iktibasSerdar M. DeğirmencioğluAskeri-endüstriyel kompleks (1961) - Serdar M. Değirmencioğlu

Askeri-endüstriyel kompleks (1961) – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Hiç durmadan çalışan militarizm propagandası, çatışma ve açık savaş başladığında daha da hızlanır. Propaganda çarkları sabah akşam çözümün daha çok saldırı, daha çok silah ve büyük zaferin kazanılmasıyla geleceğini anlatırlar. Emekli generaller, albaylar, danışmanlar, uzmanlar, eski bakanlar vb. ekranlarda boy gösterip yorumlar, yani militarizm propagandası yaparlar. Yıllarca militarizmden geçinen bu kişilerin oluşturduğu geçit alayı, hiç sektirmeden hep saldırı, silah, yıkım ve ölüm gerektiğini söyler.

Çok ender de olsa, militarizmi çok yakından tanıyan bir general veya bir bakan çıkar ve gerçekleri anlatır. Hatta daha da ileri gidip, militarizmin nasıl işlediğini gözler önüne serer. Böyle bir kırılma yaşandığında, militarizmin çarkları bu yüzleşmeyi unutturmak için büyük çaba harcarlar.

Ortadoğu bir kez daha savaşa sürüklenirken 1961’de yaşanan çok önemli bir kırılmayı konuşmanın tam zamanı. Bu kırılmayı bilelim ki, barışın militarizmden geçinenler tarafından getirilmeyeceğini kavrayalım.

Başkan Dwight D. Eisenhower, görevinden ayrılmadan üç gün önce tüm medya kanallarının önünde ABD’ye seslenmiş ve ABD’nin bir militarizm çıkmazında olduğunu gözler önüne sermişti. Eisenhower, II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa’daki Müttefik Güçlerinin komutanıydı ve ardından iki dönem başkanlık yapmıştı. Hem orduyu, hem de sivil yönetimi içeriden bilen biri olarak, güçlenen silah endüstrisinin büyük bir tehlike oluşturduğunu apaçık söylüyordu.

Eisenhower, ABD’de güçlenen yeni bir militarist oluşum olduğunu, bu oluşumun kamu yönetimini ve hatta üniversiteleri etkisi altına alabileceğini; giderek büyüyen bu militarizm ağının barış değil, bitmeyen savaşlar getirebileceğine işaret ediyordu.

Askeri-sinai kompleks” veya “askeri-endüstriyel kompleks” konuşması olarak bilinen ve Türkiye’de hemen hiç konuşulmayan bu önemli veda konuşmasının birkaç bölümünü sizler için kısaltarak Türkçeleştirdim.

***

Eskiden ABD’nin silah endüstrisi yoktu. Devasa boyutlarda kalıcı bir silahlanma endüstrisi yaratmak zorunda kaldık. Buna ek olarak, üç buçuk milyon erkek ve kadın artık doğrudan savunma kuruluşlarında çalışmaktadır. Askeri güvenlik için her yıl tüm ABD şirketlerinin net gelirinden daha fazlasını harcıyoruz.

Muazzam büyük bir ordu ile büyük bir silah endüstrisinin bu şekilde bir araya gelmesi ABD için yeni bir durumdur. Bu durumun ekonomik, siyasi ve hatta ruhani etkileri her kentte, her eyalet meclisinde ve devletin her biriminde hissedilmektedir. Bunun ciddi sonuçları olduğunu kavramak zorundayız. Burada söz konusu olan verdiğimiz emek, doğal ve geçim kaynaklarımızdır; hatta toplumumuzun yapısıdır.

Devlet yönetiminde, askeri-endüstriyel kompleksin nüfuz kazanmasına karşı önlem almamız gerekiyor. Bu güç feci bir şekilde yükselebilir. Bugün bu tehlike mevcuttur ve gelecekte var olmayı sürdürecektir.

Bu iç içe geçerek büyüyen oluşumun ağırlığının özgürlüklerimizi ya da demokratik süreçleri tehlikeye atmasına asla izin vermemeliyiz. Devletle ilgili hiçbir şeyi hafife almamalıyız. Bizi var olan tehlikelere karşı yalnızca uyanık ve bilgili yurttaşlar koruyabilir. Güvenlik ve özgürlüğün birlikte var olabilmesini ancak uyanık ve bilgili yurttaşlar sağlayabilir. Devasa endüstriyel ve askeri savunma mekanizmasının barışçıl yöntemlerimiz ve hedeflerimize ters düşmemesini ancak sizler sağlayabilirsiniz.

Bu süreçte son yıllarda yaşanan teknolojik devrim çok etkili olmuştur. Bu devrimle birlikte araştırmaların önemi artmış; aynı zamanda araştırmalar daha karmaşık ve maliyetli hale gelmiştir. Araştırmaların giderek artan bir bölümü devlet için ya da bizzat devlet tarafından ya da devletin talimatıyla yürütülmektedir.

Bugün, tarihsel olarak özgür fikirlerin ve bilimsel keşiflerin kaynağı olan özgür üniversite farklı bir konuma gelmiştir. Üniversiteler söz konusu araştırmaların yürütülmesinde görev almakta ve askeri ihaleler bilimsel merakın yerine geçmektedir.

Devletin sağladığı istihdamın, proje tahsislerinin ve araştırma fonlarının gücünün bilim insanlarını tahakküm altına alma olasılığı her zaman vardır ve bu tehlike ciddiye alınmalıdır. Kamu yönetiminin kendisinin bilimsel-teknolojik bir elitin ya da kompleksin esiri haline gelebileceği tehlikesine karşı uyanık olmalıyız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler....

Reddetmek dünyayı kurtarabilir – Serdar M. Değirmencioğlu

15 Mayıs Uluslararası Vicdani Ret Günü dolayısıyla dünyanın birçok yerinde eylemler...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
887AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ümit Akçay yazdı: Kamulaştırma geri dönüyor

Uluslararası Para Fonunun (IMF), Finans ve Kalkınma (Finance &...

Aydın Çubukçu yazdı: ‘Alay et yıkılacaklar!’

Halk hayatında gülmenin tuhaf çelişkili bir yeri vardır. Kimi...

Arif Mostarlı yazdı: ‘Top yemi’, NATO ve Cheap Soldier

“Ben onları zenginlerin askerlikten kaçmak için ödedikleri paralarla topladım....

Fehim Taştekin yazdı: Jeopolitik veda!

Ayetullah Ali Hamaney’in dün başlayan cenaze töreni bir veda...

Hayri Kozanoğlu yazdı: ABD’nin 250. kuruluş yıldönümü ve NATO zirvesi

ABD’nin 250. kuruluş yıldönümüyle, Ankara’da düzenlenecek olan NATO’nun “tarihi” diye...

Gözde Bedeloğlu yazdı: 10 milyon kahkaha, 185 jurnalci ve bir kuyu

Komedyen Deniz Göktaş milyonlarca kez izlenen gösterisinin ardından önceki...

George Koumoullis yazdı: AKEL’in sosyal demokrat bir partiye dönüşme vakti geldi

Sol partiler, sağlıklı bir demokrasinin işleyişi için vazgeçilmezdir; çünkü...

Selim Kuneralp yazdı: Kıbrıs: En iyi iyinin düşmanıdır

En iyi iyinin düşmanıdır tabiri hem İngilizce hem de...

Canlı yayın