yaklaşımlarAlpay DurduranDereboyu’nun anlattığı hikâyemiz – Alpay Durduran

Dereboyu’nun anlattığı hikâyemiz – Alpay Durduran

Televizyonda bir işinsanı büyük başarılardan söz etmeye kalkınca Dereboyu örneğini verdi. Büyük bir değişim olmadan ve ekonomik sıkıntıların olduğu dönemde yerli sermayedarımızın yatırımlar yaparak Dereboyu gibi bir eser yarattığını iddia etti.

Dereboyu rüşvetle kaldırımların işgalinin örneklerini sergileyen bir sözde cadde. Cadde olabilmek için düzgün ve geniş bir yol şart. İki tarafı kaldırımlı ve yürürken insanların etrafta temizlik ve güzellik görmeli. O zaman da akıllarına mutlu anılatr gelmeli. Hâlbuki belediyeden izin aldığı bina yerine daha büyük bir bina yapıp kamu arazisine tecavüz ettini örnek verip devletin yolsuzluğa battığını konuşarak insanlar dolaşıyor. Dolaşırken de dikkatli yürümeli çünkü olan kaldırımlar işgal edilmekle kalmamış. İşinsanlarımız yüksek zevk sahibi olduğu için kaldırımı çeşitli yükseklikte alacalı bulacalı mermerlerle süslemişler. Her on metrede bir yürüyenin ayağına takılmasını önemsememişler.

İşinsanlarımız devlet malı deniz kafasında olduğu için keyfine göre kaldırıma parke döşemiş. Kaldırımı işgal etmekle yetinmeyip yola park etmek için tabelalar koyarak başkasının park etmesine engel olmuş.

Ülkemiz su kıtlığını hiç unutmaz. Lakin tek büyük deresini insanların görmeyeceği şekilde duvar gibi apartmanların arkasına gizlemişler. Gizleyen tabii ki sağcı hükümetlerin göz yummasıyla yüksek okullardan mezun inşaat mühendislerine projeyi yapam mimarlar olmuş. Onlara göre mal sahiplerinin dediğini yapmaktan başka birşey yapamazlarmış. Bakdığınızda ghördüğünüz kusurlar ise “öyle olmaz be abi” “biz yıllardır böyle yaparız” diyen taşeronların işi.

İnşaat kalitesini kontrolla belediyeler görevli. Mimarlar denendi olmadı işinsanı da denendi. Baikanlar yasalarını okumak zahmetine katlanmadılar diye mühendis mimar odaları “biz denetleyelim” dedilerse de yetki verilmedi. Hoş arsa spekülasyonuna çanak tutmak konu olun ca izin makamını overtime çalıştırarak hem Annan planından sonra Rumlara mal kalmasın diye coşanlara yardımcı oldular hedm de en kötü inşaatların yapıldığı döneme mimarlık ettilerdi.

Dereboyuna sermayedarın gözünden şahane görünen durumu yaratanlar içinden çıkılmaz insafsız rekabete de büyük bir başarı olarak bakıyorlardır. Hükümet başta ardından belediyeler haksız

ve yıkıcı rekabeti önlemekle görevlidirler. Lakin bizzat kendileri batan çıkan esnafı uzaktan seyrederler ama görevlerini hatırlayıp da Dereboyuna başka bar lokanta ve saireye yer kalmadı demezler. Batanlara acısak onların eseri rezil durumu kime soracağız.

Zaten batanı batmayanı parti toplantılarında birbirlerini yemek için yarış halinde olduklarından bulup da hesap sormak zor. Üstelik sizden fazla düzen yanlısı görünüp “bu politikacılar yediler memleketi” diye başlayıp bitmeyen şikayet bombardımanıyla başınızı ağrıtmaları tehlikesi de var. Zaman onların zamanı yozlaşmış siyaseti rakiplerini ekarte etmek için ve sonunda da onlarla paylaşmak için kullanacaklardır.

Rum zenginlerle yarışmak için Ada’yı kana bulayan ayrılmış çarşı yaratma çabaları bunları yarattı. Bize sundukları başarı öyküsü de Dereboyu oldu. Onu örnek göstererek özel sektörün olanak bulunca ne harikalar yarattığını kanıtlamaya kalkıyorlar. Sanki gözümüz kördür.

Aralarından iflas edenleri biliriz de yasaya uygun olarak iflası ilan edilen tek bir kişi olmadığını da biliriz. Batanın cezasını da birilerinin sırtına yüklemekte çok başarılılar. Yarattıkları düzende düşenin dostu olmaz ama kendi başlarına geleceğini düşünerek ve ülkemizde hukuki iş yapılırsa yağma payları azalacak diye sorumlu olmaycakları bir yasadışı düzen içinde yaşamaya mahkum oldular.

Öfkelendiklerinde emclisi bile bastılar. Ancak bir daha bankalar batmasın diye denetim sağlamayı gwtiren bir düzenin peşinde koşmadılar. Paraları batanlara ödensin dediler de batam bankalara borcu olanlar da ödensin diye bir ısrarları olmadı.

Üretimin sağlıklı yürümesi için de para politikası islah edilsin demediler. Mali sistem korunsun da demediler. Çiftçi zarıncar onlar seyreder. Hayvancı ah vah eder umursamazlar. İhracat devlet desteği ile ancak sürdürülebiliyor onların keyfi yerinde. Halk dayanışmasında katkıları yok. Varsa yoksa kendi keseleri ve adaletle herkesin kazanacağı bir düzen onları ilgilendirmez.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Ufak bir canlanışa girişirken

Genelde havamız sıcak. İşiniz yoksa da çoğu zaman evden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Diplomasi kıskacında, Libya

Libya, bir anda gündemde çalkalanarak, darmadağın olmuştu. Birçok gücün...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden bir ittifak yazısı: Mekke

Mekke İttifakı sorularla birlikte konuşulmaya devam ediliyor. Tabii ki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Canlı yayın