anti-militaristanti-militarist haberDüşünün bir savaş var ve kimse gitmiyor!

Düşünün bir savaş var ve kimse gitmiyor!

yeniduzen (2)Mert Özdağ – Yenidüzen Gazetesi

Murat Kanatlı…

YKP Yürütme Kurulu üyesi…

Adı sıkça askerlik konularıyla anılan Murat Kanatlı’nın ismi vicdani ret konusunda da sıkça telaffuz ediliyor…

Murat Kanatlı’ya da sordum, son dönemlerin tartışma konusunu…

Özellikle vicdanı ret konusunu ileriye taşıyan Kanatlı bilindiği üzere seferberliği reddediyor.

Hala yargıda olan konunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitme ihtimali de yüksek görünüyor…

Vicdani retten, askerlik süresinin kısalmasına, sorunun eğitime etkisinden çözüm önerilerine kadar çok detaylı bir değerlendirme yapan Murat Kanatlı’nın yorumu bir arşiv niteliği de taşıyor…

İşte Kanatlı ile yaptığım röportaj:

Askerlik konusunu gençliğim bir sorunu olarak görüyor musunuz? Neden?

Evet, hem de çok büyük bir sorundur, bunu askere gitmemek için gençlerin yarattığı gerekçelerin çeşidinden bile anlamak mümkündür… Binlerce genç askeri gitmemek için master doktara iddiası ile yıllarca üniversitelere gitmekte… Kimi sağlığını bozarak muafiyet almayı denemektedir. Kimileri sırf askerlikten dolayı yurtdışında okumayı veya çalışmayı tercih etmekte ve bedelliye yazılmakta ancak günün sonunda yurtdışında o kadar uzun süre kalmaktadırlar ki, günün sonunda geri dönmemektedirler…

Tüm bunlar hem işgücü kaybı, hem de beyin göçü olarak kendini ülkede hissettirmektedir… Bu nedenle alternatif sivil hizmet ile bu beyin göçünün ve işgücü kaybının önüne geçmek mümkündür diye düşünüyoruz.

 

Türkiye’de ve güney Kıbrıs’ta gündeme gelen askerlik süresinin kısaltılması konusunda Kıbrıs’ın kuzeyinde de adım atılması konusunda görüşünüz nedir?

Çok kısa vadede olumlu bir gelişme olur ama sırf bir iki ay askerlik kısaldı diye de binlerce genç bir anda sorun gördükleri askerlikle ilgili fikirlerinden vazgeçmezler… Sorun kurumun kendisindedir. Bu nedenle alternatif sivil hizmet bu soruna ciddi bir çözüm getirebilir.

 

Vicdani ret ve profesyonel askerlik konusunda ne düşünüyorsunuz?

Vicdani ret konusunu sanırım Anayasa Mahkemesinin kararından okumakta yarar var. Bizim ne düşündüğümüzden daha çok bugün bulunduğumuz aşamada en üst mahkeme olarak Anayasa Mahkemesi’nin 13/2011 numaralı kararından okumak gerekirse, aynen şu yazılmakta:

“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesinde yer alan düşünce, vicdan ve din özgürlüğü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası’nın yukarıda verilen 23. maddesinde sıralanan özgürlükler arasında yer almaktadır; Anayasa’nın 24. maddesinde de kişinin düşünce ve kanaatlarını açıklama hakkı olduğu ifade edilmektedir.

Büyük Daire olarak oturum yapan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ilk kez 2011 yılında, Bayatyan ile Ermenistan arasındaki başvuruda verdiği kararla, daha önce Avrupa İnsan Hakları Komisyonunun konu hakkında verdiği kararlardan ayrıldı ve vicdani nedenle zorunlu askerlik hizmetine karşı olmanın, Sözleşme’nin 9. maddesi kapsamına giren bir hak/özgürlük olabileceğini karara bağladı.

(…)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve İnsan Hakları Komitesi kararları, askerlik hizmeti ile ciddi ve aşılamayacak ölçüde çelişen gerçek ve derin dini veya diğer inançları nedeniyle kişinin askerlik hizmetine karşı olma hakkının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesi, keza bu maddeye oldukça benzer olan Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 18(1) maddesi ile güvence altına alınan, dini veya diğer inançları açıklama, açığa vurma özgürlüğünü de içeren düşünce, vicdan ve din özgürlüğü kapsamında olduğunu ortaya koymaktadır.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, dini veya diğer inançları askerlik hizmeti ile çatışan ve inançları nedeniyle askerlik hizmetine karşı olan kişilerin, bir başka ifade ile vicdani retçi olarak tanımlanan kişilerin, askerlik hizmeti yerine sivil kamu hizmeti yapmalarına olanak sağlayan yasal düzenlemelere iç hukuklarında yer vermeyi, tavsiye kararı ile Avrupa Konseyine üye devletlerden beklemekte, istemektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Bayatyan ile Ermenistan arasındaki başvuruda verdiği ve sonraki başvurularda tekrarladığı karara göre, dini veya diğer inançları askerlik hizmeti ile aşılamayacak ölçüde çatışan kişileri, zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutan, bu kişilerin askeri hizmet yerine sivil kamu hizmeti yapmalarına olanak sağlayan yasal düzenlemelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf bir devletin iç hukukunda görülmemesi ve bu eksikliğin doğal sonucu kişinin askerlik hizmetine zorlanması, kişinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesi ile güvence altına alınan düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne bir müdahale oluşturmaktadır.

(…)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında sıkıntı yaratan, Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülen maddelerdeki hükümler değildir; sıkıntı, eğer varsa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre, dini veya diğer inançları askerlik hizmeti ile aşılamayacak ölçüde çatışan ve bu nedenle askerlik hizmetine karşı olanlara askerlik hizmetinden muafiyet tanımaya açık, bu kişilerin askeri hizmet yerine sivil kamu hizmeti yapmalarına olanak sağlayan bir düzenlemeye Askerlik Yasası’nda veya başka bir yasada yer verilmemiş olmasındadır.

Vicdani retçi statüsünün ve bu statüye kabulle ilgili esas ve usullerin Askerlik Yasası’nda veya başka bir yasada düzenlenmemiş olması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından bir eksiklik, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf devletin Sözleşme altındaki yükümlülüğünü ihmali olarak görülmekte ve bu eksiklik nedeniyle askerlik hizmetine karşı olan vicdani retçilerin cezalandırılmaları, kişilerin Sözleşme’nin 9. maddesinde yer alan özgürlüklerine müdahale olarak değerlendirilmektedir.”

Bu tanımlamalarda açıkça görüldüğü üzere vicdani ret düşünce, vicdan ve din özgürlüğüdür. Kişi dini veya ideolojik gerekçelerle zorunlu askerlik çerçevesinde bir silahlı bir görevde olmayı reddeder… Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletlerin İnsan Hakları Komiteleri bu reddetmeyi bir hak olarak görür ve üye devletlerine bu konuda sivil hizmeti düzenlemeyi önermektedir, bu konuda adım atmayan ülkeleri mahkum etmektedirler.

Vicdani reddin yalnız dini özgürlükler çerçevesinde olmadığını gene adı geçen anayasa mahkemesi kararında net olarak belirtilmektedir. Karardan aynen okursak:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2012 yılında karara bağladığı Savda ile Türkiye arasındaki başvuruda, Bayatyan başvurusundaki kararını tekrarlamış, inançları nedeniyle, ki din kökenli değildi, askerlik hizmetine karşı çıkan Savda’nın aleyhine ceza davaları getirilmesinin ve cezalandırılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesinde güvence altına alınan özgürlüklerine müdahale olduğu kararı yanında, vicdani ret statüsünü tanıyan yasal düzenleme yapmamakla Türkiye’nin, Sözleşme’nin 9. maddesi altındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğine karar vermiştir.”

(kararın tamamı: http://www.mahkemeler.net/Kararlar/Anayasa/dno/2013/D.no%202-13.docx)

Bu nedenle vicdani reddin bir hak olduğuna şüphe edecek bizce bir durum yoktur. Yalnız, yasal düzenleme eksiktir. Yasa koyucu yani meclisin bu konuda adım atması gerekir ve vicdani ret hakkını tanıyan ve alternatif sivil hizmetini düzenleyen yasal düzenlemeyi mümkün olan en kısa sürede yapması gerekir diye düşünüyoruz…

Profesyonel askerlik konusunu ise vicdani ret ile birlikte değerlendirmek hata olacağını düşünmekteyiz… Vicdani ret talep eden kimi kesimler bunu dillendiriyor olabilir ama tüm kesimler değil…

Anti-militaristler için ordu biçimi önermek zaten doğru olmaz… Zorlu ve profesyonel askerlik biçimleri savaşın devam ettirilmesi gereğine dayanmaktadır. Bizler yaptığımız açıklamalarda savaşın kaynaklarını kurutalım çağrısını dile getiriyoruz, başka kaynak önermek bu yönü ile kendimizle çelişmek anlamına gelecektir…

Ayrıca profesyonel askerlik biçimlerini tartışırken Irak’ta, Afganistan’da yaşanan skandalları unutmamak gerek… ABD son dönemde çeşitli yerlerde şirketleşen özel askeri örgütlenmeleri kullanmakta ve bunların sivillere karşı işlediği suçlar çokça basına son dönemde yansımış durumdadır… Profesyonel askerliğin nereye evrileceği, şirketleşerek, askerliğin de özelleştirildiğinin farkında olarak bu tartışmaları yürütmemiz gerekir…

Zorlu ve profesyonel askerlik biçimlerini bizler birlikte reddediyoruz ve çokça yazılan ve anti-militarist çevrede artık anonim bir hal alan şu cümlede aslında anlatmak istediğimiz her şey gizli;

“Düşünün bir savaş var ve kimse gitmiyor! Ve savaşmayı reddedenler barışı kuruyor”

http://www.yeniduzen.com/Haberler/haberler/murat-kanatli-dan-askerlik-ve-vicdani-ret-yorumu/9013

Diğer yazıları

Parsy Zartarian: “Surp Magar hepimizin hafızası”

Alevkayası’nın derinliklerinde kaderine terk edilen Surp Magar Manastırı, yıkılma...

Mühdan Sağlam ile Söyleşi: İran Savaşı, Enerji Krizi ve Türkiye Ekonomisine Etkileri

Küresel ölçekte derinleşen enerji krizi, enerji piyasalarının ötesine taşarak...

Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına rağmen Meclis görevini yapmadığı için yeni vicdani retçiler hapis yolunda

Kıbrıs'ta Vicdani Ret İnisiyatifi açıklaması şöyle: 22 Eylül 2025 tarihinde...

“O ânı, o korkuyu ben her Eylül ayında yaşıyorum”

Gazeteci-yazar Serdar Korucu 6-7 Eylül 1955 pogromunun hayatta olan...

Vicdani retçi Şendoğan Yazıcı:Toplumsal barış için söyleyecek sözümüz var

Meclis’teki komisyonda vicdani retçilerin de dinlenmesi gerektiğini vurgulayan Şendoğan...
4,452BeğenenlerBeğen
1,541TakipçilerTakip Et
3,959TakipçilerTakip Et
847AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ahmedinejad İran savaşının bilmecelerinden birine nasıl dönüştü? — Ela Ava

New York Times’ın raporuna göre, ABD ve İsrail, İran’a...

Türkiye bu olamaz… ELAM’a tutsak bir Başkan… — Hasan Kahvecioğlu

Türkiye’nin ana muhalefet partisi CHP’nin genel merkezinde geçtiğimiz Pazar...

Kurban Bayramı Öncesi: Öfke ve Gölgedeki “Kahraman” — Özkan Yıkıcı

Her yıl dini bayram öncesi bazı niyetler söylenir. Hayat...

Batı’nın Mali yalanı — Pavan Kulkarni

Batı medyası, mevzilerini koruyamayan El-Kaide savaşçılarının sivil yakıt tankerlerine...

‘Terörist’ yaftası direnişi kıramadı — Gary Wilson

Bolivya hükümeti 19 Mayıs'ta ülkenin en büyük işçi konfederasyonunun...

İnsan olmak — Şener Elcil

Kıbrıs özelinde, hayatımızın birçok aşamasında siyasi görüşlerimize ve yaşama bakış...

Güneydeki Seçimlerden Sonrasına Geçerken — Özkan Yıkıcı

Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimleri yapıldı. Elbet seçimler Kıbrıs'ın güneyinde...

Özne, Demokrasi ve MENA Bölgesinde Tarihsel Mücadele – Çağla Elektrikçi

Baf’ta 105 yaşındaki bir kadının oy kullanması, yalnızca bir...

Canlı yayın