Kıbrıs iktibasPınar TaşApê Musa’nın Ardından - Pınar Taş

Apê Musa’nın Ardından – Pınar Taş

Bir halkın dili yasaklandığında, suskunluk değil direniş doğar. Bir halkın yazarı katledildiğinde, ölüm değil hafıza çoğalır. Apê Musa’nın katli, sadece bir insanın değil, hakikatin üstüne doğrultulmuş namludur…

Faili meçhul dediler. Oysa failin adı belliydi, yüzü belliydi, yöntemi belliydi. Devletin gölgesinde örgütlenen karanlık mekanizmalar, JİTEM’in faili, kontraların izi. Bu ülkede faili meçhul demek, aslında faile dokunmamak demektir. Ve biz biliyoruz, dokunulmayan her faile karşı, belleğin direnişi büyür….

Apê Musa diyordu ki:
“Eğer benim anadilim senin devletinin temellerini sarsıyorsa, demek ki devletini benim arsama yapmışsın.”
Bu söz, bir itiraz değil yalnız. Bir halkın yurdundan sürülmüş hakikatin, bütün çıplaklığıyla dile gelişidir.

Kürt sorunu, inkarın ve zorun tarihidir. Dili yasaklanan, kültürü yok sayılan, faili meçhullerle sindirilmeye çalışılan bir halkın ve aynı zamanda direnişin tarihidir. Her yasaktan doğan bir şarkının, her cinayetten yükselen bir çığlığın, her susturmadan sonra yeniden doğan bir sözün tarihidir…

Apê Musa’nın adı, bu yüzden bir anma değil, bir hatırlatmadır. Adalet talebinin, yüzleşme çağrısının, hakikat mücadelesinin hatırlatması… Onu anmak, yas tutmak değil, hesabı sorulmamış cinayetlere karşı sözümüzü diri tutmaktır. Onu anmak, dili konuşmaya devam etmektir. Onu anmak, belleği taşımaktır.

Çünkü biliyoruz…
Hakikat öldürülemez.
Dil susturulamaz.
Bellek kaybolmaz.

Ve Apê Musa hala yaşıyor…Halkının hafızasında, sokakların çığlığında, kadınların öncülüğünde, gençlerin inadında…

Diğer yazıları

Noel Baba’nın Sessizliği: Teyfur ve Hafızanın Direnişi – Pınar Taş

Çocukken Bulanık sokaklarında gördüğüm siyah paltolu adam, sırtında beyaz...

Redd-i Miras, kırığın soykütüğü – Pınar Taş

İnsan, yalnızca doğduğu yerin değil, yarım kalmış cümlelerin de...

Tımarhane günlüğü – Pınar Taş

Tımarhanede bugün tören var. Bayrak yine ütülü, akıl yine...

Vasatın muteberliği – Pınar Taş

Ada artık bir harita üzerindeki toprak parçası değil, koskocaman...

Çocuğun çantası ve devletsizliğin gölgesinde yükselen cemaatler – Pınar Taş

Okullar açılıyor. Raflar çocuk ayakkabıları ve çantalarıyla dolup taşarken,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Canlı yayın