.YeniçağyazılarDT’de halkın parasıyla ne ‘oyunlar’ çevriliyor? - Gözde Bedeloğlu

DT’de halkın parasıyla ne ‘oyunlar’ çevriliyor? – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net
Kategori:

Olumlu tarafından bakalım. Uzun AKP iktidarlığı boyunca yaşadıklarımızın bir sonucu olarak, ‘liyakat’ konusunda daha sorgulayıcıyız. Buna, her kuruşu bizim olan devlet bütçesinin ne için ve nasıl kullanıldığının bilinçli takibi eklendiğinde ise ortaya mis gibi, yurttaşlık bilinci ışıl ışıl parlayan bir toplum çıkıyor.

***

Son dönem atamalara bakıldığında, üzerine en çok konuşulanlardan birinin Devlet Tiyatroları (DT) olduğunu görüyoruz. 2023 yılının Ağustos ayında, kuruma genel müdür olarak atanan Tamer Karadağlı’nın liyakati sorgulanmış, bunun üzerine Fatih Altaylı şöyle yazmıştı: En azından Karadağlı 31 yıllık meslek hayatında 6 oyunda rol almış. Yani iyi kötü sahne tozu yutmuşluğu var. Hayatında tiyatroya gitmediği halde, Kartal’daki malum okulu bitiren birini de atayabilirlerdi. Ne bekliyordunuz yani, Genco Erkal’ı atamasını mı?! Şükredin halinize.” Karadağlı’nın, genel müdürlük pozisyonu için yetenek ve yeterliliğe sahip olup olmadığını en doğru tiyatrocular değerlendirecektir.

Ben, Altaylı’nın “ne bekliyordunuz” sorusu üzerinde durmak istiyorum. Sahi, ne bekleyebilirdik? Madem ki devletin yönettiği bir tiyatro var, ister başına ister sonuna, devletin haleti ruhiyesine aykırı, amaç ve motivasyonuna ters düşecek bir yönetici atanabilir mi?

Biliyorum, devletin tiyatrosu olmalı mı olmamalı, güncel bir tartışma değil ama ne eskiyor ne modası geçiyor. Siyasi iktidarın rengine ve iklimine göre birileri hoşnut oluyor, birileri itiraz ediyor. 2012’de, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, devlet eliyle tiyatronun olmayacağını söylemişti. Bugün belli ki aynı görüşte değil. Kurum, bizzat Erdoğan’ın imzasıyla atanan kişi tarafından yönetiliyor. Karadağlı, öncesinde yaptığı açıklamalarla, iktidar için tek kriter olan rejime destek mi köstek mi sınavını başarıyla geçmişti. Genel müdürlük görevine uygun ve hazır olduğuna dair iktidara verdiği en önemli mesajlardan biri de şuydu; Erdoğan için: “O müthiş bir hatip, kitleleri peşinden koşturuyor, benim cumhurbaşkanım o”! İşte bu kadar! Sadakat varsa gerisi teferruat.

***

Karadağlı, yılın başında röportaj verdiği iktidar medyasında demiş ki, “DT her önüne gelen oyunu oynayamaz. Biz devleti temsil ediyoruz. Devletimize hizmet etmek için çalışıyoruz.” Dediği açık, DT her önüne geleni değil devlete uygun olan oyunu seçer ve oynar. Vergiler halktan toplanır ama hizmet devlete verilir. Kendisini kutlarım. Devletin neden tiyatro işletmeciliğine soyunmaması gerektiğini net cümlelerle özetlemiş. Geçen yıl, Hüda-Par üyeleri Diyarbakır DT önünde toplanarak tekbir getirip, o sırada sahnelenmekte olan ‘Karımın Kocası’ oyununun ‘ahlak dışı’ olduğu gerekçesiyle iptal edilmesini istediğinde tek bir açıklama yap(a)mamıştı Karadağlı. Kendini halka değil, devlete ve kurumu yöneten siyasi iktidara karşı sorumlu hisseden bir yöneticinin yapacağı iş tam olarak budur zaten.

***

Kurumun bütçesine ve nasıl kullanıldığına gelecek olursak… Öncelikle şunu hatırlatmak gerek; devlet, halkın sanata erişimini garanti altına almakla ve kamu hizmeti sunan ödenekli ya da bağımsız bütün tiyatrolara eşit destek vermekle yükümlü. Oysa devlet, ülkenin en büyük tiyatro işletmecisi olarak, bizden topladığı paraların çoğunu kendine ayırıyor. Bütçeden bağımsız tiyatrolara dağıtılan miktar, bunun yanında hem devede kulak kalıyor hem de destek kriterleri oldukça muğlak! Gazeteci Mustafa Kara’nın yazdığı “Afife Ödülleri, bilet fiyatları, eşitsizlikler: Bağımsız tiyatro engelli koşuda” (sahneden.net) başlıklı makalesi bu konudaki kafa karışıklıklarına çok açık cevaplar sunması bakımından önemli. Kara’nın aktardığına göre, DT 2024 yılında bütçeden 3 milyar 378 milyon lira harcamış. Bir izleyicinin maliyeti geçen yıl 1500 liraymış. Bu yıl enflasyonla beraber 2000-2500 lira! Gişeden alınan bilet ile aradaki fark tabi ki yine bizim cebimizden çıkıyor. Devletin bağımsız tiyatrolara verdiği destek ise tiyatro başına ortalama 115 bin 546 lira 21 kuruş! Demek ki hükümet, halkın parasını eşit dağıtmadığı gibi bir de bağımsız tiyatroların omuzlarına ağır vergi yükü bindiriyor! Bu konuyla ilgili de Moda Sahnesi’nin YouTube kanalında Selçuk Aydoğan’ın anlattıklarına kulak vermek gerek.

***

DT’nin kurumsal işleyişi hep tartışmalı ve sorunluydu. Bir ülkenin ulusal tiyatrosunun olması, onun siyasal iktidarın uydusu gibi çalışmasını gerektirmez. Kusura bakmayın ama memurlaştırılan sanatçıdan da ülkeye hayır gelmez. DT’nin finansörü biziz, sormak hakkımız. Karadağlı’nın başrol oynadığı ‘Dracula’ için bütçeden 6 milyon lira ayrılabiliyorken neden bağımsız tiyatrolara yılda sadece 100 bin lira?! Ve 3 milyar liralık bütçesi olan DT’de kimler, başka ne ‘oyunlar’ çeviriyor?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

L. Doğan Tılıç yazdı: Deniz’ler… Burada ve diri!

Deniz Göktaş, başına ne geleceği çoktan belli olmuşken, memlekete...

İbrahim Sirkeci yazdı: İki partili düzenin temsil krizi

Keir Starmer’ın istifası, Britanya siyasetinde artık kimseyi şaşırtmayan olaylar zincirinin son...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıprız Cumhuriyeti Yurddaşlı’ından Goparılmag; Hayaled Casper Isdatüsü

Eylül 1979’da Cumhuriyetci Türg Partisi Genel Başganı Özker Özgür,...

Hediye Levent yazdı: Trump’a onurlu çıkış mı, savaşa mola mı?

Amerika ve İran arasında sağlandığı söylenen bir uzlaşma gündemde....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,931TakipçilerTakip Et
886AboneAbone Ol

Son eklenenler

L. Doğan Tılıç yazdı: Deniz’ler… Burada ve diri!

Deniz Göktaş, başına ne geleceği çoktan belli olmuşken, memlekete...

Mustafa Kara yazdı: Ölü Deniz’de gölgeyi yargılamak: Şaka bitti mi?

2 Temmuz 2026, İstanbul Havalimanı. Pasaport kuyruğunda, kendi deyişiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO ve Kıbrıs

Garip gelecek, ama gerçek. Hesapta NATO'ya karşıymış gibi konuşanlar,...

‘Erkek aklın nükleer programlarına karşı küresel direniş örülmeli’

Nükleer silahlanmanın iktidar anlayışının en görünür araçlarından biri olduğunu...

Bayazıt İlhan yazdı: Atom bombalarında ölümcül yarış

İki yıl önce OECD’nin 2017 yılından beri üzerinde çalıştığı özgün...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya, NATO’da liderliğe mi hazırlanıyor?

NATO zirvesi öncesinde, Avrupa ülkelerinin birlikte hareket etmesi adına...

Murat Çakır yazdı: Kazanamayacağın savaşa kalkışırsan…

Liseye gitmek için 1975’te Almanya’dan Türkiye’ye geldiğimde, hemen Akaretler’deki...

Canlı yayın