yaklaşımlarRasıh KeskinerBİR KEZ DAHA YAZALIM! – Rasıh Keskiner

BİR KEZ DAHA YAZALIM! – Rasıh Keskiner

Bir kez daha yazalım ! Neyi mi yazalım, TRAFİK,

Trafik ve trafik kazalarını yazalım,

Neden bu küçük ülkenin yarısında nerede ise trafik bir savaş hali olmuş, bunu yazalım,

Bu güne kadar sayısız yazı yazmadık mı, sayısız öneri yapmadık mı, ne olmuş ki!

Ne olacak her geçen gün trafik kazaları giderek arttı, kazalarda ölen insan sayısı arttı, yaralananlar arttı, meydana gelen zararlar attı,

Tabii ki bu arada trafik kazalarını önleme adı altında dernekleşen muhteremlerin de beyanatları arttı,

Nasıl olur da bu küçük ülkenin yarısında bu kadar kaza olmaktadır, nasıl olur da bu kazalar önlenememekte?

Veya en azından azaltılamamakta?

Şurası bir gerçek ki hangi sorunumuz çözüm buldu ki bu sorunumuz da çözüm bulsun diyeceksiniz biliyorum,

Ama bu sorun direkt insan yaşamı ile ilgili,

Son yıllarda gazete sayfalarının manşetlerini trafik kazaları, trafik kazalarında yitirdiklerimiz oluşturmaktadır,

Evet şurası açık ve net ki hiçbir sorunumuz çözülmemekte, çözdürülmemekte,

Ülkemizin kuzeyinde yaratılan batak bu sorunun da çözümlenememesinde en önemli etken,

Mesela en başta biz Kıbrıslıların nüfusu olduğu gibi korunmuş olsa, bu denli trafik kazası olması mümkün müydü,

Ülkeye taşınan nüfus herşeyin alt yapısını alt üst ettiği gibi trafikteki keşmekeşi de yarattı,

Mesela anayollarımızı biz kendi müteahhitlerimizle inşa etmiş olsak, kendi karayolları dairemiz ile kontrolluğunu yapabilmiş olsak yollarımızın bugün olduğu durumda olması mümkün müydü,

Genelde anayolların ihalesi Ankara’da açılmakta, yandaş firmalara peşkeş çekilmekte, onlar da burada keyiflerine göre yolları inşa edip gitmekte, bir yol güvenliği için gerekli olan hiç bir tedbir alınmamakta,

İnşa edilen yollar kısa bir süre sonra çökmekte, yol sathı yılanın sırtı gibi kıvrılmakta,

Nerede ise Doktorlar doğal yoldan böbrek taşı düşürmek için hastalarına anayollara çıkıp seyahat etmelerini önerecekler,

Bütün bu olumsuzluklar yol yapımlarında mevcutken, kazaların yüzde 30 u yolların bu durumundan meydana gelirken, dernekçiler her kazayı “ aşırı sürat” a bağlayarak ahkam kesmektedirler,

Ben diyorum ki bu dernekçiler sussun artık konuşmasınlar,

Bu derneklerde bir menfaatleri olmadığına göre, çekip gitsinler,

Çünkü birşey yapmıyorlar, sözlerini bir yerlere geçiremiyorlar, daha iyi vazgeçsinler ahkam kesmekten,

Sorun belli, herşey ortada. Kazaların nedeni sadece sürat değil.

Avrupadaki anayollarda 100 sınırının çok üstünde seyrediyor sürücüler,

Neden kaza olmamaktadır bu denli,

Çünkü o anayollarda yumurtayı cilesen gidecek kadar düzgün yapılmıştır .

Temeli birkaç yıl sonra çökmeyecek şekilde yapılmıştır,

Üzerindeki asfalt yüzeyi arabanın aşağı yukarı dans etmesine izin vermeyecek kadar pürüzsüz yapılmıştır,

Yani bu küçük ülkenin bu küçük coğrafya parçasında trafik kazalarını önlemek o kadar zor mu?

Topu topu 3 hade bilemedin 4 tane ana karayolu var,

Bu 4 tane karayolunda trafik güvenliğini sağlayamayan bir Yönetimden herhangi bir başka sorunu çözmesini bekleyebilir misiniz,

4 tane anayol! Polislere, haklarını almak için eylem yapanları dövme, coplama eğitimi verecekleri yerde, trafik kazalarını önlemek için eğitim verseler inanın trafik kazaları yarı yarıya azalır.

Karayollarında her 3-5 km. De bir trafik polisi bulunup devriye gezse, bakınız rapor etsin demiyorum, sadece ortalıkta görünse sürücüler daha az süratte giderler mi, giderler,

Yollardaki tuzaklar düzeltilse araçların yoldan çıkması önlenebilir mi, önlenir,

Hurda vaziyette pek çok aracın trafiğe çıkması önlense trafik kazaları azalır mı, azalır,

Yol güzergahlarına gerekli trafik işaretleri konulsa, çift yolların ortaları bariyerlerler korunsa trafik kazaları azalır mı, azalır,

Memlekette var olan ve genelde gençlerin eğlendiği 5-6 tane diskoteğin çıkışına birkaç görevli trafik polise koyup, bu eğlence yerlerinden çıkan gençler yerinde kontrol edilip, araç kullanması engellense, gençlerimizi trafik kazalarında kaybetmemiz azalmaz mı, azalır,

Ve bunun gibi daha çoook örnek verebilirim.

Peki bu basit olup, direkt insan yaşamını ilgilendiren bu önlemleri ilgililer, yetkililer niye almıyorlar?

Çünkü bunlar insanı sevmiyorlar, insan yaşamına değer vermiyorlar,

Bunların tek bildiği TC yetkililerine acentelik yapmak,

Yağ çekmek, yalakalık yapmak.

İnsanına değer vermeyen, insan yaşamına değer vermeyen, genelde insanı sevmeyen bir zihniyetten, insan yaşamı ile ilgili tedbir almasını beklemek mümkün değildir.

4 tane anayoldaki trafik gvenliğini sağlayamayan bir zihniyetten herhangi bir sorunu çözmesi de mümkün değildir,

O zaman ne yapmalıyız: Kendi kendimiz korumaya çalışmalıyız koruyabildiğimiz kadar,

Kenar kenar gidiniz diyorlar ya, işte öyle kenar kenar bakalım ne olacak!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nereye doğru gidiliyor? – Rasıh Keskiner

Uzun bir süreden beri özellikle sol çevreler sürekli Kıbrıs’ın...

Araplaştırma projesi – Rasıh Keskiner

Hep gündemde olan ve defalarca gündeme getirdiğimiz istirdat projesi...

Rejime teslim olmayanlar yaşıyor – Rasıh Keskiner

Doğal olarak her canlı doğar, yaşar veya yaşadığını sanır...

Ömür biter bu sevda bitmez! – Rasıh Keskiner

Bütün dünyayı bütün insanlığı tehdit eden, evlere kapatan yüzbinlerce...

Coronadan önce Coronadan sonra ve kktc – Rasıh Keskiner

Coronadan önce bazıları için ne güzeldi dünya.. Ne güzeldi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
925AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Canlı yayın