yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÇürümüşlükte bencilik kökleşme kültürü – Özkan Yıkıcı

Çürümüşlükte bencilik kökleşme kültürü – Özkan Yıkıcı

Konuyu fazla teori ile tutmayacam. Zaten, K. Kıbrısın gerçeklerini yeri geldikçe yazıyorum. Elbebt, her konuda olduğu gibi çıkan sorunlarda gerçeklerden kopuk ve resmen elinden yetkileri alınan, işbirlikçiliğin iyice silikleştirilen kurumsalaşmaya deyiniyorum. Son sağlık krizinde de gördük ki konu salt koltukta outuranla deyil, muhaliflerle de olmayan ve gidrek bu koşullarla yaşamayı kabullenen insanların davranışına dek ulaştı. Koşulların yanlışlığı veya alılnan kararların deyiştirilme yönünde deyil, var olanı kulanma eylimi kökleştirildi. Daha da daraltılan alan la bireysel bencilikle faydacılığa dek gelindi. Son alınan kararların çelişkisi yanında, bireysel tutumlara dek eklenen yaşam, çürüyen yapıdaki bireyselliklere dek yayılan kültürün aynası görülmektedir.

Konuyu uzatmadan birkaç genel örnekten sonra bireyseliğe dek gelelim. Bir eğitim makamcısı düşünün ki açıklama yapar: “eğitimde yayınla da gerçekleştirilmeyecek. Özel okuların da onlayın ile eğitim yapmalarını yasakladı.! Elbet, özel okuların gücünü düşünecek olursanız, bunun uygulanmadığını da elbet bilirsiniz. Daha bu unutulmadan,ayni makamcı,önce okulları açıyor, bir gün sonra da bakanlar kurulu kararıyla kapanıyor. Tüm bunların pandemi krizinde olduğunu da unutmayın….

Saray yeni bir emir gibi karar açıklar: Rumlar kanalıyla gelecek aşıları almayacaklar! Ama, Lefkoşada hem de iki defa Güneyden Kuzeye aşı geşti. Hem de Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından gönderildi. Alış durumundaki anbulans gerçeği de başka faciya. Eklemeden olmaz, önceki yazımda peşpeşe gelen karalrın çelişkisi ile okurken dahi tutarsız cümlelerin nasıl anlamsızlaştığını da belirtim. Tüm bunların yayılan Korona salgınıyla alakalı yönetim eksenli kararların olduğunu tekrardan belirttelim. Bu Tabi Girnede yayıllan Korona ile Makyaj hikayesi ise resmi alanda veya basında deyil, gayrı resmi insan sohbetlerinde bazen alay bazen işdahla anlatılma ikilemine de yer vermek ihdiyacını duydum.******

Yukarda basit şekilde sağlık salgınındaki birkaç direk merkezi tutumlarından seçkilerle konuyu anımsatım. Bunlar salt yönetenlerle brakılırsa, halkın neden onca olumsuzluğa beceriksizliğe karşın tepki koymadığını anlamak için de daha altlara bireycilk durumuna gelelim. Tabi parlemento muhalefetini hiç yazmaya deymez. Çünkü birisi danışmanlı kriz masasında dolaşırken, diyerleri ne dedikleri dahi net deyildir….

Konu sağlık olunca, önleyici tetbir olarak da aşı akla gelir. Onca belirsizlik sonrası, hem kuzeyden hem de güneyden aşılar geldi. Darmadağınık yapımızla birşeyler dendi. Patariyacı açıklamasında Seksen yaşın üstündekiler derken, önceden de sağlık personelinin aşılanacağını açıkladı. Bu karardı. Bir anlamda aşıyı planlı yapmanın da basit  kuralıdır. Bir baktık, önce resimler, sonra söylenmeler ve en son sıkılmadan feyisbookta övünerek aşı yapanları görüyorduk. Yaş seksen derken, ölenlerin yaşlarının çok daha sonra olması gereken kişiler olması da çok acıtıcı karşılayıştı!

Ta baştan sağlıkçılar aşı yapılırken, şöferi, odacısı, tanıdığı veya bakıcısının da yapıldığı bilgileri net resimlerle uçuşuyordu. Ali bey  ise “torpil yok” diyordu. Bu bir anlamda klasik K. Kıbrıs gerçeğinin yeniden yaşananıydı. Hem de öyle gizli falan deyil, tanıdık yüzlerle nasıl aşı oldukları internetlerde dolaşıyor. Övünçle de anlatılıyor….

Başka bir konu da şu: son kararla Lefkoşa ve Girne yörelerinde sokağa çıkmama kararı alındı. Bir bakıldı, yüklü yüklü arabalar, girneden, Lefkoşadan mağusaya gidiyor. Kaarpaza dek yol uzzatanlar oldu. Bir Karpaz yerleşiminde şu tartışma yaşandı: gelenlerin kapalı bölgelerden olduğu, tehlikeli işaretlerinin olması olasıllığı tehlikesi söylenirken, bazı kişiler de bu gelen insanlar sayesinde dükanların faydalanacağı, otelerin dolacağı gibi kar bkışlı savunmalar oldu. Bir anlamda, insanlar, garantinada kalmama adına bierysel davranışla normal denilen yere giderken, gidilen yerlerde sağlık tehlike korkusu yerine ticari kar beklenme ikilemi oluştu.

Bu iki örneği neden verdim: insanlar öylesine alışıp deyerler oluşturdu ki kim ne derse desin, torpil bulup konulan kuralı kolayca çiğner ve kamuoyu da bunu gayet normal hal diye kabulenir. Sırası gelmediği halde bir kesimi kulanıp aşı yaptırma veya ada salgınla kuşlatılırken, sanki kendi içinde deyilmiş gibi bireysel kaçışla başka yere yönlenmektedir. Her iki örnek de sistemin işleyiş şekli ile breysel benciliğin naasıl buluşup kurumsallaşıp kültürleştiğinin basit örnekleridir.

Boşuna deyil yalan söylese de taktir görnünmektedir. Yolsuzluk yapıp, kaçakçılık gerçekleştiren, uyuşturucda yakalanıp, dönüp ekranlarda politik kahraman milliyetçiler oluşması tesadüf deyildir. Hırsızlığa karşıyım diyenin torpil yapmam diyenin nasıl torpil yapıp kayırmacılıkları ayuka çıkmıyor! Bunlar yapıların bireysel oluşturdukları örneklerdir. Denktaşın dahi çileden çıkıp yargıya gönderdiği trilyonluk yolsuzlukların mahkemeleri hala onca zamana rağmen sonuçlanmıorsa, gerisi size kalıyor. Yakalanan eski belediye başkanının yakalanıp serbes brakma hikayesi bu nedenli birkaç gazete haberi dışında da deyeri olmuyor.

Tüm bunların net ifadesi şu: çürümüş olan, sömürgesel yapıdaki gelinen aşama,bireysel fırsatlı benciliği de güçlendirdi. Ayrıcalıklı, kuralsız ve yandaşla mevkileşmeler sistemdeki altan en üste neden böyle olup tepki olmadığının da yanıtı, ilgili koşulların kültürleşip yerleşmesinin davranış sonucu olduğunu anlamak kalır.

Diğer yazıları

İngiltere emperyalizminin yarattığı çocuk, hafta sonu Londra sokaklarında gezdi! – Özkan Yıkıcı

İngiltere, asırlara varan önemli bir kapitalist ülkedir. Tarihsel sömürgecilikle...

Büyük Felaket’in yıl dönümünden – Özkan Yıkıcı

Bugün 15 Mayıs. Çoğumuzun bilip de unutturulan önemli yakın...

Çin konusu sessizce ama yükselen yel gibi – Özkan Yıkıcı

Dünyada hissedilirken Orta Doğu kaynıyor. Bazen sıcak savaşlar, bazen...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

İki örnekle genele gidiş – Özkan Yıkıcı

Son günlerde gündem istemese de K. Kıbrıs’ta ilgili konuda...
4,446BeğenenlerBeğen
1,532TakipçilerTakip Et
3,956TakipçilerTakip Et
835AboneAbone Ol

Son eklenenler

Türkiye’ye gitmek ya da gidememek: 82 kodlu Kıbrıslı Türkler üzerine – Yonca Özdemir

Geçen haftanın gündemini meşgul eden konulardan biri Cumhurbaşkanı Erhürman’ın...

Seleflerinden Çok Farklı Bir Post-Faşizm – Enzo Traverso

2026 yılında artık hiç kimse faşizmi yalnızca tarihyazımına ait...

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Kolombiya’da seçimler – Ertan Erol

Kolombiya 31 Mayıs’ta başkanlık seçimlerinin ilk turuna hazırlanırken adayların...

Mustafa Akıncı Gara Lisdadadır? – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlıların Türkiya’ya girişinin Türkiya tarafından yasaglanmasına, onnarın “terörisd” ilan...

1912 Mayısında Limasol’da Etnik Çatışma ve İlk Ölümler – Niyazi Kızılyürek

1912 yılının Mayıs ayında Limasol’da yaşanan olaylar Kıbrıs tarihinde...

İnsan Kalmakta Direnmek Şiarıyla, 22. Kıbrıs Tiyatro Festivali Başlıyor… – Yaşar Ersoy

En ışıksız, karanlık durumlarda, karamsarlığa düşmeden, “bu toplumdan bir...

Canlı yayın