yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBeklenen müjdeden rehavet rahatlamaya dönüş – Özkan Yıkıcı

Beklenen müjdeden rehavet rahatlamaya dönüş – Özkan Yıkıcı

Pazartesi ikindisi televizyonun başına geçtim. Öyle ya ayladır Erdoğanaın kamuoyunu  hazıladığı müjde  açıklamaları oolacaktı. Tam ddevlet heyetiyle yapılan çıkartma, adeta önemli siyasaal mesajın işareti gibiydi. Aylar öncesinden Erdoğaan, Kıbrısa gelip önemli siyassal açıklama yapacağını tekrar tekrar belirtiyordu. Üstelik, bunları taşlanıran adımlar da gerçekleşiyordu. K. Kıbrısın yönetiminin elinden birçok yetki alınıp, direk Ankaraya geçiriliyor. K. Kıbrıstaki kurumsal çalışmalar yine Türkye merkezli hale geliyordu. Baskılar artıyor. Türkiye girişlere dahi engeler konulmaya  başlandı. Gelgit ziyaretleri iyice artırıldı. Tam bir bütünleşme bağımlı ağa yönelik geçiş oluyordu. K. Kıbrısta yurtaş yapma hızlanırken, diyanetin yetkilri anayasa engeline rağmen epey artırılıyordu. Buna, Erdoğanın ziyareti ve müjdeler de gelince, elbet şüpelerin beklentiyle olması da normaldi.

Türkiye gelişmelerini iyi bilen ve buna bağlı bazen açıklanan müjdelerin koşulların ters gitmesiyle de nasıl hiçelendiğini de biliyordum. Bunun örneklerini de yaşadım. Bu nedenle, gelişmelerle oluşan tehlikeleri işaret ederken, erken açıklanaan bazı müjdelerin de olmama olasılıklarına da tanık olduğum oluyordu. Bu nedenle tehlikeleri anlatırken, mutlak şu olacak öngörüleri  pek belirtmemeye çalıştım. Bu arada Barçın inanç gibi deneyimli gazetecielrin de Kıbrısla alakalı bazı uyarılarını kulağımın bir yerine koydum. Doğruydu, Kıbrıs sistem için birincil konu deyildi. Erdoğanın fırsat kulanma alanı olarak olasılıklardaydı. Üstelik, dış politika ille iç muhalefeti peşiğne takma şansı da Kıbrısta mevcuttu. Nitekim, Kemalistler ve itihatcılar, Erdoğanın Kıbrıs müjdelerini öylesine ters algıladılar ki sıkılmadan “taviz verecek, federasyonu savunacak” gibi saçmalaıkları dahi söylediler. Merdan Yanardağ gibi…

Sonuçta Türkiye Cumhurbaşknı Erdoğan mecliste konuştu.müjdesi sadece Tatara saray yapma olarak belirti. Parlementoya da yeni bina için bal çaldı. Bir anda yüklenen mesajlar, birden rahaytlama getirdi. Bu önedenle müjdenin öteki yüzü kaçırıldı. K. Kıbrısta çenberin daha da daraltılacağı mesajı da çakıldı. Şimdilik bunu pek yorumlayan olmadı. Beklenen ağırlıkta siyasal mesaj gelmemesi, yorumları da yumuşatı. Fakat, okçuluktan, mehteran önünde yürüyen işbirikciler de derin nefesle yeni kök

Şklerinin rüyasına çoktan geldiler.

Gazetecilr ve akademisyenler konuştu. Yine birçok gerçeklerden kaçtılar. Onlara bir nazik önerim var: Fehim Taştekinin Duvar Gazetesindeki Pazartesi günkü yazısını okusunlar. Kıbrıs türkiye eksenli bu makalede birçok kendilerinin yazmadığı gerçeklerle yüzlesinler. Çünkü, genellikle birçok çevre haklı olarak, konuyu anlama adına buradaki gazetecilere baş vururlar. Kaynak olarak kulanırlar. Bizimkiler de dolanır da dolanır. Bir türrlü genel gerçeğe gelmezler. Sonra beklerler ki kendi söylemekten kaçtıklarını başkası söylesin. Halbuki kendi kısır bilgileri, sonradan karşı tarafın bunlarla yorum yapıp eksik kalacakları da kesindir. Onun için özellikle burada medyacılık ve akademisyenlik yapıp medylarda konuşanlara Fehim Taştekinin yazısını okusunlar. Sonra düşünüp, kendilerinin bunun kaçta kaçını söylediklerine bakınlar.

Sonuçta, Erdoğan mecliste konuştu. Müjdeden saraay çıktı. Birçok başka mesaj da vermek istediği kesin. Koşulların onu engelediği aanlaşılıyor. Yine de durum deyişmedi. Hele de K. Kıbrıs müdahaleleri artırma geleceği de kesin. Müjde erken vermenin bazen böyle sonuçları olur. Aynen Kürtlerden müjde gelecek derken, tutuklu askerlerin cesetlerinin gelmesi veya yakalanıp getirilecekler dneilirken, yakalanmamaları müjdesine bizim müjde benzedi. Yine de Tatara uçmak için saray hülyası da yetiyor.

Diğer yazıları

Siyasal iklimde sıcak günler dokunurken – Özkan Yıkıcı

Son birkaç gündür, kendi mahallemde Kıbrıs’la alakalı siyasal sıcak...

Görünür, görülmezlik altında gerçekleri arama hamleleri – Özkan Yıkıcı

Etrafımızda savaş var. Savaşın yükü bize dek çoktan geldi....

Duruş ve söylem çelişkili yaşamdan seçkiler – Özkan Yıkıcı

İnsanlar bazen konuyu bilerek tavır geliştirir. Bazen önüne konan...

Kısa bir hatırlatma – Özkan Yıkıcı

Geniş Orta Doğu coğrafyasında savaş sürüyor. Emperyalist hegemonya ile...

Konuyu ele alırken – Özkan Yıkıcı

Bilmem farkında mısınız: Hele de son yaşanan olayları da...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,967TakipçilerTakip Et
807AboneAbone Ol

Son eklenenler

Felaketten mücadeleye: Tarihsel Materyalizm İstanbul Konferansı – Ecehan Balta

Bu yıl üçüncüsü yapılan Tarihsel Materyalizm İstanbul 2026 konferansının...

İran savaşı bitti mi? – Evren Balta

Askeri gerilimde önümüzdeki günlerde bir gerileme yaşanması muhtemel. Ama...

Ateşkes mi, mola mı? – Hediye Levent

ABD-İran-İsrail savaşına dair ateşkes açıklamalarını ve haberlerini okurken aklıma...

Emperyalist yörüngede ateşkes ve Lübnan soyutlanması – Özkan Yıkıcı

Klasik bir yeni emperyalist kural işleyişini daha yaşadık. Trump,...

Peter İlkesi ve Artı Değer – Çağla Elektrikçi

Modern işyerlerinde kapitalizmin çelişkileri günlük hayatta en görünür hâlini...

Mum yakın: Dünyanın en “kirli” ve en “yolsuz” 32 ülkesinden biri olduk… – Hasan Kahvecioğlu

Ciddi bir anketin “taptaze” bulguları bunlar…Bu ülkede yaşayan insanların...

Üst-El – Şener Elcil

Başlığa bakıp, herkesin adanın kuzeyinde tüm olumsuz işlerden sorumlu...

Tayvan’ın “anavatanla birleşmesi” Çin için neden bir zorunluluktur? – Cevdet Kadri Kırımlı

Çin’in temel çıkarlar (核心利益) arasında nitelediği toprak bütünlüğü konusundaki...

Canlı yayın