayıştaylık Kurumu ve en önemlisi Hukuk Dairesi ne yapıyor? Biz EL-SEN olarak yok etme kurulları gibi çalışarak devletin kurumlarını, varlıklarını ve sonuç olarak halkını yok etmeye çalışanlar hakkında aleni olarak suç duyurusunda bulunuyoruz. Yönetim Kurulu üyeliğine atananlar ve atayanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

DAÜ-SEN davalı öğrencilere destek verdi

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), geçen yıl...

DAÜ-SEN: Hükümetten talebimiz etik dışı uygulamaya dur demesidir

Doğa Okulları’nın hisselerinin Nişantaşı Üniversitesi’ne devredildiğine ilişkin gelişmelere, DAÜ-SEN...

Tel-Sen eylem kararı

Telekomünikasyon Dairesinde örgütlü bulunan Tel-Sen Yönetim Kurulu olarak yetkili...

DAÜ için çare: özerk, demokratik üniversite

DAÜ-SEN ve DAÜ BİR-SEN ortak açıklaması Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)...

DAÜ- BİR- SEN: Keyfi yönetim devam ediyor, Rektörlük herkesle eğleniyor

Doğu Akdeniz Üniversitesi Birlik ve Dayanışma Sendikası (DAÜ Bir-Sen)...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,936TakipçilerTakip Et
881AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kuzey Kıbrıs sıcaklarından

Haziranı tamamlamak üzereyiz. Ben de yeni bir yaşa da...

Ecehan Balta yazdı: Mega GES’in gölgesi: Ovakışla’da güneş kimin için doğuyor?

Bitlis Ovakışla’da yaşanan GES direnişi, yenilenebilir enerji tartışmasının en...

Murat Çakır yazdı: ‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Orta Çağ’dan kalma “Burgfrieden” teriminin Alman işçi sınıfının...

Mahir Ulutaş yazdı: Yeniden Hürmüz Boğazı krizi üzerine

Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen süreç, küresel enerji piyasalarında modern...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta veri skandalı: 364 bin kişinin sağlık ve kimlik bilgileri Dark Web’e sızdı

Yenidüzen gazetesinden Tümay Tuğyan’ın özel haberine göre, siber saldırganların Kuzey...

Arif Bektaş yazdı: İngiltere’nin yeni başbakanı olması beklenen Burnham: Kapitalizm dostu ‘sosyalist’!

Yaklaşık iki yıllık başbakanlığı döneminde sağcı politikalar uygulayan İşçi...

Yücel Özdemir yazdı: Ankara Zirvesi öncesinde önemli hamle: ‘Avrupa NATO’su mu?’

7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde ev sahibi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO Zirvesinden Kıbrıs Gerçeklerine Ufak Bir Dolaşım

İstemesek de son günlerde salt Kıbrıs veya Akdeniz sıcak...

Canlı yayın