yazılariktibasAşırı sağcı Sigmund'un şansı — Ali Arayıcı

Aşırı sağcı Sigmund’un şansı — Ali Arayıcı

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net
Kategori:

Son yıllarda Avrupa’nın birçok ülkesinde, aşırı sağcı ırkçı ve faşist partilerin yükselişi sürüyor. Bu ülkelerden biri ve en önemlisi de Federal Almanya. Eyalet parlamentosu seçimlerinin yaklaştığı doğudaki Saksonya-Anhalt’ta yapılan kamuoyu yoklamaları aşırı sağcı, ırkçı ve faşist Almanya için Alternatif’in (AfD) oy oranı %42’e çıktığını gösteriyor. Bu oranla, eyalet başbakanlığını kazanmaya kesin olarak bakılıyor.

AfD, ülkenin içine düştüğü çıkmazdan, ekonomik ve siyasi krizden, işsizlikten, göçmen ve yabancı düşmanlığından besleniyor. Bu durumdan yararlanan AfD, anketlerde daha önce eşi benzeri hiç görülmemiş seviyelere kadar yükseliyor. Saksonya-Anhalt seçimleri, Landtag’ın 9. yasama dönemine ait beş yıllık bir görev süresi için, 83 milletvekilini seçmek üzere 6 Eylül 2026 tarihinde yapılacağını burada anımsatmakta yarar var.

HALK MERZ’İ ONAYLAMIYOR

Bugün, Başbakan Friedrich Merz’in Hıristiyan Demokrat Partisi (CDU) ile koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) büyük bir düşüş yaşıyor. Merz’in, SPD’li koalisyon ortağı giderek zayıflayıp istikrarsız olurken, tarihsel düzeyde rekor sayılabilecek bir düşüşü içinde. Bu durum, koalisyonun varlığını bile tehdit ediyor. Son anketlerde, Merz’in oy oranı %17’nin altında. Halkın ezici çoğunluğu, hükümetinin icraatlarından memnun olmadığını belirtiyor.

Berlin’in güneyinde yer alan Saksonya-Anhalt eyaleti, başbakan Merz’in CDU’su tarafından yönetilmekte olup SPD ve FDP (Liberal Parti) ile bir koalisyonun başında bulunuyor. CDU’nun anketlerde %24’e kadar düşmesi beklenirken, eyalet hükümetindeki iki koalisyon ortağı da büyük bir düşüş yaşıyor. Şu anda, SPD’nin sadece %6 oy alacağı tahmin ediliyor ve %5’in çok altında oy alan FDP’nin ise hiçbir sandalye kazanamayacağı öngörülüyor.

Giderek artan geçici iş gücü ekonomisinin körüklediği güvensizlik, toplumsal yapıda belirgin bir huzursuzluğun baş habercisi oldu. Berlin’deki iktidar koalisyonu üyeleri CDU/CSU ve SPD arasında artan sürtüşmenin de etkisiyle; ulusal düzeyde tırmanan siyasi ve ekonomik kriz, geleneksel partilere karşı kamuoyunda giderek artan bir güvensizliği körüklüyor.

Merkez sağ ve soldan oluşan Alman modeli, tam bir büyük siyasi krizin pençesine düştü. Başbakan Merz’in popülaritesi, hükümetindeki sosyal demokrat ortağı gibi, en düşük seviyeye indi. Başbakanın göreve gelmesinden bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen, Almanya’nın var olduğu tarihten bu yana, anketlerde hiçbir devlet başkanının oy oranı bu kadar düşük olmamıştı.

AŞIRI SAĞ YÜKSELİŞTE

Anketlere göre oyların yaklaşık %42’sini alması beklenen AfD’nin başbakan adayı Ulrich Sigmund, bölge genelinde göçmenlerin sınır dışı edilmesini hızlandırmak için şimdiden bir dizi acil önlem de dahil olmak üzere, birçok siyasi dönüşüm ve değişim sözü veriyor.

Almanya’daki ulusal ve yerel düzeydeki basın, bu durumu son derece tehlikeli buluyor ve “kırmızı alarm” olarak nitelendiriyor. AfD partisi, milletvekillerinden mutlak çoğunluğu elde ederek eyaleti tek başına ya da yeni eyalet meclisinde temsil edilebilmek için; gerekli olan %5 barajını aşmayı başaran küçük partilerden birinin desteğiyle yönetebilir.

Böylesi bir senaryo, federal cumhuriyetin önemli bir kademesi olan eyaletlerden birinde, aşırı sağın iktidara gelmesini sıradanlaştırmak ülkede “siyasi bir deprem” yaratacak. AfD’nin eyalet başbakanlığı adayı Sigmund, şimdiden eyaletin yeniden yapılanması üzerinde çalışıyor. Özellikle de, bölgesel düzeyde göçmenlerin sınır dışı edilmesini hızlandıracak bir dizi acil önlem içeren, kapsamlı bir siyasi dönüşüm taahhüdünde bulunuyor.

AfD, Merz hükümetinin doğu eyaletlerinde giderek artan geçici işgücü ekonomisi ve işsizlik nedeniyle, halkın nezdinde güvensizliğin yaşandığı bu hoşnutsuzluktan olabildiğince yararlanıyor. Geniş çaplı serbestleşme ve özgürleşme içinde olan eski Doğu Almanya topraklarında, çalışanların üçte birinden azı artık toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğu bir gerçektir.

SOSYAL DEMOKRATLAR ZOR DURUMDA

Almanya’da, Sosyal Demokrat Parti’ye (SPD) yönelik tepki ise daha da kötü. Son kamuoyu yoklamalarında SPD, Federal Meclis seçimlerinde oy oranını %12 civarına kadar düşürdü. Parti eş başkanı ve başbakan yardımcısı Lars Klingbeil, eski kalesi olan Rheinland-Pfalz’da yaşanan seçim hezimetinin ardından; kendi saflarında bile istifasını talep edenlerin çıkmasıyla zor durumda kaldı.

Başbakan Friedrich Merz ve yardımcısı SPD’li Klingbeil tarafından yaz sezonu öncesinde açıklanan, hızlandırılmış işgücü piyasası reformları ve sosyal yardım kesintilerinin güveni yeniden tesis etmesi pek olası değil. Bu durumun, tam tersine dönebilmesi de olasıdır. Görünüşte büyük ihracat sektörlerinin hızla azalan rekabet gücünü arttırmayı amaçlayan bu yeni düzenlemeler, aşırı sağcı, ırkçı ve faşist Almanya için Alternatif’in (AfD) popülaritesindeki artışı, mükemmel bir şekilde yansıtan toplumsal huzursuzluğu daha da kötüleştirebilir.

Ulusal düzeyde yapılan tüm kamuoyu yoklamaları, Başbakan Merz’in Hıristiyan Demokrat Partisi’nin (CDU) oy oranının %25 civarında bir düşüş kaydettiğini ve %29’a yakın oy oranına sahip AfD’nin gerisinde kaldığını gösteriyor. Bu yoklamalar, bir ölçüde SPD’nin çöküşünü de öngörüyor (oy oranı %12 ile %13’ü arasında). Bu durum, SPD’nin etki kaybı açısından eşi benzeri görülmemiş yeni bir tarihi düşük seviyeye ulaşmasına neden olacaktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

İsmail Duygulu yazdı: Akkuyu’dan Bugüne Bir Mücadelenin Hafızası

Türkiye’de Nükleer Karşıtı Hareketin İnsanları, Yolları, Kazanımları, Yenilgileri ve...

Özge Güneş yazdı: Siyasal özne: Mücadele içinde, mücadeleler arasında

Siyasetin öznesi üzerine tartışmalar bugün yeniden yoğunlaşıyor. Türkiye’de siyaset, 12...

Ertan Erol yazdı: ABD’nin yeni askeri stratejisi

ABD’nin eski adıyla savunma yeni adıyla Savaş Bakanı Pete...

Mahir Ulutaş yazdı: Lojistik boğum noktaları ve enerji şokları

Modern dünya ekonomisi, sermaye birikiminin yapısal sınırlarına dayandığı, devletlerin...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
925AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Canlı yayın