yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKral tarihe gömülürken, Yunanistan'dan bazı hatırlatmalar - Özkan Yıkıcı

Kral tarihe gömülürken, Yunanistan’dan bazı hatırlatmalar – Özkan Yıkıcı

Geçen günlerde Yunanistanın son kralı ikinci Kostantinos hayata gözlerini yundu. Kralık Yunanistanda çoktan kalktığı için de haber pek de önemsenmedi. Doğrusu da buydu. Yaşarken ki yaşadığı siyasal yok olmadan sonra ölümü de elbet fazla deyer bulmayacaktı. Sadece Yunanistanda bazı yorumlar yapıldı. Geçmişteki tarihi yakın bilgiler de çizildi. Bunlar bizi bazen hatırlatılma noktasına taşıdı. Yakın tarihle olanlar ve direk Kıbrısla da alakalı olmaları nedeniyle, ek olarak bu yazıyı yazmama neden oldu. Çünkü, unuturarak yeniden tarih yazma resmi idolojik duruşumuz hep durmadan karşımıza geliyor. Yunanistanı ise hep karşıt koyup hat da orada olanları dahi bilmeden “düşman kategorisiyle” ele aldığımız düşünce şeklini kültürleştirmeğe dek getirdik.

Bu ölçekler ışığında Yunanistanın ikinci kral Kostantini ölürken, Yunanistan basınında çıkan bazı hatırlatıcı yazılardan ufak seçkiler yapmaya çalışacam.***

Yunanistan Kralı ikinci KOstantin öldü. Haber deyeri pek olmadı. Zaten tahtını çoktan kaybeti. Yunanistan yirminci aşırın önemli kısmını hep Cumhuriyet ve kralık mücadelerine de tanık oldu. İkinci Kostantinos ise son kralı oldu. Kral Kostantinin özellikle atmışlar ortasındaki dönemi “ki ayni zamanda son dönemidir” oldukça çelişkilerle dolu geçti. Kıbrıs sorununun en canlı geliştiği ve Yunanistan iç denkleminde Pasok ile cunta ikilemine üçüncü ayak olarak Kral da vardı. Nitekim, Kıbrıs bakımından da önemli avşak olan 67 yılı oldukça önemlidir. Önce Albaylar Yunanistanda darbe yapıp Papandreuyu devirdiler. İkinci Kostantin karşı çıkmadı. Sonradan bu darbenin ABD merkezli olduğu da kanıtlandı. Kral tepkiler üzerine harekete geçti. Ordu içinde deniz ve hava kuvetlerinin desteğini almış gibiydi. Kara kuvetleri destek vermedi. Yılın sonunda bu denklem kurulurken, Türkiye Yunanistan gerilimi tırmandı. Kıbrıstaki Köfünye olayı hem Yunanistanda hem de Kıbrısta bazı taşların oynanmasında ters etki yaptı. Hemen ekleyelim: Yunanistan Cuntası Kıbrıs cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makariyostan Grivası savunma bakanı atamasını istiyordu. Oda olmadı.

Sonuçta, Köfünye saldırısıyla hem Yunanistanda kralın darbe girişimi engelendi veya yapmasını erteledi öte yandan Kıbrısta Grivas Makariyos çelişkisinin de büyümesine neden oldu. Gerçi günümüzde Kıbrıstaki sağ kesim geçen zamana da güvenerek, çelişkinin olmadığı deneme tavrını koymaya çalışıyor! Ancak, Yunnanistanda darbeyi geciktiren Kral sonradan Cuntanın tavrıyla ülkeden kaçtı. Üst eklemeyi de ben yapayım: gerek Türkiye Yunanistan Kıbrıs denklemi gerek se israilin Ortadoğuda arap devletlerini yenmesi sonucu artık ABD direk bölgede üstünlük hegemonyasını net şekilde kurdu. Bu kurma ise en başta Kıbrısta var olan kapalın abluka politikasının kırılmasını ve iki kesim arasında yumuşama dönemine geçişte Amerika önemli rol oynadı. Yunanistan cuntası da sırtının Amerikaya dayadı. Ayni şekilde Türkiyede de Demirel Natoyla ilişkilerini daha üst düzeye çıkardı.*****

Görüldüğü gibi salt şu saldırı veya şu demeçle Kıbrıs sorunu açıklanamaz. Özelliklem karşıt çizgisine konuşan Yunanistanda ve Türkiye gerçekleri de gelişmelerde önemli aktgı koydu. Hele günümüz emperyalist güçler blokunun Ortadoğu durumu da belirliyecilikte önemli rol aldı. Yeri geldiğinde  Sovyetler de kendini hisetirdi. Örneğin, herkesin ağzına sakız yaptığı COnson Mektubu veya 74 darbesi sonrası Türkiye müdahalesinde Sovyetlerin rolü da olduka etkili oldu.

Bir başka hatırlatma da Kurtuluş savaşında Yunanistanda kralcılar seçimi kazanınca Ankaraya yürüme kararı aldılar. İngiltere karşı çkıktı. Buna sırt çevirdi. Bu çelişkinin de Mustafa Kemal tarafından doğrun deyerlendirildiği bilgisi de pek yazılıp çizilmez. Hele Kurtuluş savaşındaki Sovyetler Birliği desteği hiç belirtilmek istenmez. Böylesi bir yakın tarih ezberi gerçeği vardır.

Kısaca, Yunanistanda Kral ikinci Kostantin artık yaşamıyla da dünyaya veda yaptı. Ama, onun son kralık yılarında direk KIbrısın da içinde olduğu çalkantılı dönem yaşandı. Bu bilgielri de yanyana getirince, şu hamasi ezberimizin çoktan yerlebir olması gerekirdi. Onun olmaması içinde hep unuturma ve yok sayarak yalanı hamasileştirme tarihine hep ihtiyaç duyulmasını sağlamaya çalışıyorlar.

Diğer yazıları

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından günümüze – Özkan Yıkıcı

Şu itirafı yaparak konuya gireceğim: Sürekli makale yazmaya başladığım...

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

Parlamento seçimlerine günler kaldı – Özkan Yıkıcı

Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimlerine günler kaldı. Ayın son...

1 Mayıs daha geride kalırken – Özkan Yıkıcı

dünyada bir gün vardır ki resmî kıskançlıktan sıyrılarak meydanların...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...
4,384BeğenenlerBeğen
1,477TakipçilerTakip Et
3,965TakipçilerTakip Et
828AboneAbone Ol

Son eklenenler

Savaş imparatorluğu ABD: İran’ın stratejik savunma taktikleri – Volkan Yaraşır

İran savaşı ateşkes momentiyle yeni bir aşamaya geçti. Savaş...

Katledilmelerinin 54’üncü yılında onlardan ilham almaya devam ediyoruz – İhsan Çaralan

Bugün 6 Mayıs 2026!Deniz, Hüseyin ve Yusuf’un vahşice katledilerek...

Deniz olmak ve Denizleri aşmak… – Mustafa Yalçıner

Hedef belirten sloganı biliyorum. Tabii ki “Deniz olunmalı”!Hedefini “Deniz...

Filistin’den Kürecik’e Denizlerin mirası – Yusuf Karadaş

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idamlarının her...

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından günümüze – Özkan Yıkıcı

Şu itirafı yaparak konuya gireceğim: Sürekli makale yazmaya başladığım...

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

ABD, Çin ve Rusya’nın gözü Orta Koridor için Erivan’daki AB zirvesinde – Ceren Ergenç

Erivan’da AB-Ermenistan zirvesi gerçekleşiyor. Bu zirve, dün yine Erivan’da...

Kıbrıs’ta güvenlik ikilemi: Hristodulidis ve hızlanan silahlanma yarışı – Yonca Özdemir

Hristodulidis, sözünü ettiği “işgali” bir barış anlaşması yoluyla da...

Canlı yayın