yaklaşımlarYılmaz ParlanÇATI çöktü ZEMİN de çökmek üzere - Yılmaz Parlan

ÇATI çöktü ZEMİN de çökmek üzere – Yılmaz Parlan

Önce Hükümet bozdular hükümet kurdular. Parti içi polemikler, kurultay kavgaları ile dikkatleri dağıtırken, milletvekillerini ayartmayı ihmal etmediler.

Sonra UBP kurultayına direk müdahale edip başkan adaylarını çekilmeye zorlayıp istedikleri adamın Başbakan olmasını sağladılar.

Her ay sonu maaş alamama sendromunu insanlara bilinçli olarak yaşattılar.

“Bizi seçmezseniz maaş alamazsınız”

Son olarak bunu sistemin emniyet sübablarından olan siyasi tetikçi müsteşara yaptırdılar. “Maaşları ödemede sorun olabilir”

Panik butonunun çıtasını adım adım yükselttiler.

Her ay sonu bakanlar vasıtası ile yaptıklarını bu kez tetikçi müsteşarı kullanarak insanları “Maaşlar ödenemeyebilir” sendromunu yaşatarak korku politikasını bir adım ileri taşıdılar.

Türkçesi “Bizi seçmezseniz maaş alamazsınız” politikasını devreye soktular.

ÇATI’nın çöktüğü görülmesin diye seçim gongunu çaldılar

Ekonomide işler iyice sarpa sarınca istifa oyunu hayat buldu hükümet istifa etti ve Kıbrıslıların en sevdiği şeyi yapıp seçim gongunu çaldılar.

Öyle ya Kıbrıslılar seçimlere oldum olası loto toto gibi bakmışlardır “O kazanacak bu kazanacak kim kazanacak”

Bizi çok iyi etüd ettiklerinden sosyal medyaya videoyu servis ettiler. Orda da durmadılar. Bütün gözler videoya odaklanmışken hiç beklenmedik bir anda tüp gaz ve benzin satışlarının durdurulduğu açıklandı.

Bu sefer golü tam 90’a çaktılar. Gol ki ne gol!

Organize işler bunlar

İnsanlar panik halinde gaz bayilerine ve istasyonlara hücüm etti. Bir anda 70’li yıllara döndük temel ihtiyaçlar kaşla göz arasında piyasadan çekilmişti.

Panik doruktaydı ve organize işlerdi bunlar.

Hayatta hiçbir zaman tesadüflere yer yoktur.

Çok iyi planlanmış bir toplum mühendisliği daha devredeydi.

Pandemi ile birlikte Kıbrıs’ın kuzeyinde Ekonomik ve Siyasi ÇATI çökmüştü.

Durumun artık sürdürülebilirliği yoktu. Kısır döngüye girilmiş durmaksızın zam yapılıyor TL mum gibi eriyordu.

Bütün çaba ÇATI’nın çöktüğünü perdeleme, saklama çabasıydı.

Bunu da yukarıdan aşağıya saydıklarımı tek tek yaparak şu ana kadar başardılar.

Kıbrıs’ın kuzeyinde ÇATI çökmüş ZEMİN de çökmek üzere

Skandal videonun ardından gaz tüpünü ve petrol satışını bir anda durdurarak paniği maksimuma çıkarıp bütün dikkatleri dağıttılar. Ekonomi de panik yaşanırken Reisin en yüksek emir subaylarından olan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar son talimatları almak için Ankara’ya uçmuştu bile.

ÇATI orda da burda da çökmüştü bütün çabalar görülmemesi içindi.

İnsanlar açtı, intihar haberleri gazetelerde sıkça yer alıyor, gazeteler çalıştığı yerden para ya da yaşamak için birşeyler çalan haberlerden geçilmiyordu. Fakirlik tavan yapmış ufuk da çözüm de görünmüyordu.

Kıbrıs’ın kuzeyinde ÇATI çökmüş ZEMİN de çökmek üzereydi.

Çark böyle dönüyor işte

Meclisteki siyasi partiler ise sistemin parçası olduklarından gong çalarken seçim oyununu oynamak için parende alıyorlardı. İşleri bu rolleri bu ama bilinsin ki hiçbirinin bu soruna çözümü yoktur.

Vekillerimizin hamaset dışında ekonomi ile en ufak bir bilgileri yoktu. Zaten dikkat ederseniz tek söyledikleri “Erken Seçim – İktidarrrr olacağız” naraları dışında bir şey söyleyemiyorlar.

Rejim toplum mühendisliğini ileriye taşımış önce video servisi ile dikkatleri dağıtma ardından aniden petrol satışını organize bir şekilde durdurmuş ve halkın panik halde istasyonlara akın etmesi sağlanmıştır.

İnsanların getirildiği nokta “Benzin olsun da kaç para isterse olsun.”

Ardından okkalı bir zam ne olur ne olmaz diye de tedbiri elden bırakmıyorlar birini satıp diğerini satmayıp sizi panikte bırakıyorlar çünkü panik olan toplumları yönetmek çok kolaydır tepki bile veremez. Okkalı zamma veremediği gibi…

Çark böyle dönüyordu ve organize işlerdi bunlar.

Sizin istasyonlara hücum etmenizle aradıkları kaynağı yani parayı da bulmuş oluyorlar ve rejimin çarkları sizin sırtınızdan dönmeye devam ediyordu.

Kriz yok ÇATI çöktü

Ülke yangın yerine dönmüş ama Cumhurbaşkanı ülkede bile değil bir başka dünyada geziyor güya dünya barışına katkıda bulunmuş da TC’de ödül üstüne ödül veriyorlar kendisine .

Yaptığı konuşmalarda bugünle ilgili en ufak bir düşüncesi yok geçmişte takılı kaldı arkadaş hep dünde hep geçmişte yaşıyor.

Muhalefet ise “Kriz var” edebiyatına soyunuyor. Halbuki Kriz yok ÇATI çöktü. İşte hep birlikte rejimle birlikte hareket edip bunun görülmesini ya da dillendirilmesini engellemeye çalışıyorlar.

“Seçimlerle Kıbrıslı Türkler kendini kurtaramaz”

Tüm bunlar yaşanırken Avrupa parlamento üyesi AKEL milletvekili Niyazi Kızılyürek sol muhalefete seslenerek tarihe önemli bir not düşüyordu. “Seçimlerle Kıbrıslı Türkler kendini kurtaramaz. Kıbrıslı Türkler her şeyiyle AB’ye yönelmeli, ancak bu şekilde oradan alacağı destekle varlığını sürdürebilir. Sadece seçimlere katılarak, KKTC Meclisi’ne girmek için can atarak Kıbrıslı Türklerin özne olmasının mümkün olmadığını, federalist solcu liderliklerin Brüksel’e giderek baskı yapması, ilişki kurması, hak talep etmesi gerekiyor” diyordu.

Kırmızı pasaport, AB politikaları ve YKP

Bu açıklama ayni zamanda Yeni Kıbrıs Partisinin 1990’dan beri yürürlüğe koyduğu Kırmızı pasaport – AB politikalarının doğruluğunu teslim ederken Kıbrıs’ın kuzeyinde seçimleri Boykot etme politikasının da haklılığını tescil ediyordu. Öyle ya nüfus yapısı değiştirilmiş bütün köşe başlarının tutulduğu bir yerde sabah akşam seçim yapsanız ne yazardı!

Tatar adaya dönerken çantasında ne var

Cumhurbaşkanı Tatar Ankara’dan talimatlarını alarak adaya döndü. Çantasında UBP’de kim başkan olacak, kim başbakan olacak, kimler yeni hükümeti kuracak, kimler bakan olacak ve olacak olan seçim tarihi vardı!

Yaşanan skandal sonrasında ne demişti Başbakan Saner “Pazartesi son kararımı açıklayacağım.”

Türkçesi adaylığı çantadan çıkacak karara bağlı. Siz bu satırları okurken sonucunu da öğrenmiş olacaksınız. Reis yola onunla devam edeceğiz derse aday olacak ama bir başkasını işaret etti ise siyasi hayatını noktalayıp evceğezinin yolunu tutacak!

Muhalefet ise nefesini tutmuş ellerini ovuşturarak açıklanacak seçim tarihini bekliyor yani hükümet olmak için sıralarını bekliyorlar!

Fakirleşme tavan yapıyordu

Biz ise hala bu ülkede özgür seçimler var diye kendimizi kandırıyoruz. Ayni tablo 47 yıldır yaşanmasına rağmen ders almadan yenilen pehlivan güreşe doymazmış misali oyuna devam ediyoruz.

Tüm yapılanlar çöken Ekonomik ve Siyasi ÇATI’nın görülmesini engellemek içindir.

Başbakan Saner’in videosu piyasaya sürüldüğünden beri ne kadar fakirleştiğinizin FARKINDA MISINIZ?

Sadece Benzin zammına bakarak bunu görebilirsiniz ve deprem henüz bitmedi sizler Başbakan Saner’in Pazartesi açıklayacağı karara odaklanırken yeni bir zam dalgasını tekrardan size yaşatacaklar.

Gözleriniz Tatar’ın çantasından çıkacak kararlara odaklanmış olacağından size golü bir daha atacaklar ve 90’a golü yine yiyeceksiniz!

Bu ülkede ÇATI çökmüştür Zemin de çökmek üzeredir.

Sorunun teşhisini doğru saptamazsanız çözümünü de bulamazsınız!

Muhalefet ise “Kriz var” politikasını gündemde tutarak sorunu perdelemeye çalışmakta papağan gibi ayni şeyleri söylemekte “Erken seçim – İktidarrr olacağız”

Bu ülkede özgür seçim yoktur sadece seçim oyunu vardır. Bu gerçekle yüzleşilmediği sürece çöken ÇATI’nın kalasları ve de başımıza başımıza düşen kiremitlerin altında kalıp ezilmeye, büzülmeye ve de düzülmeye devam edeceğiz!

Başkan Erdoğan’dan çok tehlikeli oyunlar

Türkiye de ise başkan Erdoğan çok tehlikeli bir oyun oynayarak esas ÇATI’nın çöktüğü yerde bunun görülmemesi için çok tehlikeli bir oyun oynayarak önce Suriye topraklarında askeri operasyon düzenliyor ardından Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını talep eden AB Büyükelçilerini istenmeyen kişiler ilan ederek “Ülkeyi terk etmeleri için dış işleri bakanlığına talimat verdim.”  Bu ayni zamanda bir diplomatik savaş ilanıydı ama daha ötesine de dönüşme riski taşıyordu. Tüm diktatörler gibi Erdoğan da gitme noktasında gerilim politikalarına sarılıyor çaresizlikten bundan medet umuyor ipi gerdikçe geriyordu.

Tüm bunlar hafta içinde yaşanacak depremin artçı sarsıntılarıydı. ÇATI çökmüştü ama ZEMİN de çökmek üzere!

Diğer yazıları

Bir atama ritüeli ve boykot – Yılmaz Parlan

Hep hareket halinde ama hep ayni yönde hareket eden...

Güzellemeler diyarı ve Dümbük – Yılmaz Parlan

Sosyal medyayı takip ediyorum, profilini değiştiren değiştirene.‘’Büyük lider, kahraman,...

Kimliksizler ve AB değerleri – Yılmaz Parlan

 Kendilerini Kimliksiz tanımlayan bir grup insan güneyde Kimlik dairesinin...

KTÖS’ün Rejimle Dansı – Yılmaz Parlan

Bir süre önce KTÖS ve 10’ncu Köyü yazmış sendikanın...

Kapılar ve istirdat politikaları – Yılmaz Parlan

Son zamanlarda aydın bildiğimiz bazı kişiler Sınır Kapılarının açılmasına...
4,322BeğenenlerBeğen
1,443TakipçilerTakip Et
3,966TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

ABD, Çin ve Rusya’nın gözü Orta Koridor için Erivan’daki AB zirvesinde – Ceren Ergenç

Erivan’da AB-Ermenistan zirvesi gerçekleşiyor. Bu zirve, dün yine Erivan’da...

Kıbrıs’ta güvenlik ikilemi: Hristodulidis ve hızlanan silahlanma yarışı – Yonca Özdemir

Hristodulidis, sözünü ettiği “işgali” bir barış anlaşması yoluyla da...

1 Mayıs ve Düşündürdükleri – Şener Elcil

Kıbrıslı emekçilerin 1958 yılında 1 Mayıs’ı ortak olarak kutlamalarının ardından, NATO’nun...

ABD-Meksika arasında yeni kriz – Ertan Erol

Trump yönetimi ile birlikte artan ABD müdahaleciliğini, kısa vadeli...

Parlamento seçimlerine günler kaldı – Özkan Yıkıcı

Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimlerine günler kaldı. Ayın son...

Emperyalizmin çıkmaz sokaktan kurtulma stratejisi – Prabhat Patnaik

Eğer neoliberalizm bu sürecin tersine çevrilmesini başlattıysa, Trump stratejisi...

Canlı yayın