yaklaşımlarBurak KurtcebeDilin ve Dilsizliğin Sorunu - Burak Kurtcebe

Dilin ve Dilsizliğin Sorunu – Burak Kurtcebe

Tarih yazımı kadar dilin kendisinin de önemi vardır…

Ünlü felsefeci Ludwig Wittgenstein “İnsan dilinin sınırları kadardır” der.

Dil iktidarla bağlantılıdır. Her dönem iktidarda bulunanlar kendi aygıtlarıyla kendi dillerini yaratır önce. Daha sonra da savunularını ve varlıklarını bunun üzerine geliştirir.

Bunla ilgili en güzel tanımlamalardan biri Paulo Freire’nin Ezilenlerin Pedagojisi’nde mevcuttur: “Ezenler, kolonyal ve sınıfsal sömürünün devamı için Mitoslar yaratıyorlar. Ezilenler baskı ve iktidar karşısında bu Mitosları içselleştirip, kendilerine mal ediyorlar. Benimsenip içselleştirilen Mitoslarla birlikte ezilenler kendilerini ezenin gözü ile görüyor ve değerlendiriyorlar. Bu bir kültür çıkarmasıdır. Ezilenlerin bilinci Mitosların işgaline uğruyor. Eğitim işte bu işgalin aracıdır”

Günümüz dünyasında ise iktidar ya da sömüren eğitimi de eline alarak kendi sözcülerini ve devamlılığını üretmektedir. Hatta kendi muhalefetini bile dizayn eden bir noktadadır.

Kelimelerde “ezen” ya da “ezilen” ya da %99’a karşı %1 gibi söylemler kolay görünse de pratikte öyle değildir. Aynı oranda ‘ezildiğimiz’, hatta nitelik olarak aynı şartlarda çalıştığımız başka meslek grubundan dostlarımızı bu oluşturulan dil sayesinde durumlarını anlamamakta, o argümanları kullanarak aynı konumda bulunduğu insandan yana taraf olması gereken arkadaşlarımız, ezenlerin yanında saf tutabilmektedirler…

Egemenler, kendi dillerini oluşturup kendi düşünceleri doğrultusunda alt sınıfları manipüle ederek, olası tepkileri siyasal çıkarlarına kanalize etmektedirler çoğu zaman.
Kıbrıslı Elen burjuvazisinin, Kıbrıslı Elen halkının sömürgeci İngiltere’ye olan tepkisini kendi çıkarlarına olan ENOSİS’e yönlendirmesini bu konuya örnek olarak verebiliriz…

Egemen sınıfların dili ve siyasal yönelimini anlamak, toplumların aldığı kararları anlamamızda da bize yol gösterici olmaktadır…

Toplumun bir dili savunması ya da anlayabilmesinin sınırı “Kurban olmak ile katlanmak ve değiştirmek arasındaki çizginin belirsizliği” içerisinde saklıdır…

Kapitalist değer tarzının “sol” içerisinde de kariyerist ve şekilci olması, sadece iktidarın dilinin ve pratiği üzerinden kendi tepkisini üretebilen, kendi ajandası ve söylemini oluşturamayan o “sol” büyük bir problemdir…

Günümüzde dilin sorunu kadar dilsizliğin de bir sorun olduğu görülmektedir. Muhalefet hiç olmadığı kadar sessiz ve herhangi bir bedel ödemeye ya mecali yok, ya da ödediği zaman bu durumun erdemini anlatacak bir söylemi…

Hayatı dilin başkaldırışıyla, kendi söylemimizi ve eylemimizi ürettiği noktada değiştirebileceğiz…

Diğer yazıları

Sonsuz “Kötü Haber” Döngüsü – Burak Kurtcebe

Siz de önünüze düşen haberler içerisinde yanlışın olduğunu görüyor...

Annan Planı sonrası ikinci tip “entelektüel” tiplemesi – Burak Kurtcebe

Annan Planı döneminde oluşturulan “foncu” ve bir büyük anlatıya...

Sistem bu! – Burak Kurtcebe

Sistem bozuk değil,Ne yazık ki yaşadığımız Sistem bu…Muhalefet iktidarın...

Filler Tepişirken – Burak Kurtcebe

Günümüzde kapitalist sistemin küresel krizi derinleşirken, yönetici sınıfın farklı...

Her zaman haklı olmak: post-modern çağın maskeleri – Burak Kurtcebe

Günümüz dünyasında "haklılık" kavramı, belki de hiç olmadığı kadar...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
824AboneAbone Ol

Son eklenenler

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor – Fikret Başkaya

‘Siyasal iktidar denen şey, bir sınıfın başka bir sınıfı...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Halkların İklim Zirvesi ve nükleer karşıtı mücadele – Mehmet Horuş

Çernobil felaketinin 40. yılı, geçtiğimiz haftanın en önemli gündemleri...

Dolar ve F-35 – Hayri Kozanoğlu

Marksist iktisatçı Lapavitsas, yeni emperyal düzeni “dolar ve F-35’in...

Doruk’tan gelen ses: Hangi taraftasın? – L. Doğan Tılıç

İşçi sınıfı mücadeleleri içinde madencilerin, en başta da terini...

Canlı yayın