yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSorun ne? - Özkan Yıkıcı

Sorun ne? – Özkan Yıkıcı

Geçen hafta genelikle elektrik kelimeli sorunlarla çalkalandık. Gelen net idi. Fakat, yine klasik sonuç alındı. Onca lafa karşın göstere göstere yasa geçirildi. Eline yetki de alınarak işi yasal yola da soktular. Bugün de “meclis” evet dedi. Elsen resmen tek başına kaldı. Kimse bana lafazanlık yapmasın. Hele de son günlerdeki gelişmeler de olayın başka yüzünü de gösgterdi. Sanki yasa yeni geliyormuşçasına, bazı örgütler CTP öncülüğünde bir bildiri yayınladı. Oysa söylediklerinin önceden çoktan olup yasa meclisteyken gerçekleşip pratiğe sokulması gerekirdi. Bu başka mesajların sinyalidir. Nitekim, yasa meclisteyken dahi birielri ATufanın bu işi kulanıp bazı yerlere mesaj vereceği beklentilerinde bulunuyordu. Sonuçta Elsen tek kaldı. Bazı laflar oldu. Ama medya dahi inanılmaz bombardımana tutu. Kimse yasanın neden gündeme geldiğini, neden ihalesiz kularına geçileceğini sorgulamadı. Öyle bir örnek de vardı ki kısa zaman önce yakıt ihalesizlikteki buharlaşan milyonların da dosyası meclis komisyonunda bulunurken yaşanıyordu. Kimse tınmadı. Öyle ki yasanın özü ve siyasal gerçekliğe karşın, çoğu kesim sonuçtan memnun. Ahali elektrik kesilmedidği için, koltukçular yeni bir talimatın yasal ayağını fazla zarar almadan hem de istedikleri şekliyle geçirdiler. Ana muhalefet ise bazı örgütlerle toplanıp adını da “ortak akıl” deyip oda primini moral gazıyla taraftarlarına verdi. K. Kıbrıs yeni bir yapılanış sürecini pek de sancı yaşamadan gerçekleştiriyor halde ilerlemektedir. Metin Fevzioğlu herhalde bukadar kolay sorusunu da sormadı. Çünkü öğrenmişdi ki lafazanlıklar dışında bir şey yok. Hele hazır haldeki sistemin muhalefet rolunu yapanların sisteme karşı olmayıp gaz almakta oluşlarını da iyi hesapladı. Öyle ki nerede ise tüm medya kesilen elektrik kozuyla sendikalara saldırdılar. Tüm suçu algısal basit operasyonlarla bunu da başardılar. Kısaca, birkaç kişi ve bazı örgütler dışında herkes payına düşeni aldı. Hele ana muhalefet beklediği sırayı belli ki daha erken alma şansına da ulaştı.*****

Önce belediyeler reforumu dendi. Anlatmaya çalıştık. Bunun reforum falan olmadığını söyledik. Kanıtlarıyla belirtik. Bunun yine faturasını halkın ödeyeceğini de ekledik. Nitekim sadece bazı belediye çalışanları dışında kimse hamle yapmadı. Sokakta bazı belediye çalışanları kaldı. Öyle bir probaganda yapıldı ki tutmaması mümkün deyildi. Çünkü eleştirenler ne seçenek nede genel nedene dokunuyorlardı. Belediya çalışanlarının bir kısmı gelecekelrini sorguluyordu. Oda hep verilip tutulmayan sözler kuralıyla aşıldı. Şimdi faturalar şiştikçe şişiyor. Kimse tınmıyor. Daha doğrusu dün konuşulan belediyeler hikayesinin sonucu olduğu akılarına gelmiyor. Konuşursa bir avanta kaybetme zayıflığı vardı.

Bu gibi olaylar hep böyle gerçekleşti. Onun için talimatı çakan hakaretle de açıklasa, genel bir direniş olmalyacağı hele de sistemi eleştirecek boyuta gelmeyeceğini pratiklerle anladı. Onun için eskiden beri bilinen, birçok siyasal partinin de döşenmesinde taş koyduğu elektrik konusu da böyle gündeme geldi. Öyle bir geldi ki bunu giderayak ile bitirmek istiyorlardı. Bir 15 MLayıs korkusu vardı. Öyle de oldu. Şimdi yasalaştırp kolay kolay geri adım atılamayacağı, Kıbrıs sorunu çözülse dahi kabullenecek kritere soktular. Ama, medyamız gayet güzel rol oynadı. Elektrik özeleşmesin diyenlerin dahi desteği şu veya byu şekilde alındı. Şu yalan da hep tutuyor nedense; dünyada elektrik hep özelleşiyor. Hani Neoliebral algı tutsaklığı var ya burada da cahilce de olsa gerçekleşiyordu. Sömürgecilik ve Neoliberalizmin adeta cenderesinde sıkışıp kaldık. Aksa ise net oynadı. Buraya nasıl geldiği ve neleri aldığı ortada. Hala K. Kıbrıs kamuoyu alım  garantisinin dahi ne olduğunu bilmeme durumundadır. Konuşulmadı bile. Kurumsal sorgulama yerine istenilen konuyla kalınıp birden tersdüz olma tuşu birkez daha yaşandı.

Bir de klişeleşmiş kavram bilgiçliği de kulanıldı. “Ortak akıl”. Doğrusu öyle bir yerde kulandı ki düne dek Elsenin yanında olmayanların aklıyla da ortaklaştırıldı. Bir anlamda geçirilen yasanın önemini örtme ortaklaşma buluşma halinde yaşatıldı. Kimse anlamadı. Artık yasa geçti. Tufan bey klasik ezberiyle “mahkeme” diyor. Oysa imar yasasında da yaşadığımız gibi mahkeme sonlana dek imzalanacak anlaşmalar geçerli olacaktır. Hele de giderayak AKP gerçeği de varken. Şimdi sıra başka alanlara da gelecek. Yalnız geçirilen yasa salt elektrik Aksa ayağı ile yetinmiyor. Genel bir yasadır. Limanlardan öteki kurumlara geçerli hali vardır. Şimdilik Limancılara söz verildiği için susuyorlar. Ama iş bitince kim bilir ne diyecekler. Hele de atanmış ve birçok bekleyen dosyasıyla Ünal beyin direnme gücü yok. Ama bol keseden yalan atma şansı da var. Medya bunu kulanmaya, yandaş da inanır gibi davranıp savunmaya hazırdır.

Hala medya ısrarla elektrik kesintisine takılarak gerçeklerin görünmemesi rolunda duruyor. Elsen ise yalnız kalmanın yenilgisini yaşadı. En azından direnç olarak katılım yoktu. Medya destek vermedi. İmza atıp bildiri yayınlayan örgütler dahi yaşanan pratikte hiç destek mesajı vermeyen kuruluşlar dahi vardır. Özelikle güdük işbirlikçi sermayedarlarımız hep “kendimize de pay” sırasında umutlanıp duruyorlar. Küliğe olayında öyle olmadı mı?

Peki, sorun ne? Biz hala gerçeklerle konpuşmaktan hep kaçtık. Yanlışlar üzerinden kurumsalaşan sistemden nemalanıp devamı adına olguları deyerlendirildi. Sömürgeciliği, Türkiyenin ilhaklaşma adımlarını, emperyalizmin neoliberal kurumsallaşmasını gelişmelerde hiç dikate almadık. İflas eden görüşler hep doğruymuş gibi savunuldu. Bundan faydalanan potansiyle kitle de oluştu. Aksa yolu da böyle başladı. Önce olmaz, sonra da elektrik kesintileriyle sığınıp konudan uzaklaştırıldı. Bunun resmi bir politika olduğunu görmek istenmedi. ANormalikler normal gibi kabulendi. Kazanılıyor, kazanma yöntemleri de alışıldı. Sistem devam etikçe, ayni şartlar yaşanacak. Hala sosyal mualefet ve seçenek yoktur. Herkes bundan nemalanmak veya kaybetmemne noktasındadır. Bir de sosyolojik olarak çok karışık bifus yapısı da var. Onun için politik deneyimi olmayan hep bekleyen şartlarda bunlar yaşanmaya devam edecektir.

Diğer yazıları

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından günümüze – Özkan Yıkıcı

Şu itirafı yaparak konuya gireceğim: Sürekli makale yazmaya başladığım...

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

Parlamento seçimlerine günler kaldı – Özkan Yıkıcı

Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimlerine günler kaldı. Ayın son...

1 Mayıs daha geride kalırken – Özkan Yıkıcı

dünyada bir gün vardır ki resmî kıskançlıktan sıyrılarak meydanların...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...
4,394BeğenenlerBeğen
1,480TakipçilerTakip Et
3,964TakipçilerTakip Et
829AboneAbone Ol

Son eklenenler

Savaş imparatorluğu ABD: İran’ın stratejik savunma taktikleri – Volkan Yaraşır

İran savaşı ateşkes momentiyle yeni bir aşamaya geçti. Savaş...

Katledilmelerinin 54’üncü yılında onlardan ilham almaya devam ediyoruz – İhsan Çaralan

Bugün 6 Mayıs 2026!Deniz, Hüseyin ve Yusuf’un vahşice katledilerek...

Deniz olmak ve Denizleri aşmak… – Mustafa Yalçıner

Hedef belirten sloganı biliyorum. Tabii ki “Deniz olunmalı”!Hedefini “Deniz...

Filistin’den Kürecik’e Denizlerin mirası – Yusuf Karadaş

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idamlarının her...

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından günümüze – Özkan Yıkıcı

Şu itirafı yaparak konuya gireceğim: Sürekli makale yazmaya başladığım...

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

ABD, Çin ve Rusya’nın gözü Orta Koridor için Erivan’daki AB zirvesinde – Ceren Ergenç

Erivan’da AB-Ermenistan zirvesi gerçekleşiyor. Bu zirve, dün yine Erivan’da...

Kıbrıs’ta güvenlik ikilemi: Hristodulidis ve hızlanan silahlanma yarışı – Yonca Özdemir

Hristodulidis, sözünü ettiği “işgali” bir barış anlaşması yoluyla da...

Canlı yayın