yaklaşımlarÖzkan YıkıcıNereye çekersen çek! - Özkan Yıkıcı

Nereye çekersen çek! – Özkan Yıkıcı

Bir ülkeğe, bir önemli şahsiyet gelse, oda sarayın birine gidip de başkanla görüşse, kimse duymasa nedemektir? Devamına bakalım: ülkeğe birisi gelip, başkanlık sarayından birine gidip başkanla görüşürken, başta gazetecileri atlatsa, kamuoyuna görüşen makamın cevap vermemesi normal mı? Soruları artırmak mümkün. Şöyle ki ilişkileri iyi olmamış imajına oynanan ama iyi olan, bir liderin ötekisiyle görüşmek istemesi, ötekinin de randovi vermediği koşulda, ansızın geliş olup sarayla olan görüşme olmasının önemsenmemesi veya haber yapılmama sonucu ilginç olamazmıydı? Belirtiğim gibi, soruları artırmak, merak etmek elbet normal insandaki basit düşüncenin sonucu olmaya aday gelişmeleri sıraladım. Tabi ki bu doğal koşullarda demokratik ülkelerde olması gerekendir. Şeffaflık denilen kuramın hayatdaki karşılığının oluşmasının önemini anlatmak için önemli örneklerdir.

Boşuna lafazanlık yapmadım. Herkesin bildiği, daha doğrusu Türkiey Amerika ilişkilerini biraz bilen kişi, senelerdir Erdoğanın Amerikan yetkilileri ve öözellikle karşılığı olan başkanla randovi istediği, görüşme yapmak için uğraştığını bilir. Yine, Amerikan başkanlarının bazen önemseyip görüşürken, bazen ve son dönemde nedense pek randovi verip saraya çağırmadıklalrına da tanık olduk. Özelikle son dönemde ikinci Trump döneminde Erdoğan görüşmek ve beyaz saraya gitmek için uğraş verdiği de sır değildir. Ama Trump tam kendine uygun poletik karşılıkla davranıyordu. Bunun anlamını zaten Körfez ziyaretindeki istediklerini nasıl adlığını da gördük.

Gelelim son duruma: Trumpun büyük oğlu uçağa binip istanbula gelir. Bunu çoğu hat da hepsi desek yanlış olmaz, kaçırdı. Oysa gelen Amerikanın başkanının büyük oğluydu. Haber yapılmasa dahi izlenmesi gerekirdi. Üstelik Trumpun şirketlerinin ikinci adamı olduğu da biraz araştırılsa bilinecekti. Neyse; kaçırdık diyelim.. sonra Dolma Bahçe sarayına gider. Erdoğanla görüşür. Herhalde birinin gelip de Dolma Bahçe sarayına gitmesinin de ilgi çekmemesine diyecek söz vardır. Tahminler havada uçsa da artık anlamı yoık. Neler konuşulduğu da açıklanmadığı için, sır sıra kadem kalacaktı.

Ansızın basın değil de ana muhalefet liderinden ses yükseldi. Dolma Bahçe sarayında Trumpun büyük oğlu ile Erdoğanın görüştüğünü açıklar. Peşinden klasik pazarlık tekerlemesi duyuldu. Erdoğanın Amerikadan üçyüz Boyink tipi uçak almayı ve bazı uçak modelerinin yenilenmesini önerip randovi istediği belirtildi.

Yine Ankaradan ses yoktu. yanıt Beyaz Saraydan geldi. Olay doğrulandı. Hat da doğrusu üçyüz uçak satışına sıcak bakıldı. Nereden bakarsan yüz milyar dolar üstü para demekti. Buda Trump için hiçde fena siyasal ticaret olalyı değildi. Hatırlayın Körfez ziyaretini: Sudilere, BAE ve Katara “elerinizi cebinize atın” dedi. Yaklaşık yedi trilyon dolarlık silah onlara satı. Önemli ticari ekonomik başarıyla da elerini ovuşturup ülkesine döndüydü.

Şimdi Erdoğan ısrarla randovi istiyordu. Trumpun büyük oğlu ülkeğe geliyor. Dolma Bahçede görüşüyor. Ana muhalefet lideri Özel de bunu açıklıyor. Bizim saraydan ses çıkmadı. Ses, Beyaz Sayaydan çıktı. Doğrulanıp açıklamalarla da nelerin istenip nelerin olanaklı olduğu da belirtildi. Daha da ileri gidilerek, istenen randovinin 25 eylüle verildiği de eklendi.

Özetlenen bu diplomasinin nedemek olduğu net. Ama bizim buradaki hamasi rüzgarcılara da tokat gibi yalandan sıyrılın mesajıydı. Çünkü

Amerikanın güneyde üst kurmasını sanki Amrikanın Türkiye ile savaşacağı palavranın da ötesindeki görüşlerle probaganda yaptılar. Oysa brakın savaşı Türkiye Amerikan ilişkilerinin gğücü ortada. Nato gerçeği var. ama odenli yalan sıkkıp gerçeklerden kopuldu ki Güneye üst kurarak Amerikanın kuzey için tehtip olduğu palavrası dahi sıkılmaktadır. İşin daha da tuhafı, onca akademisyen ve muhalefet kesimi dahi bu olayın yalanına parmak basmıyor. Hamasi belsletilen kitleler de kahvelerde konu etmekten çekinmemektedirler. Oysa son yapılan görüşme ile alınan randovi yeniden şokla uyutulan beyine sert tokatla uyarı niteliktedir.

Başka açıdan: böylesi ilişki ile yapılan ilişkinin adı da malumdur. Dahası da var: Trumpun kızı ve damadının da Libyadaki petrol işiyle ilginenen iş adamının yatında Akdenizde tatil yaptılar. Bu ilişki ağı varken, Amerika Türkiye ilişkileri kesinken, hala Amerika ile Türkiyeği karşıkarşıya getiren probaganda palavralarının da prim yapması tuhaftır. Başka tuhaflık da kurulduğu andan beri Amerikanın Türkiye versyonunu ırkçılıkla oynayan MHP sanki karşıymış havasıyla da itifak lafazanlıklarını sol kesimin Türkiyuede tartışılma zemini bulması da düşünsel travmanın nerelere geldiğinin acı kanıtıdır.

Kısaca: tam bir diplomatik gerçeklik yaşadık. Demokratik olmayan ve sansürün alanının nerelere geldiğinin kanıtıyla bezendi. Ama ülke gerçekleri, oluşan ilişkiler nekadar gizlenirse gizlensin, sonuçta beklenmeyen bir yerden dışa vurur. Bu defa Ankaradan ses geldi. Boyink tipi uçakların alınması ile bazı moderizasyon talebiyle Trumptan oğlu kanalıyla randovi istenmesi. Açıklama yeri de veya doğrulanma merkezi de Beyaz saray. Buyrun, nereye çekerseniz konuyu çekin.

Diğer yazıları

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Canlı yayın