yaklaşımlarRasıh KeskinerBUNLARIN SONU DA AYNI OLACAKTIR – Rasıh Keskiner

BUNLARIN SONU DA AYNI OLACAKTIR – Rasıh Keskiner

Kıbrıs’ın kuzeyinde Rejim gün geçtikçe daha da azgınlaşıyor,

Rejimin bekçileri de gerçek yüzlerini sergiliyor,

Adım adım Kıbrıs Türk toplumunu herşeyi ile yok etmek için yola çıkanlar çeşitli yöntemlerle hedefe doğru ilerliyorlar,

Onları bu hedeften şaşıracak her türlü engeli aşmak için herşeyi göze aldıkları görülüyor,

Önceleri sessiz ve derinden sürdürdükleri faaliyetleri artık aşikar yapmaya başladılar,

Neden aşikar yapmaya başladılar, çünkü ortamı hazırladılar,

En başta nüfusu değiştirdiler,

Nüfus ve vatandaşlık değişimi sonrası Rejimin en büyük bekçisi Güvenlik örgütünün yapısını değiştirdiler,

Artık emniyet örgütünde eskinin sevecen, insana saygı duyan görevlileri yok,

Kımıldadın mı cop başına geliyor,

Cop inmesin diye vatandaşı korumaya çalışırsan sen de coplanır, tutuklanırsın,

Son DAÜ de yaşananlar geleceğin habercisidir,

Adım adım faşizmin ayak sesleridir bu yapılanlar,

Geçmiş dönemlerde de yok muydu bu tür coplamalar,

Olmaz olur mu, CTP hükümette iken benzeri olayları çok gördük, çok yaşadık,

Havaalanında, Lefke de sendikacıların yerlerde sürüklendiğini, insanların coplandığını çok gördük,

Rejim her sıkıştığında bu ve benzeri olaylar yaşanmaktadır,

Her zaman için de Rejimin bekçiliğini kabul eden yerli temsilcilerin de bu yapılan faşizan saldırıları sadece seyretmesi hayret edilecek bir durum değildir,

Çünkü onlar bu Rejimin devamı için oraya atandılar,

Rejime karşı mücadele eden kitlelere karşı öne sürülen copçu güçlere bunların yapabileceği bir şey yoktur,

Copçu güçler emirleri başka yerden alıyorlar,

Ve Rejim kitleleri darp etmek yanında terörize etmek için de işler yapmaktadır,

Kitleleri mücadeleden uzak tutmak için baskı, tehdit, korkutma yöntemlerini de devreye soktu,

Son zamanlara kadar, polis bir kimsenin ifadesine başvurmak için onu karakola davet eder ifadesini alırdı,

Genelde de bu çağrıyı alan bireyler de gidip ifadesini verirdi,

Kıbrıslının kültüründe bu vardı,

Ama son günlerde gördüğümüz gibi, mahkeme emri ile tutuklanarak karakollara götürülmeye başlandı insanlarımız, sendika başkanlarımız,

Bir nevi insanlara korku verilmeye çalışılmaktadır,

Yavaş yavaş Türkiye’de yaptıklarını burada da yapmaya başladılar,

Türkiye’de hapishanelerde binlerce tutuklu bulunmaktadır,

Bu tutukluların suçlulukları kanıtlanmadı,

Ama içeride tutulmaktadırlar,

4 sene, 8 sene bu şekilde içerde tutuklu olanlar var,

Sonunda tutuklu olması için iddia edilen suçtan beraat ediyor.

Ama bunca yılı da hümü karakuşi içerde geçiriyor,

Hepsi bitti şimdi bizde de bunu mu getirmeye çalışıyorlar?

Ee, herşeyi ile Türkiye’ye benzetildiğine göre burası, bu hususların da ona göre düzenlenmesi gerekecek, haberiniz olsun,

Daha önceleri de çok söyledik,

Bütün bu yapılanlar rast gele yapılmış olaylar, gelişmeler değildir,

Kıbrıslıyı yok etme halkalarının bir parçasıdır,

Bütün üretim alanlarını neden kuruttular,

Üretimden koparılan, yani topraktan koparılan toplumlar daha rahat idare edilir de ondan,

Kıbrıslıya ait ne varsa satılmaya başlandı,

Neden yapılmaktadır,

Ülke topraklarına olan bağ koparılmaktadır,

Sökülüp atılmaktadır,

Ülken ile bağların kökünden sökülünce sana göç yolları görünecek,

Ve bu şekilde, zaten 4e,5e katlanan nüfusun bir yandan, diğer yandan da toprağa, ülkene olan bağlılığın köklerinden yok ediliyor,

Yıllarca planlı olarak sürdürülen Kıbrıslıyı yok etme operasyonu hızla devam etmektedir,

Bu yok edilişin bir parçası olan baskı, tehdit ve sindirme safhasında bulunmaktayız,

Kendi ülkemizin kurumlarının yağmalanmasını korumak için mücadele eden, bu gidişe direnen sendikacılara, insanlarımızı coplamak, darp etmek, tutuklatmak Faşist Yönetimlerin başvurduğu son çarelerdir,

Ancak unutmayalım ki bu tür faşist baskı, tehdit ve tutuklama yöntemleri belli bir süre Rejimi ayakta tutabilmeye yetebilir,

Faşist Yönetimlerin hemen hemen hepsinin sonu hüsranla bitmiştir,

Burada da,bunların sonu erken veya geç aynı olacaktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nereye doğru gidiliyor? – Rasıh Keskiner

Uzun bir süreden beri özellikle sol çevreler sürekli Kıbrıs’ın...

Araplaştırma projesi – Rasıh Keskiner

Hep gündemde olan ve defalarca gündeme getirdiğimiz istirdat projesi...

Rejime teslim olmayanlar yaşıyor – Rasıh Keskiner

Doğal olarak her canlı doğar, yaşar veya yaşadığını sanır...

Ömür biter bu sevda bitmez! – Rasıh Keskiner

Bütün dünyayı bütün insanlığı tehdit eden, evlere kapatan yüzbinlerce...

Coronadan önce Coronadan sonra ve kktc – Rasıh Keskiner

Coronadan önce bazıları için ne güzeldi dünya.. Ne güzeldi...
4,535BeğenenlerBeğen
1,572TakipçilerTakip Et
3,947TakipçilerTakip Et
865AboneAbone Ol

Son eklenenler

Abdullah Aysu yazdı: Çiftçinin payına yine hüsran düştü

–Buğday fiyatları açıklandı- Yemek olarak pişirdiğimiz, makarna, bulgur, erişte ve...

Metin Yeğin yazdı: Yüz yıllık direniş

Nobel Barış Ödülü sahibi, 94 yaşındaki Adolfo Pérez Esquivel,...

Kavel Alpaslan yazdı: Bilince Dönüşen Zorunluluk: Sovyet deneyimine serinkanlı bir bakış

İtalya’nın başkenti Roma’daki Flaminio Stadyumunun yerinde bir zamanlar ‘Ulusal...

Hediye Levent yazdı: İran herkesin bataklığına mı dönüşüyor?

İran yavaş yavaş kendisi dahil savaşan tarafların bataklığına dönüşüyor....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Enflasyon ve gündelik hayat

Mayıs ayında tüketici fiyatları yüzde 1,71 arttı. Böylelikle yıllık enflasyon yüzde...

L. Doğan Tılıç yazdı: Devlet aklı mı halkın aklı mı?

Ne zaman akıl dışı, kural dışı, pek de meşru...

Özge Güneş yazdı: Düzenin ‘Gen-Z sosyalizmi’ paniği

The Economist bu hafta “sosyalist gençleri” doğrudan hedef tahtasına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Bizim çocuklar”ın başarısı ve hamaset…

Bir “başarı”ya, ne kadar da çok ihtiyacımız varmış… Ne kadar...

Canlı yayın