iktibasHediye LeventHediye Levent yazdı: Avrupa'da Rus hayaleti ve yeniden yeni bir NATO!

Hediye Levent yazdı: Avrupa’da Rus hayaleti ve yeniden yeni bir NATO!

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Dünya yeni bir kırılmanın eşiğinde. Ankara’daki NATO zirvesini kritik ve dönüm noktası yapan temel faktör de bu. NATO hem kendi içinde yeni küresel şartlara göre yeniden yapılanıyor hem de bu iç yapılanma sürerken Türkiye dahil olmak üzere bölgedeki siyasi hesapları hizaya sokuyor gibi görünüyor. 

Şimdilik oldukça genel diyebileceğimiz birkaç esasın belirlendiği bu çifte yapılanma sürecinde Ankara’da yapılan zirvede örgüte üye ülkelerin liderleri birbirlerini de ikna çabasında. Sonuçta Amerika’nın derdi ayrı, Avrupa ülkelerinin korkuları ve hesapları ayrı! Örgütü ortak tehdit/tehditler etrafında yeniden şekillendirmek pek kolay olmayacak gibi görünüyor.

Elbette NATO’nun taşıyıcı gücü ve karar mekanizmasındaki lokomotifi Amerika. Örgüt ilk kurulduğu yıllarda ortak tehdit olarak Sovyetler Birliği’ni belirlemişti. Soğuk savaş sonrası yıllarda varlığı sorgulanan NATO’nun değişen şartlarla birlikte ortak tehdit tanımlaması değişti. İllegal göçten siber güvenliğe kadar uzunca bir listeyi kendine misyon edindiğini açıklayan NATO bir kez daha Avrupa’da Rus hayaletinin dolaşmaya başladığını söylüyor. ABD dahil çeşitli ülkelerin istihbarat örgütlerinin Rusya’nın kendisine yakın AB üyesi ülkelere çeşitli ölçeklerde saldırılar yapabileceğine dair raporları bu tedirginliği derinleştiriyor.

Rusya’nın Avrupa’nın ve kısmen Amerika’nın desteğini arkasına almış olan Ukrayna’da bile bu kadar zorlanırken savaşı bütün Avrupa’ya yayma niyetinin ya da kapasitesinin olup olmadığı meçhul, ancak Ukrayna savaşının Rusya’yı da kapsayacak şekilde yeni dünya düzenini şekillendiren eşiklerden biri olduğu bir gerçek.

Kısacası; Avrupa ülkeleri Amerika’dan Rus tehdidine karşı NATO’da liderlik rolünü sürdürmesini istiyorlar.

Trump ise bir süredir her fırsatta Amerika’nın Avrupa’daki gücünü azaltacağını ve Orta Doğu ile Çin’in önünü almak üzere Asya’ya kaydırmayı planladığını söylüyor. Yine Trump, İran savaşı ile birlikte iyice belirginleşen NATO içindeki ABD-AB gerilimi sorununu da Amerika’nın çıkarları doğrultusunda çözme niyetinde. Trump, NATO üyesi Avrupa ülkelerinin pasif kaldığını, bu ülkelerin çıkarlarının Amerika’nın askeri gücü ile sağlandığını söylüyor. Son olarak kendine has üslubu ile “Biz onlar için yüz milyonlarca dolar harcıyoruz ama gerekli olduklarında onlar yok oluyor” diyerek İran savaşında NATO üyesi Avrupa ülkelerinden alamadığı desteği hatırlattı.

Peki Amerika’nın askeri gücünü bir hayli azaltması halinde Avrupa kendini koruyabilecek durumda mı?

Avrupa ülkeleri içindeki tartışmalara bakılırsa bu sorunun yanıtı hayır! Amerika’nın Orta Doğu’ya ve Çin’e yönelmesi ile doğacak boşluğu doldurmak üzere hızlı bir silahlanma sürecine giren Avrupa ülkelerinin savunma sanayilerine büyük yatırımlar yapmaları gerekecek. Amerika tarafından üretilen savunma sanayi ürünlerini temin konusunda sorunlar ya da aksaklıklar yaşanabileceğine dair iddialar var. Avrupa ülkelerinin uzun menzilli füze, hava savunma sistemleri, istihbarat koordinasyonu gibi hayati konulara ilişkin tartışmaları geçen yıldan beri oldukça alevlendi. Bilindiği gibi Lahey’de alınan kararda NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarını her ülkenin kendi GSMH’sinin yüzde 5’ine çıkarması öngörülüyordu. NATO 3.0’ın en temel esası olan bu silahlanma süreci açısından Ankara’daki NATO Savunma Forumu daha da önemli hale geliyor.

Bu zirvede ABD ve AB birbirlerini ne kadar ikna edebilecek, şimdilik meçhul, ancak zirvenin sonuçları üzerinde Trump’ın kararları ve tavırları etkili olacak gibi görünüyor. Bu nedenle olası sonuçlara dair genişçe bir belirsizlik payı bırakarak Ankara’daki zirvede NATO içindeki ABD-AB çatlağının giderilmesi, NATO üyesi ülkeler üzerinde GSMH’nin en az yüzde 5’i oranında savunma bütçesi ayırmaları için baskı kurulması, daha esnek ve birden fazla (mesela aynı zamanda hem Rusya hem de Çin) tehdit hedefiyle kendini güncelleyebilen ve harekete geçebilen bir örgüt oluşturulması gibi yeniden yapılandırma esasları şekillenebilir. Bu esaslar çerçevesinde tartışmaların ağırlıklı olarak siyasi-diplomatik düzeyde uzunca bir süre devam etmesi muhtemel ancak silahlanma yarışında yeni nesil savunma sanayi ürünlerine yönelik yatırımlar ve elbette savunma sanayi için gerekli ham maddenin temini ve güvenliğinin sağlanması gibi kritik detayların az çok belirginleşmesi beklenebilir. Mesela NATO genel sekreteri sadece dron teknolojisine önümüzdeki 5 yıl içinde 40 milyar dolarlık yatırım yapılacağını söyledi.

Gelelim Türkiye’ye!

Hem NATO’nun sınır güvenliğinin sağlanması konusunda, hem de örgüt üyesi olarak savunma bütçesinin artırılması kararının gerektirdikleri Türkiye’nin sorumluluğunu artırıyor. Artık Avrupa’nın sınır güvenliğinin Türkiye’nin Van ya da Hatay sınırından başladığını söylemek yanlış olmaz. Yine zirvede Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya gönderilmek üzere Türkiye’den dron başta olmak üzere silah almak için pazarlıklar yaptıklarına dair iddiaları da göz ardı etmemek gerek.

Bu çifte sorumluluk açısından Türkiye’nin 2020 yılından beri dahil edildiği CAATSA (Amerika’nın düşmanları ile yaptırımlar üzerinden mücadele yasası) yaptırımlarından çıkarılması büyük önem taşıyor. Türkiye’deki basın, Türkiye’nin CAATSA yaptırımlarından çıkarıldığı ve hatta F35 programına geri döneceği şeklinde haberler yayımlıyor ancak Trump’ın bu konularda olumlu sinyal vermekle birlikte “değerlendireceğiz” ifadesini kullandığını göz önünde tutmak iyi olur. Amerikan başkanı dışında kongre onayı da gerektiren bu süreçlerin çok kısa süre içinde sonuçlanmalarını beklememek gerek. Ayrıca yaptırımların kaldırılmasının temel şartlarından biri de Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemini topraklarından çıkarmak olacakmış gibi görünüyor.

Her ne kadar önümüzdeki süreçte çeşitli ülkeler Türkiye üretimi çeşitli silahlar almaya niyetli olsalar da CAATSA yaptırımlarının Türkiye’nin savunma sanayisinin büyümesi ve çeşitlenmesi açısından zorlayıcı olacak.

Bu zirveden sonra uzunca bir süre yeni NATO’yu konuşacağız ancak bu yazıda belirtilenler dahil NATO’daki çifte yeniden yapılanma her aşamasında Orta Doğu’dakiler başta olmak üzere bütün dünyadaki insanları az çok ama doğrudan etkileyecek.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Hediye Levent yazdı: Irak’ta yüzyılın operasyonları ve temkinliler!

Irak yolsuzluk operasyonu ile çalkalanıyor. Irak basınında yerin 4...

Hediye Levent yazdı: NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak...

Hediye Levent yazdı: İran herkesin bataklığına mı dönüşüyor?

İran yavaş yavaş kendisi dahil savaşan tarafların bataklığına dönüşüyor....

Hediye Levent yazdı: Orta Doğu’ya İsrail dizaynı

Çok karmaşık ve iç içe geçmiş birçok sürecin birlikte...

Suriye Kürtlerine ne oldu? — Hediye Levent

Suriye bir süredir İran savaşının gölgesinde kaldı ancak aynı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Esat Aydın yazdı: Bekçinin ziyafeti: NATO 3.0, Ankara ve Türkiye’ye biçilen rol

Yeni Şafak'ın haberinde gördüm. Bir restoran, NATO Zirvesi'ne katılacak ABD...

Yonca Özdemir yazdı: Amerika’da yeni sol dalga ve Trumpçı popülizmin geleceği

Dünyanın dört bir yanında yerleşik siyasi düzene karşı büyüyen...

Ecehan Balta yazdı: NATO’nun savaş bütçesi, fosil yakıt düzeni

Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ağırlık merkezi Donald Trump’ın yıllardır ısrarla...

Kavel Alpaslan yazdı: ‘Aşçı, köfteleri tazele! Ülkemizi NATO’ya kötü göstereceksin!’

Normal şartlarda Ankara, bürokrasi trafiğine alışkın bir kent. Hatta...

Kansu Yıldırım yazdı: NATO’nun 1.5 trilyon dolarlık küresel askeri fabrikası

36. NATO Zirvesi başlamadan önce NATO Genel Sekreteri Mark...

Özkan Yıkıcı yazdı: Arada kaçırılmış gibi olanlardan, demeç ve Suriye gerçeği

NATO toplantısı başlarken bugüne durmadan bir şeyler yazdım. Demeçler...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Canlı yayın