yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAntalya’daki diplomatik forumdan bazı dikkati çekenler - Özkan Yıkıcı

Antalya’daki diplomatik forumdan bazı dikkati çekenler – Özkan Yıkıcı

K. Kıbrıs, Antalya şehrinin adını kullanmayı sever. Değişik nedenler var. Özellikle kimisi tatile gitmeyi konuşurken, oraya gidip tatil yapıyor. Bazı güdük burjuva kesimimiz, özellikle turizmciler ise oradan getirilecek turistlerle kar yapma sözlerini demeçlerle de sunarlar. Böylesi bir Akdeniz Türkiye kent gerçeğimiz var. Hele kimisi gezmeye, kimisi kazanca bakınca, kelimeler bir başka olup hemen bellekten de kolayca sildirtilir hâle gelir.

Antalya, salt bu konularla K. Kıbrıs’a eşit göndermeler yapmıyor. Son yıllarda nisan ayında yapılan uluslararası diplomasi forumuna birçok ülke davet edilir. Araya K. Kıbrıs da sıkıştırılır. K. Kıbrıs kesiminden de Türkiye’nin tercih ettikleriyle bu foruma katılır. Bir anlamda tıpkı bu yıl olduğu gibi makamcılarımız Antalya’daki pratikteki gezi havasını değerlendirirler.

Fakat ben böylesi bilgileri yazmak için konuyu seçmedim. Bazı yaşananlar ve şu anda olanlar aklımı zorluyor. Çünkü bazı mesajlar direkt Antalya forumu yaşananlarıyla yeniden verildi. Hemen seçim sonrası olan konu aklıma takıldı. Çünkü bu defaki Antalya gezisine Kutret Bey de çağrıldı. Ne bakan ne vekildir. Ama çağrıldı. Böylesi istisnalar olunca şeytan dürter. Hele de geçen seçim sonrası ile öncesi olanlar bana yeniden hatırlatma ihtiyacını duyuruyor.

Seçimler yapıldıydı. UBP, Faiz Bey’in başkanlığında başarılı oldu. Kabine dahi açıklandı. Ama Antalya yoluna birden bir isim sırıtıverdi: Tahsin Ertuğruloğlu… Ne makamcı ne vekil ne de parti lideriydi. Üstelik K. Kıbrıs’ta kabine kurulurken saray ve parti lideri anlaşarak Tahsin’i kabineye almadılar. Ama Türkiye’den Tahsin Bey, hem de adı dışişleri bakanı konularak çağrıldı.

Sonrasını hatırlarsınız: Bazı laflar dendi. Telaşla, korkuyla bazı uydurmalar yapıldı. Ama sonuç başka oldu. Kabineden dışişleri koltuğuna konulan makamcı neredeyse gününü doldurmadan yediği tekmeyle tepetaklak koltuktan düşürüldü. Yerine Tahsin Bey kondu. Tabii devamında Faiz Bey de koltuktan bir gecede uçtu. Yerine şimdiki atamalı makamcı parti lideri Üstel getirildi. K. Kıbrıs’ın Antalya, hele de diplomasi forumu, deyince aklıma hemen bu durum gelir.

Şimdi Kutret’i de duyduk. Kutret’in de siyasal tarihimizin müdahaleli sürecinde önemli yeri var. Örneğin dörtlü koalisyon bozanı olarak tarihe geçti. Ona başta Ersin Tatar ve Mevlüt Bey onu saraya göndereceklerini söylediler. Şimdiye dek yalanlanmadı. Devamında da Kutret Bey hükümeti bozup UBP ile koalisyon kurdu. Saray nöbetini bekledi. Ersin de göz kırpıp aday olmayacağını söylediydi. Ama Kıbrıs’la alakalı bir kayış oldu. Hatırlayın, Fuat Bey dönemiyle birden aday Ersin Tatar oldu. Bunlar yaşandı ve birçok gerçek gibi halının altına silinip beyinden sildirtilmiş gibidir.

Tam da bu yakın tarih dönemini hatırlarken, ülkemiz yine seçim rüzgârına kapılmışken, başka güncel konuda benim defalarca yazıp söylediğim konu da Antalya’da yankılandı. Öyle bizim resmî eksenliler veya Türkiye yetkilileri değil, planın merkezinde olan Amerikan katılımcısının ağzından açıklanarak tekrarlandı. En basitini söyleyelim: Ben daha dün konuştuğum bir akınıma, onun ısrarla İsrail-Türkiye savaşından söz ederken, ben ona “imkânsız olduğunu” yeniden tekrar tekrar anlatıyordum. Tam da böylesi tekrarlarla uğraşırken, bizatihi bürokrat elçi atanan ama özü Amerika’nın Ortadoğu siyasal temsilcisi gibi davranan Tom Barrack aynı soru üzerine konuştu.

Barrack, Türkiye ve İsrail’in savaşamayacaklarını açık dille tekrarladı. Erdoğan ile Netanyahu’nun retorik göndermelerine bakmamalarını, bunların ortak yönlerinin olduğunu tekrardan belirtti. Bu arada bazı medyalarda ısrarla Türkiye-İsrail ticaret ilişkili resimler de yayınlanmaya devam edildi.

Barrack başka gerçekleri de açıkladı: Ortadoğu projesini yorumladı. Amacın ulusal devletlerin değiştirilmesi olduğunu hatırlattı. Demokrasi falan hedef olmadığını Suriye örneği ile de kanıtladı. Monarşilere dokunmayacaklarını, onları övdü. Türkiye-İsrail birlikteliği, Suriye uygulaması ve bölgenin demokrasiye uygun olmadığı gibi birçok doğrudan emperyalist politikayı Antalya’da kürsüde anlattı.

Bu arada Erdoğan yeniden Kıbrıs için iki devletliliği açıkladı. Fakat bizim buradaki takkecilerden kendine federal gömlek giydirenler bunu duymazlığa koyup, hâlâ cıvızla söylenme şekline bakmaksızın çözüm ezberine ekleyecek kelimeler aradılar. Bu da K. Kıbrıs’taki teslimiyetin nerelere geldiğinin aynasıdır.

Şu Antalya akını: Sermayedarımız para kazanmak için turist paketleri beklerken, seyahate gidenler tadını çıkarırken, beleklerimiz Tahsin hikâyesini, Tom Barrack’ın Ortadoğu projesini duydu. Garip değil mi? Tufan ise şovlara devam dedi. Ama Antalya yolundan sapıp Dolmabahçe’de Erdoğan’la görüştü. Görüşme sonrası tek konuşan Erdoğan oldu. Antalya’daki Erdoğan konuşmasında ise federasyonu yok saymasına diyecek sözleri yok. Ama hâlâ çözüm ve federasyonu söylenmeyen sözlerle, kelime fetihçiliğiyle arama hastalığı da var. Foncu veya işbirlikçilikle makam almanın katlettiği hücresel sonuç bu.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist gerçeklikte İran’a karşı olan saldırılar

Kapitalist sistem neoliberal sürece geçerken, kendi resmi ideolojik bakışını...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,919TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

George Koumoullis yazdı: Kıbrıslı Türklerin Yok Oluşu: Çözümü Zorlaştıran Görünmez Etken

Hemen açıklığa kavuşturmak isterim: Kıbrıs Türk toplumu herhangi bir...

Ceyda Beysel yazdı: Mücadele umut versin

Arnavutluk’ta Zvernec bölgesinde koruma altındaki Sazan Adası’nı da kapsayan Trump ailesi...

Yücel Özdemir yazdı: Avrupa’nın ‘şans kıtası’ Afrika mı?

Bir yıldan fazla bir süredir Almanya Dışişleri Bakanlığı koltuğunda...

Fikret Başkaya yazdı: Akademide kırım

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Maria Yeorgiu yazdı: Amiyandos: Monte Karlo’dan Sessizliğe

Kıbrıs'ın dağlık bir köyü bir maden sayesinde nasıl refahın...

Canlı yayın