15 Şubat 2026, Pazar
12.8 C
Lefkoşa
.YeniçağHasina ülkeden kaçtı - Özkan Yıkıcı

Hasina ülkeden kaçtı – Özkan Yıkıcı

Son günlerde giderek kanlı iç savaşa doğru Bangladeş gidiyordu. Sokaklarda ayaklanmaya evrilen protestolar vardı. Başbakan Hasine resmen srt önlemler alıyordu. Protestoları durduramama durumunda da olağanüstü durum ve sıkı yönetim ilan ediyordu. Öğrenci ayaklanması ise saraya yönelik işkal hareketine geçiyordu. Saray basıldı ve Hasina resmen helikopterle ülkeden kaçtı. Fakat, kaçış sonon değildi. Belli ki protesto muhalefet hareketi bazı gelişmelere hazırlıklıydı. Ordunun yönetimi veya desteğinde hükümet olmasını kabul etmeyeeğini belirti. Meclisin fes edilmesi talebi de buna ekleniyordu. Kısaca, Bangladeşte, Hasina yönetimi yirmi yıl sonra ayaklanma ile tarihe doğru gidiyordu.

****

Bangladeş olayı, eğer sosyal muhalefetler kamuoyunda etkin olsaydı, medyalar önem verseydi, özellikle iktidar değişim seçenekleri olmadığı değil de olabileceği arayışında bulunsaydı, konu epey tartışılır olurdu. Ama sistem resmen tutsaklaştırdığı esir düşünce nedeniyle halk ayaklanmalarıyla oluşan otoriterleşen yönetimelrin değişimine pek yer vemiyor. Sistemi sorgulamayacak durum arıyorlar. Örneğin, Venezuela seçimleri sonrassında batı medyasında verilen yer ile resmen epey zamandır ayaklanma sürecinde olan Bangladeşi ona yakınlaştırmadı. Bangladeşteki durumu, ancak iş artık çığrından çıktıktan ve Hasinanın artık kaçma sürecinde haber deyeri oldu. Tabi bu konuda daha gerçekçi davranan medyayı bundan hariç tutuyorum.***

Sene başında aslında hem karışık hem de işler normal gibiydi. Bangladeşte seçimler yapılacaktı. Muhalefet protesto edip boykot yaptı. Böylelikle Hasina bir anlamda seçimsiz seçilen yeni dönemine geçti. Yine de fazla protesto yoktu. Konu yeni ayrıcalıklar gündeme gelince ise kıvılcım oluşup hemen sokağa çıkılındı. Klasik bildiğimiz yandaşlama ve rüşvetleme kararıydı olan. Daha önce alınan ve itirazlar üzerine önce durdurulan sonra mahkeme kararlarıyla yeniden gündeme sokulan kararname idi.

Bağımsızlık dönemindeki gazilerin torunlarına önce Y.35 kontejan verildi. Tepkiler olunca, yargı biraz oyaladı. Sonra rakamı geriye çekti. Fakat, tepki oluştuydu. Öğrencilerin kurduğu sivil itihatsizlik dahi içeren kualison heme protestolara girişti. Gerilim yayıldı. Polis kurşun sıkarak göreve çıktı. Ölenler oldu. Dünya pek de konuyla ilgilenmiyordu. Oysa 175 milyonluk yoksul bir ülkeydi olayları yaşayan. Giderek muhalefetin değişik kesimleri de eyleme katıldı. Devlet sertleştikçe, sokaktaki protetolar da yoğunlaştı. Sıkı yönetim veya sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Kontejan rakamı epey geri çekilse de ok yaydan çıktı. Cin şişede sığmıyordu. Her an dışarı vuracak kıvama geldi.

Hasine bazı öneriler yaptı. Görüşmeler teklif ediyordu. Fakat, iş artık kontejanla sınırlı değildi. Ölümler ve baskılar, protestonun şiddetini de artırdı. Talepler de ayrıcalıklardan çıkıp hükümetin istifası istendi. Artık sorun direk yönetim oluyordu. Yirmi yıllık Hasinenin sonuna doğru geliyordu. Öğrenci konseği açıkça istifası ve meclisin fesi isteniyor. Buna tutuklu başta muhalefet liderinin de serbes brakılmasını talep ediyorlardı.

Ünüversitenin öne çıktığı protestoya muhalefet partileri de katıldı. Dahada sıkı yönetim ilan edildi. Bangladeşli koordinasyon komistesi de uymama ve saraya yürüme kararını açıkladı. Karşılık da buldu. Artık ordunun polisle döktüğü kan ayaklanmayı durduramıyor. Yüzlerce ölümden söz ediliyor. Buda muhalefeti, katliyamcıların da yargılanma talebini de seslendirmelerine neden oldu.

Sonuçta, Hasine sarayda konuşma yapmaya hazırlanırken, gelen halk tufanına dayanamadı. Helikopterle ülkeği terketi. Birkaç yıl öncesi Sirilankada olduğu gibi. Konu artık başbakanın kaçışı da olunca, dünya medyası dda konuyu öne çıkarmaya başladı. Ancak, belli ki öğrenci koordinasyon komitesi sokakla taleplerini de belirliyordu. Hasine kaçınca, ordu medyada görününce, geçici hükümetde ordunun başkanlığı veya denetimi fırsatı da oluşturulmaya çalışılındı. Kordinason komitesi hemen “ordunun direk veya desteği olan hükümeti” istemediklerini belirtiler. İktidar partisi dışındaki tüm partilerin olacağı geçici yönetim oluşturulmasını cumhurbaşkanından talep ediyorlar. Aryıca ısrarla meclisin durduğu ve fes edilmesi gerektiği önerisini de vurguluyorlardı.

Bir anda yıkılmaz denilen Hasine, ülkeden kaçtı. Banbaşka bir Bangladeş konuşulmaya başlandı. Ekonominin başına da ikibinaltıdaki Nobel ekonomi ödülünü alan Yunusun konulması önerisini de sundular. Yurtdışında bulunan Yunus bu öneriyi kabul ediyordu. Yunusun da baskılar ve yargılanma nedeniyle yurtdışına kaçtığı da öteki bilgi olarak konulmalıdır.

Şindi, pazarlıklar yapılacak. Cumhurbaşkanı belli ki başka seçeneği kalmadı. Fakat, birden Amerikan ekseninden talepler verildi. Özellikle orduyu tutumu nedeniyle kutladılar. Ek olarak da ordu denetimini seslendirdiler. Bangladeş bu geçiş dönemi iç dinamikler kadar, genel dünya nifus alanı mücadelesinin de ağırlığını taşıyacağı kesin. Ayydın muhalif öğrenci hareketiyle başlayan protestolar, Hasineyi koktuktan indirdi. Şimdi ülkenin geleceği ayarlarına doğru gidişat var. dünyanın ön emli yoksul ülkesi ve birçok devletin ülkede hegemonya kurma kuralları sonucu, epey kritik kararların da olacağı belli.

Doğa afetlerinin yıkımları ve yoksul Bangladeş bir anlamda sermayenin de ucuz emeği ençok kulandığı yerlerden biridir. Otoriter lierlerle iş yapmak ise demokratik oluşumları da engeliyordu. Fakat, tuhaflığa bakın, düne dek Dünya bankası ve İMF resmen Bangladeşi başarılı işler yapan ülke olarak sunuyordu. Buda sermaye gözüyle Bangladeş gerçeğinin yeniden örnekleşen şeklidir.

Bakalım Bangladeş sene başında yeniden iktidarını uzatan Hasineyi halk isyanıyla devirirken, gidişatı nasıl bir rotaya girecek. Tekrar edecem: eğer dünyada muhalete dalgası olsa, seçenekler tartışılsa, halk eylemlerine de gereken önem verilseydi, Bangladeş çok konuşulacaktır. Tam da faşist hareketlerin yükseldiği, sistemin değiştirilemez algısının yaygınlaştığı, siyasetçi seçeneklerde otoriter ve faşist tiplerin normalleştiği dönemde Bangladeş ayaklanmasının sonucu oldukça tartışılması aşartı. Fakat, sistemin aynası ve idolojik aygıtları tek tip anlayışla beyinleri kuşlatı. Bangladeş belki de bazı kıpırtılar sağlar umuduyla..

Diğer yazıları

Pakistan örneği ve Kıbrıs – Özkan Yıkıcı

Haberleri izliyorum. Arada kırık sesler gibi olanlar var. Kıbrıs...

Bir Altı Şubat daha geldi – Özkan Yıkıcı

Son yılların Altı Şubatı, bambaşka bir acıyla hatırlanır oldu....

Jeffrey’den Trump’a, emperyalizmin resmi – Özkan Yıkıcı

Son günlerde iyice ısınan bir dosya var: Epstein. Dosyanın...

Afganistan tetiklemesinden Suriye yangınına gelirken – Özkan Yıkıcı

Bazı gerçekler öyle ansızın gelip de habersiz yakalamaz. Bağıra...

Suriye – Kıbrıs Yelpazesinden – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs’ta yaşamak, Orta Doğu’nun rüzgârlarını direkt hissetmek, emperyalizme bağımlılığın...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,995TakipçilerTakip Et
772AboneAbone Ol

Son eklenenler

Sömürgecilig Goşullarında EKTAM Direnişi – Halil Karapaşaoğlu

6 Şubad 2026 tarihinde DEV-İŞ’e bavlı EMEK-İŞ, EKTAM KIBRIS...

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...

Başkanın tüm tarafları – Fehim Taştekin

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) kontrolündeki stratejik manivela araçlarının neredeyse...

Tek seçenek reddetmek – Serdar M. Değirmencioğlu

Militarizmin, acımasızlığın ve utanmazlığın her gün ısrarla bütün dünyaya...

Laikliği sahiplenmek sınıfsaldır – Korkut Boratav

Sosyalist sol düşün üzerinde sahibi olduğu ağırlığı, küçük parlamento...

Çöp meselesi: Bir sınıf ve mekân rejimi – Ecehan Balta

Şehirlerin bir alışkanlığı var: Kirliliği görünmez kılmak. Çöp poşeti...

Silahlanmada Alman-Fransız rekabeti – Yücel Özdemir

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce, temmuz 2017’de Almanya ve...

Canlı yayın