yaklaşımlarÖzkan YıkıcıDiyalektik yöntem yaklaşımı ile iran İsrail denklemi - Özkan Yıkıcı

Diyalektik yöntem yaklaşımı ile iran İsrail denklemi – Özkan Yıkıcı

Ansızın iki olgu birden güncelleştiydi. Bir yandan israilin heran irana saldırısı bekleniyorken, öte tarafta da Amerika iran görüşmelere başlama kararı geliyordu. Ama olan ilk söylenendi. Öyle ki önce Trump, başta ırak olmak üzere, yurttaşlarını ülkeden ayrılmayı çağırdı. Peşinden hem de birkaçgün sonra görüşmelere oturacağı iran için de “iranın nükler silah sahibi olmasına izin vermeyeceğiz”açıklaması geliyordu. Sonrası mı: İsrail adeta şok tipi saldırı suikastleşme saldırısına geçti. Birçok İranlı askeri yetkilisi ki “genelkurmay başkanı da vardı” öldürüldü. Bir anda nasıl olur sorularıyla irana İsrail saldırıya geçti. Sanki israilin savaşı alıyormuş algısı yaratıldı..

Peşinden çok geçmeden irandan tüm üst düzey kaybına rağmen karşılık geldi. Önemli bir ayrıntı vardı: hernekadarr sunumlar iki devletmiş gibi sunulsada aslında israilin direk destekleyen veya yardımcı olan blok itifak vardı. İran ise resmen yalnızdı. Bu farkı doğru okumak önemlidir.

Bir başka algı da şu: sanki sorun iran rejimiymiş gibi davranış sergileniyor. Halbuki sorun salt rejim falan değildi. Önceki “beklenen oldu” makalemde de yazdığım gibi, iranın şer eksenine konulup tasfiye olayı doksanlardan beri konuşuluyor, ikibindörte de hazırlanan BOP olayında direk yer alıyordu. Bunlar bir anda sıfırlanıp günün algısıyla bezendi..

Önemli genel yanlış da şu: dikat etinizmi, çoğu tartışmalar sonuçlar üzerinden yapılıyor. Günümüz saldırısı veya sunulan probaganda algılarıyla gerçekleşiyor. Sonuçlar üzerinden sonuca gitme öngörmeler sözkonusudur. Oysa genel basit bir ilke vardır: neden sonuçilişkisi.. bu konuda da İsrail saldırıları ve nükler silah sahibi olma probaganda algısaı ile hedefin irana gelme sonuçlarıyla yorumlar yapılıyor. Halbuki neden sonuç ilişkisiyle genele gidilip gelinen geçmişle buluşulsa, konunun gösterilen olgu değil de Ortadoğu stratejisinin gelinen sonucu olarak daha kolay anlaşılacaktır..

Diyalektik yöntem bu nedenle önemli. Önemli ilkelerinden biri de bir konunun neden sonuç ilişkisiyle incelenmesidir. Zamanında diyalektik sol için önemli ilk bilinmesi gereken eğitim konusuydu. Konulara yaklaşımda önemli kuram haline geldi. Konuları birbirine bağlama veua neden sonuç ilişkisi, birçok konunun çok daha kolay anlaşılmasına yardımcı olmaktadır. Bu yüzden diyalektik yöntemle bakarsak, günmüz İsrail iran denklemi, ta doksanlarda şekilenmeğe başlayan Ortadoğu projesinin gelinen sonnucuyla karşılaşmaktayız.

Bir başka gerçek de: genelde karşıt konulan suçlanır. İran rejimi de molalar rejimi olarak kulanılan algıdır. Devamında da irana demokrasi getirilmesi sunuluyor. Yaşanan deneyinler hep kanıtlıyor. Örneğin iran rejimi mollalar diye suçlanırken, sistemin desteklediği ve şimdi israile yardım eden Sudiler gibi öteki rejimler irandan daha otoriterdir. Anlayacağınız saldırganlık kuramı demokrasi faland değildir. Üstelik saldırıyı yapan İsrail rejimi de dini gerici faşist rejimdir. Nedense buna dokunan yok.

Madalyonun öteki yüzü ise yine emperyalist müdahaleleri demokrasi getirme adıyla anbalajlar. Oysa sadece Ortadoğu çenberine bakarsak, ıraktan enson Suriyeye varan tüm müdahaleler brakın demokrasiyi özellikle canlı olan Şam rejimine cihatçı elnusra iktidar edildi. Bunun da palavradan öte anlamı yoktur.

Kısaca, iran İsrail denklemi, Ortadoğu projesinin gelinen sonucudur. Neden ilgili planı olup sonucu da iran tasfiye aşamasına ulaştı. Diyalektik yöntemle sorunların çözümlenmesinin daha kolay olduğu, tekrardan kanıtlandı. Sosyalist pratik devlet uygulamaları hernekadaar çözülse de oluşturulan teorik gerçeklik dünyayı kavramakta hala zengin donanıma sahiptir. Sanırım son yazdığım makale de bunun bassit örneğidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Katledilmenin üzerinden otuz yıl geçerken

Bazı cinayetler vardır ki önce susulur. Bilinenler ayıklanır. Sanki'leştirilir....

Özkan Yıkıcı yazdı: Serinleten pazar gecesinden dünya kısa resmi

Günün kavuran sıcakları artık gecenin gelmesiyle, serin esintiyle rahat...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Canlı yayın