Kıbrıs iktibasNeşe YaşınYorgos Fikret’i kucakladığında - Neşe Yaşın

Yorgos Fikret’i kucakladığında – Neşe Yaşın

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com
Kategori:

Kafamda şöyle bir fikir var. Ben yapamam ama birisi yapar belki: Türkiye’de yayımlanacak bir “Kıbrıs’la İlgili Yanlış Bilinenler Kitabı”. Basit bir kitap; bir cep rehberi. Doğru nedir, kime göre doğru, gerçeğin sahibi kim diye sorabilirsiniz? Ben bir yorumdan öte gerçek verilerden, resmi tarih anlatısı dışındaki hikayelerden söz ediyorum. Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucu Kıbrıs, Türkiye medyasında yeniden belirdi ya yalan yanlışı izlerken bir isyan kaplıyor içimi. Anlatamamışız ya da anlayamamışlar diyorum. Bu bir miktar anlaşılır bir durum diğer yandan da. İçerden olmayanın göremeyeceği şeyler vardır. Ama esas mesele sorunlu paradigma. O paradigma içinden yapılan okuma. Yavruvatan sözündeki küçümseme hali, üstenci bakış, “kurtarıcı” kibri, sömürgeleri dolanan İngilizlerde rastlanana benzer ev sahipliği sendromu, büyük ağabey edası, milliyetçi körlük, farklı olanı garipseyip hizaya getirme güdüsü… Listeye eklemeler yapabilirsiniz. Esas acıtan hiç beklemediklerinden gelen yaklaşımlar. Türkiye’de en çok sanat, edebiyat çevreleri, politik olarak da sol mahalle içinde bulundum. En özgür düşünmesi, ezberden çıkması beklenen kesim içinde… Oralarda bile incitici anılarım var “Kıbrıslı şair”in içinde gizli yargılara dair… Düşünün artık. Kadınların da derinden bildiği benzer bir durumdan söz ediyorum. Aslolan biziz tavrından. İnceden hissedilen üstünlük ve hakimiyet deklarasyonlarından. Bu pek çok kimlik grubu için geçerli diyebilirsiniz. Öyledir elbette. Kimlikler hiyerarşisi üzerine çok yazdım geçmişte. Hiyerarşi nedense pek tartışılan bir kavram değil. Onlarca yazı yazmışımdır bu konuda. Dünya meselelerini anlamada anahtar bir sözcük gibi düşündüğüm için. Karşılıksız kalıyor sanki. Belki ben yanlış yapıyorum bir yerde.

Kıbrıs’ı anlatmak için bir seferberlik gerekiyorsa öncelikle sanatçılar üstlenmeli bunu. Adanın her iki yarısından sanatçılar bir arada bir ortak yurt deklarasyonu ile güçlü bir ses verebilse her şey ne kadar da farklı olurdu.

Dün akşam Yorgos Kaloyiru’nun Fikret Demirağ’a adanmış muhteşem Kökler ve Topraklar gösterimindeydim. Yorgos Kaloyiru iki yıldır Fikret Demirağ şiirleri üzerine çalışıyordu. Heterotopia yayınlarından Anthi Karra çevirisi ile çıkan Fikret Demirağ şiirleri kitabı eline geçtiğinden beri büyülenmiş halde besteler yapışını, büyük konser projesini işitiyordum. Bir güzelliğe tanık olmak, sanatla büyülenmek nasip oldu dün Palas tiyatrosu salonunu dolduran bizlere. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar birlikte sanatsal bir şölene tanık olduğunda, bir Kıbrıslı Rum besteci bir Kıbrıslı Türk şairin, hem de ortak yurdun, Kıbrıslılığın şairinin şiirleri için iki yılını verdiğinde ruhsal bir mucize gerçekleşiyor.

Bu ay Fikret Demirağ ile dopdolu geçecek. 6 Kasım’da Girne Üniversitesi’ne Fikret Demirağ Sempozyumu’nda olacağız. Bu yazıyı bitirdikten sonra Fikret Demirağ’da yurt kavramını ele alacağım bildirimi tamamlamalıyım. Dün geceki konser de bu konuda bazı düşünceler oluşturdu zihnimde. Şu an daha çok duygusal zonundayım dün gecenin. İçimde bir ağlama arzusu var. Kıbrıs’ın bütününü kucaklayanlar olarak çok zor zamanlardan geçtik ama hiç bu son yıllardaki kadar çaresiz olmamıştık. Konserdeki yüzler gözümün önünden geçiyor sabahtan beri. Çoğu yaşlanmış barışseverler, bir ömrü Kıbrıs için hayal kurmak, çorbada tuz olmak için harcamışlar. Fikret de mutlu günü göremeden gidenlerden ama şiirlerinin ışığı geleceğe yayılıyor. Dün gece heyecanla yanıma gelen gençler de dokunaklıydı. Umutla yaralıyız hepimiz. Belki ektiğimiz barış tohumları yeşerir bir gün. Fikret’e el veren Yorgos öylesine harika bir iş başarmış ki o salonun çok ötesine taşacaktır bu.

Bu ayı her zamanki gibi Lefke ve Bademliköy’de gerçekleşecek Uluslararası Fikret Demirağ Şiir Festivali ile tamamlayacağız. Bu yıl daha geniş bir uluslararası katılım olacak. Festival komitesinin sekizincisi gerçekleşecek bu festivali ne kadar zor koşullarda organize ettiğini biliyorum. Dünyada güvenlik harcamalarının yüzde biri sanata ayrılsa bir mucize gerçekleşebilir, inanın. Dünyada 2024 yılında yapılan askeri harcamaya baktım az önce; 2.7 trilyon Amerikan dolarıymış. Yüzde biri dünyayı yerinden oynatmaya yeter gerçekten.

Sadece yaratıcılığa ve kalplerimizi birleştirmeye, etik ve estetiği gözden kaçırmamaya ihtiyacımız var aslına bakılırsa. Yorgos’un Fikret’i kucaklaması da gelecekteki mucizenin başlangıcı sayılır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Neşe Yaşın yazdı: Ver elini Eylül

Bazen insan öylesine yoğun bir iletişim ve duygu skalası...

Neşe Yaşın yazdı: Zaman sancısı

Byung-Chul Han’ın Zaman Kokusu kitabında kullandığı bir terim var:...

Neşe Yaşın yazdı: Barışın Vakanüvistine Veda

İstanbul’da acı içinde Sevgül’ün cenazesini izlerken bunu bir kez...

Neşe Yaşın yazdı: Bir gün iyilik kazanacak

Hayretler içinde kalıp müdahale edemediğimiz pek çok baskıcı durumla...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,220AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Canlı yayın