iktibasÖzgür GürbüzAtık ithalatında yine zirvedeyiz - Özgür Gürbüz

Atık ithalatında yine zirvedeyiz – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Türkiye’nin 2024 yılında 27 AB ülkesinden aldığı atık miktarı 12,3 milyon tona çıktı. Böylece Avrupa’nın en çok atık gönderdiği ülke olma unvanını bu yıl da elinde tuttu. Türkiye’yi Birleşik Krallık ve Hindistan takip etti

Avrupa Birliği’nin (AB) 27 ülkesinin en çok atık ihraç ettiği ülke 2024 yılında da Türkiye oldu. Bir önceki yıla göre AB’den alınan atık miktarı biraz artarak 12,3 milyon tona çıktı. 2023’te bu rakam 12,2 milyon tondu. “Geri dönüştürülebilir hammadde” adıyla tanımlanan Türkiye’nin atık ithalatının mali değeri de 4 milyar 182 milyon avro oldu. Türkiye’den AB-27 ülkelerine yapılan ihracatın mali değeri ise 658 milyon avroda kaldı. Hurda atık alışverişinde de açık verdik.

Türkiye Avrupa’nın en çok atık gönderdiği ülke olma unvanını bu yıl da elinde tuttu. Türkiye’yi 3,8 milyon tonla Birleşik Krallık, 3,1 milyon tonla da Hindistan izledi.

Türkiye’ye gönderilen atıklar arasında en büyük pay hurda metallerde. 2024 yılında 27 AB ülkesinden 10 milyon 742 bin ton hurda metal ithal eden Türkiye, karşılığında 3 milyar 865 milyon avroluk bir ödeme yaptı. Türkiye’nin en çok para ödediği atık kalemi bu yıl da hurda metaller oldu. Hollanda ve Belçika bu ithalatta kapısını en çok çaldığımız ülkeler oldu. Hurda metalleri, hurda kâğıt ve karton ürünleri takip etti. 537 bin tona yaklaşan kullanılmış kâğıt ve karton ithalatında öne çıkan ülke ise Bulgaristan.

Atık ticaretinde en çok tepki toplayan kalemlerden biri ise hiç kuşkusuz plastik atıklar. Hurda plastik ithalatı tüm tepkilere rağmen bir yıl öncesine göre artarak 425 bin tona ulaştı. 2023’te 314 bin tondu. Liste bunlarla da sınırlı değil. 222 bin ton organik malzeme, 210 bin ton mineral, 75 bin ton tekstil, 28 bin ton cam, 308 ton kauçuk, 296 ton tahta ve 12 bin ton da belirli bir başlık altında sınıflandırılmayan atık geçen yıl AB-27’den Türkiye’ye gönderildi.

Atıkların hammadde ihtiyacını karşılamak için ithal edildiği söylense de plastik gibi birçok maddenin Türkiye’deki akıbeti konusunda büyük soru işaretleri var. Bu atıkların ne kadarının geri dönüştürüldüğü ve ne kadarının yeni ürün üretiminde kullanıldığı, bu işlemler sırasında oluşan yeni atıklarla nasıl baş edildiği tartışma konusu. Dönüştürülemeyen atıkların yakıldığı, çimento fabrikalarına gönderildiği veya doğaya bırakıldığı da iddialar arasında. Atık toplanan alanlarda arka arkaya çıkan yangınlar da “çöp kıvamına gelen atıklardan bu yolla kurtulunuyor” şüphesi uyandırıyor. Türkiye’deki geri dönüşüm tesisleri Türkiye’nin atığıyla baş edemezken, belediyeler atıklardan yakarak kurtulmaya çalışırken, yurt dışından gelen atıklar sorunu daha da büyütüyor.

Plastik gibi birçok atığın yakılmasının çevre ve insan sağlığı üzerinde önemli sağlık sorunlarına yol açtığı biliniyor. İş sadece Avrupa’yla da sınırlı değil. AB dışında dünyadan da hurda kapsamında tonlarca atık alınıyor. 2023 yılında Türkiye’ye neredeyse AB’den aldığı atık kadar hurda atık da dünyadan aldı. AB verileri şeffaf ve görünür olduğu için gündeme geliyor ama sorun aslında bildiğimizin iki katı büyüklüğünde.

Atık ihracatı Türkiye’de olduğu kadar Avrupa’da da tartışılıyor. AB bu konuda bir düzenlemeye de gidiyor. Nisan 2024’te AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanan Atık Sevkiyatı Tüzüğü’ne göre atıkların gönderildiği ülkelerde uygun koşullarda işlenip işlenmediği, geri dönüşüm kapasiteleri, o ülkede ithal ettiği atığı işleyebilecek kapasitenin olup olmadığı izlenecek. Atıkların çevreye uygun koşullarda işlenip işlenmediğine, atık ithalatının ülkenin kendi atıklarını toplama ve işlemesini olumsuz etkileyip etkilemediğine bakılacak. Değerlendirmeler olumsuzsa o ülkeye atık sevkiyatı durdurulacak. Tüzüğün plastik atık ihracatına ilişkin hükümleri 21 Kasım 2026 tarihinde, diğer atık türlerinin ihracatına ilişkin hükümleri ise 21 Mayıs 2027’de yürürlüğe girecek.

Bakalım bizim koruyamadığımız doğamızı, insanımızı AB’nin kuralları koruyabilecek mi?

Diğer yazıları

Suudilere, Ruslara var: Halka yok – Özgür Gürbüz

Rusya ile Akkuyu Nükleer Santralı için yapılan anlaşmanın bir benzeri Suudi...

40. yılında Çernobil bize ne anlatıyor? – Özgür Gürbüz

Çernobil nükleer santral kazasının üzerinden 40 yıl geçti. Radyoaktif...

Sürüden ayrılmayı bilmek lazım – Özgür Gürbüz

Dünya tarihinin gördüğü iki büyük petrol krizi de Orta...

Nükleer bahane – Özgür Gürbüz

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı dünyayı üçüncü dünya savaşına...

Toryum meselesi – Özgür Gürbüz

Erke Dönergeci’ni hatırlayan var mı? Sonsuz enerji üreteceği iddia...
4,452BeğenenlerBeğen
1,540TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
845AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özne, Demokrasi ve MENA Bölgesinde Tarihsel Mücadele – Çağla Elektrikçi

Baf’ta 105 yaşındaki bir kadının oy kullanması, yalnızca bir...

24 Aralığ 1963 Girne Asger Hasdanesi ve Türg Yerleşimci Kolonyalizmi – Halil Karapaşaoğlu

24 Aralıg 1963 Girne Asger HasdanesiGirne Asger Hasdanesi’nin temelleri...

İsyancıların yenilgiler tarihi – Neşe Yaşın

Bizim adımıza karar veren eril figürler; sert bakışlarla bizi...

Tiyatro Taraf mı?.. Tarafsız mı?… – Yaşar Ersoy

Tarih boyunca tiyatro kimi zaman egemenlerin karanlık iktidarlarının devamına...

Pazar öğleni medyada oyalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazar, tatil günü. Yerel medyaya bakarsanız zaten anlarsınız. Hele...

Batı Marksizmi” Neydi (ya da Nedir)? — Marx Memorial Library

Rockhill’e göre Batı Marksizmi yalnızca emperyal üstyapının organik bir...

Washington Bolivya’yı istikrarsızlaştırdı, şimdi de ganimelini istiyor — Gary Wilson

19 Mayıs’ta Bolivya hükümeti, cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’a karşı süresiz genel greve giren madenciler,...

Canlı yayın