yaklaşımlarRasıh KeskinerAHH BU KOLTUKLAR AHH ! – Rasıh Keskiner

AHH BU KOLTUKLAR AHH ! – Rasıh Keskiner

Ahh bu koltuklar ahh!

Neler yaptırmaz ki insanoğluna,

Hele bir de aşığı olmuşsanız o koltukların vay halinize,

Yemeyeceğiniz halt, girmeyeceğiniz kılık kalmaz,

Bir de bu koltuklar size hiçbir sorumluluk vermezse o zaman keyfine diyecek yok,

Böylesi durumlarda, yani koltukla evlenenlerin altından koltuğu almaya kalkarsanız yer yerinden oynar,

Vallahi 20-30 yıllık evli eşinden vazgeçer ama o koltuktan vazgeçmez,

Nitekim son günlerde bu memleketin bir köşesinde de bu koltuk savaşları yaşanmaktadır,

Bilmem kaçıncı koltuk savaşları ama bu kez yaşanan savaş bayağı heyecanlı oldu,

Neyse ki sonunda ateş kes ilan edildi de ortalık biraz sakinledi,

Ortalık sakinleyince, koltukların diğer talipleri öfkelendiler,

Hem de çok öfkelendiler, Sigara fabrikasında ateşkesi niye uyguladılar diye UBP ile kavga çıkardılar,

Oysa ufukta koltuklar görünüyordu,

Ferdi bey ve ekibi ile Çakıcı geceleri uyuyamaz olmuşlardı,

Devran dönüyordu, koltuklar onları bekliyordu!

Ama gel gör ki Küçük becerip bu kez ateşkesi sağlamıştı,

Oysa herşey güzel gidiyordu,

Sendikal Platforum evlerine kapanan kitleleri yeniden sokağa çıkarmayı başarmıştı,

Koltuk sevdalıları partiler hemen daldılar bu eylemlerin içine,

Serdar Denktaş da aslan kesildi, YKP’nin sloganlarını seslendirmekten bile çekinmedi,

Eee ortada koltuk vardı, başka birşeye benzemez bu koltuk hastalığı,

Evet bu koltuk sevdası bir hastalıktır,

Bu hastalığa yakalananlar kolay kolay kurtulamazlar,

Ve bu koltuk sevdalıları, önce dahil oldukları Sendikal Platforumun eylemlerini kontrol etmek istediler,

Bu fırsatı bulmayınca da Sendikal Platforumun dışında birşeyler yapmaya karar verdiler,

Bu çerçevede Soyer ve Çakıcı düşündü düşündü ve akıllarına müthiş bir eylem geldi,

Ansızın yedi sene sonra Annan Planı’na evet dediklerini hatırladılar,

Keşke yirmi bir sene önceki DMP birlikteliklerini hatırlasalar!

Neyse Annan’ı andıktan sonra, Haziran ayında da DMP’nin 21. yılını anmak için bir eylem daha düzenlerler,

Şimdi Annan’ı anacaklar ama yine de “ya kalabalık toplayamazsak” endişeleri oldu,

Sendikaları, bazı örgütleri ziyaret ederek destek istediler,

Gereken desteği bulamaynca da 24 Nisanda yapacakları eylemin tarihini, zamanını değiştirdiler,

Eylemi gece yapalım dediler, karanlıkta daha güzel olur,

Ama bu eyleme şarkıcı, türkücü de katarsak millet daha fazla ilgi duyar dediler,

Ama bunda da aradıklarını bulamadılar,

İyi güzel de, bu iki güzide parti madem birlikte eğlenmek istediler başka eğlenecek bir eylem türü bulamazlar mıydı?

Niye Annan’ı hatırladılar,

Annan çözüm panıymış, ve bunlar da çözümcüymüş imajını vermek istediler,

Annan barış demekmiş ve bunlar da barışçıymış imajını vermek istediler,

Eğer amaç çözüm ve barış yanlısı olduklarını göstermek ise, “ çözüme ve barışa destek mitingi” deyip bu sevdalarını yapabilirlerdi,

O zaman Annan’ı gündeme getirmekle bazılarını tahrik etmek mi istediler,

Annan Planına biz de evet dedik zamanında,

Annan planında pek çok sakıncalar içeren hususlar vardı,

Ama biz sırf bugünkü statükodan çıkıp, yeni bir sürecin başlaması için evet dedik,

İleride toplumların bu sakıncalı maddeleri değiştirebilecekleri inancı ile evet dedik,

Ama hiçbir surette de Rum malları üzerinde yağmaya yol açan hususları kabul etmedik,

Ve sonuçta Rumların da hayır demelerini anlayışla karşıladık.

Olmadı. Başaramadık. Planın oylaması ile ilgili bizim tarafın niçin ve nasıl evet dediğini Abdullah Gül seneler sonra açıklamadı mı? Rumların hayır diyeceklerinden emin oldukları için Türklerin eveti için destek verdiler.

Uluslararası güç, sonucunu bile bile niye oylattı bu planı?

Rumların bir müddet erteleme isteğine neden fırsat vermedi,

Ve plan ile ilgili daha çok şeyler var.

Bunu hatırlayarak eylem yapmak Rumları tahrik etmekten başka birşey değildir,

Bütün bunları koltuklara yeniden oturmak için yapıyorlar ama, işleri çok zor…

İnandırıcı olamazlar artık.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nereye doğru gidiliyor? – Rasıh Keskiner

Uzun bir süreden beri özellikle sol çevreler sürekli Kıbrıs’ın...

Araplaştırma projesi – Rasıh Keskiner

Hep gündemde olan ve defalarca gündeme getirdiğimiz istirdat projesi...

Rejime teslim olmayanlar yaşıyor – Rasıh Keskiner

Doğal olarak her canlı doğar, yaşar veya yaşadığını sanır...

Ömür biter bu sevda bitmez! – Rasıh Keskiner

Bütün dünyayı bütün insanlığı tehdit eden, evlere kapatan yüzbinlerce...

Coronadan önce Coronadan sonra ve kktc – Rasıh Keskiner

Coronadan önce bazıları için ne güzeldi dünya.. Ne güzeldi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,906TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Canlı yayın