20 Ocak 2026, Salı
4.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBeklenen müjdeden rehavet rahatlamaya dönüş – Özkan Yıkıcı

Beklenen müjdeden rehavet rahatlamaya dönüş – Özkan Yıkıcı

Pazartesi ikindisi televizyonun başına geçtim. Öyle ya ayladır Erdoğanaın kamuoyunu  hazıladığı müjde  açıklamaları oolacaktı. Tam ddevlet heyetiyle yapılan çıkartma, adeta önemli siyasaal mesajın işareti gibiydi. Aylar öncesinden Erdoğaan, Kıbrısa gelip önemli siyassal açıklama yapacağını tekrar tekrar belirtiyordu. Üstelik, bunları taşlanıran adımlar da gerçekleşiyordu. K. Kıbrısın yönetiminin elinden birçok yetki alınıp, direk Ankaraya geçiriliyor. K. Kıbrıstaki kurumsal çalışmalar yine Türkye merkezli hale geliyordu. Baskılar artıyor. Türkiye girişlere dahi engeler konulmaya  başlandı. Gelgit ziyaretleri iyice artırıldı. Tam bir bütünleşme bağımlı ağa yönelik geçiş oluyordu. K. Kıbrısta yurtaş yapma hızlanırken, diyanetin yetkilri anayasa engeline rağmen epey artırılıyordu. Buna, Erdoğanın ziyareti ve müjdeler de gelince, elbet şüpelerin beklentiyle olması da normaldi.

Türkiye gelişmelerini iyi bilen ve buna bağlı bazen açıklanan müjdelerin koşulların ters gitmesiyle de nasıl hiçelendiğini de biliyordum. Bunun örneklerini de yaşadım. Bu nedenle, gelişmelerle oluşan tehlikeleri işaret ederken, erken açıklanaan bazı müjdelerin de olmama olasılıklarına da tanık olduğum oluyordu. Bu nedenle tehlikeleri anlatırken, mutlak şu olacak öngörüleri  pek belirtmemeye çalıştım. Bu arada Barçın inanç gibi deneyimli gazetecielrin de Kıbrısla alakalı bazı uyarılarını kulağımın bir yerine koydum. Doğruydu, Kıbrıs sistem için birincil konu deyildi. Erdoğanın fırsat kulanma alanı olarak olasılıklardaydı. Üstelik, dış politika ille iç muhalefeti peşiğne takma şansı da Kıbrısta mevcuttu. Nitekim, Kemalistler ve itihatcılar, Erdoğanın Kıbrıs müjdelerini öylesine ters algıladılar ki sıkılmadan “taviz verecek, federasyonu savunacak” gibi saçmalaıkları dahi söylediler. Merdan Yanardağ gibi…

Sonuçta Türkiye Cumhurbaşknı Erdoğan mecliste konuştu.müjdesi sadece Tatara saray yapma olarak belirti. Parlementoya da yeni bina için bal çaldı. Bir anda yüklenen mesajlar, birden rahaytlama getirdi. Bu önedenle müjdenin öteki yüzü kaçırıldı. K. Kıbrısta çenberin daha da daraltılacağı mesajı da çakıldı. Şimdilik bunu pek yorumlayan olmadı. Beklenen ağırlıkta siyasal mesaj gelmemesi, yorumları da yumuşatı. Fakat, okçuluktan, mehteran önünde yürüyen işbirikciler de derin nefesle yeni kök

Şklerinin rüyasına çoktan geldiler.

Gazetecilr ve akademisyenler konuştu. Yine birçok gerçeklerden kaçtılar. Onlara bir nazik önerim var: Fehim Taştekinin Duvar Gazetesindeki Pazartesi günkü yazısını okusunlar. Kıbrıs türkiye eksenli bu makalede birçok kendilerinin yazmadığı gerçeklerle yüzlesinler. Çünkü, genellikle birçok çevre haklı olarak, konuyu anlama adına buradaki gazetecilere baş vururlar. Kaynak olarak kulanırlar. Bizimkiler de dolanır da dolanır. Bir türrlü genel gerçeğe gelmezler. Sonra beklerler ki kendi söylemekten kaçtıklarını başkası söylesin. Halbuki kendi kısır bilgileri, sonradan karşı tarafın bunlarla yorum yapıp eksik kalacakları da kesindir. Onun için özellikle burada medyacılık ve akademisyenlik yapıp medylarda konuşanlara Fehim Taştekinin yazısını okusunlar. Sonra düşünüp, kendilerinin bunun kaçta kaçını söylediklerine bakınlar.

Sonuçta, Erdoğan mecliste konuştu. Müjdeden saraay çıktı. Birçok başka mesaj da vermek istediği kesin. Koşulların onu engelediği aanlaşılıyor. Yine de durum deyişmedi. Hele de K. Kıbrıs müdahaleleri artırma geleceği de kesin. Müjde erken vermenin bazen böyle sonuçları olur. Aynen Kürtlerden müjde gelecek derken, tutuklu askerlerin cesetlerinin gelmesi veya yakalanıp getirilecekler dneilirken, yakalanmamaları müjdesine bizim müjde benzedi. Yine de Tatara uçmak için saray hülyası da yetiyor.

Diğer yazıları

Tansiyon düşüyor mu? – Özkan Yıkıcı

Eskisi kadar etrafta dolaşmıyorum. Temaslı olduğum kesimler de sınırlı....

Trump’un son hamleleri neyin işareti oluyor? – Özkan Yıkıcı

Bir anda, kısa bir düşünce derecesinde kaldım. Kaldım diyorum...

Halep sürgünleşmeden, karanlık gerçekler ve kirli bilgi servisleri – Özkan Yıkıcı

Doğu komşumuz Suriye’de yine kalıyorum. Çünkü hem gelişen önemli...

Kıbrıs pencerelerinden içeriye sızanlarla – Özkan Yıkıcı

Bir Lefkoşa gecesine daha girdim. Bugünkü tuhaflık, ama ileride...

Grönlandlı Olsaydım – Özkan Yıkıcı

Şu anda elbet ben Grönlandlı olamazdım. Bırakın olmayı, oraya...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,995TakipçilerTakip Et
761AboneAbone Ol

Son eklenenler

Büyük Resmi Görebilmek – Şener Elcil

Olaylara kendi dar penceresinden bakanların çok olduğu bir ülkede...

Grönland’ın eriyen buzulları dünyayı karıştırdı – Özgür Gürbüz

1972 ile 2023 arasında, Grönland’ın yüzde 80’ini kaplayan buz tabakası...

Tarımda sınıfsal ayrışmanın yeni cephesi – Özge Güneş

Avrupa Birliği ile Güney Amerika Ortak Pazarı (AB-MERCOSUR), 25...

Korku ve konfor çağında emperyalist saldırı – Volkan Yaraşır

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısı ve ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi bir...

Çin’in müttefikleri yok, stratejik ortakları var – Ceren Ergenç

2000’li yıllarda Çin’in yükselişiyle Batı dünyası, Çin yerleşik dünya...

Hrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor – Taner Akçam

19 Ocak 2026, Hrant Dink’in hunhar bir cinayete kurban...

Hızlı çöküşün anatomisi – Fehim Taştekin

Suriye’de kontrol haritası öngörülenden daha hızlı değişmeye başladı. Uzun...

Tansiyon düşüyor mu? – Özkan Yıkıcı

Eskisi kadar etrafta dolaşmıyorum. Temaslı olduğum kesimler de sınırlı....

Canlı yayın