yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTürkiyeyi, izliyor musunuz? - Özkan Yıkıcı

Türkiyeyi, izliyor musunuz? – Özkan Yıkıcı

Özellikle koltukçular ve çevreleri, her ağız açışlarında Türkiye kelimesine gönderme yapmadan edemiyorlar. Son seçim sürecinde hem de adı yerel belediye olsa da yine klasik idolojik duruşla işe başladılar: “bu seçimler Türkiye yanlıları ile karşıtları arasında olacak” ayrışmasını hemen kondurtular. Zarten talimatla geldikleri malumken, bir de söyleyccek sözleri de kalmalyınca, suçlama ile karşıt yaratarak politika yapmaya hız verdiler. Elbet, ayni şekilde, Fevzioğlunun hızlı girişle yaptığı görüşmeler, adı koordinasyon veya eski adıyla Yardım heyeti de toplantılarla hitapnameler yapması da nedenli Türkiyeleşen geerçeğimizi anlatmaya herhalde yetiyor. Üstelik, kıstas hep Türkiye bağımlılığı ile teşekkürler konulurken, tüm yalan ve beceriksizlikleri örtmeye ne yazık hala yetiyor. Bu nedenle Ünal bey yine klasik hamleyle Jet hızıyla tpkı karanginadaki jet sgaddalımı aratacak şekilde,

Seçim ayrışmasını ortaya öoydu: “Türkiye yanlıları ile federasyoncular”!

Böylesi Türkiyeleşme gerçeği ve direk karar ve para dağıtılmları dahi kontrol altında olma durumuna rağmen, şu soruyu sormadan edemiyorum: Türkiye onca içeleşme ve kontrol ile ayrışma mekanizması işletilirken, acaba Türkiyede olanları da izleyen var mı? Daha ileri gidecem, bol meda ve Türkiyeleşme ile ayrıştırılmaya çalışılan sanal parti tutumlarına rağmen, hangi Türkiye gerçeği ile alakalı olunduğu da belirtilme zahmeti varmı? CHP son vizyon açıklamasaı, muhalefet altılı masanın prokramları, oradaki gelişmelerle nelerin iyi nelerin kötü olduğu hiç olmaz sa haber olarak yapılıp kamuoyuna muhteşem birçok medyamız vurgulama ihdiyacı duyuyormu? Buraya gelip nutuk çekenlerin, türkiyedeki yeri ve nasıl yarın kurguladıkları bilgileri veriliyormu. Türkiyenin dış politikasının ne olduğu, Kuzey Suriye ve ırak, Somali gibi ülkelerin yanında Libyada yaptıkları hakında ne kadar bilgi var. Elbet malumdur. Fakat, yeri geldiğinde kendine akademisyen diyen bazılarının nasıl yalan sıkıp resmi bakışı desteklemeye çalıştığına da tanık oluyoruz.

Basit Türkiye gündeminden bir haberler sorguyu açalım: Türkiyede birçok gelişme olurken, seçim sürecine gidilip gelecek rejim belirleme şansı oynanırken, şu habere ne demeli: Altı yaşında bir kızın hem de vakıf aşkanının kızı olarak evlendirildiği bilgisine diyecek sözünüz, yer verecek sayfanız neden hala yok sorusunu sorsam, ayıp gelirmi. Hep Türkiye örneği ile destek ve ayrışmai idolojisi kulanılırken, Oradaki vahfın başkanının kendi rızasıyla Yusuf Güçerin kendi evladını altı yaşından tarikatdan irine vermesine diyecek söz olmamazmı? Timur Soykanın hafta başında bonba gibi yaptığı haber ve ardından korkunç haberin tüm engelemelere rağmen gündeme oturması, K. Kıbrısta da en azından haber olma önemi neden yok kuşkusuna düşmek zormuydu. Elbet zor. Çünkü şimdiden yerel seçimlerle dahi Türkiye yanlılı kriter ayrışmasıyla adeta siyaset kuşatılıp daraltıldı. Oysa son dönemde Türkiyede tarikatların aldığı güç ve kültürel siyasal gerçekler oldukça korkunç olaylar karşımıza çıkardı. Altı yaşında kızın evlendirilmesi ve benzer başka haber le eski MHP ilçe başkanının yaptığı taciz sonrası “rızadır” denilip afedilmesi haberleri peşpeşe gelse de hala resmi siyasetin net tavrının olmaması tesadüf olamazdı.

Ama, K. Kıbrısı ilgilendirmez. Onca Türkiyeleşme gerçeği, buraya hala direk her kararın yetkisi kulanılmasına karşın, hala Türkiye gelişmelerinin izlenmesi müsaadeli sınırla duvarlaştı. Sadece karşıta veriştirme ile yetiniliyor. kKOltuğa oturmak isterseniz, bu yönteme bağlı olacaksınız. Bu yüzden bazı muhalif parti liderleri de Türkiyeye çizdiği sınırlar dışında dokunmama tutumuna sarılarak beklenti yaratılıyor. Ama, son timur Soykanın ortaya çıkardığı ve yanında başka gelişmelerle epey düdüşündüren durumlar, aynen burada da uzatmalı yapılarla da yaşanmayacağına kimse garanti veremez. Bir zamanlar bir köyde Şeryat mahkemesi kuruldu. Bunu muhalefetn liderine söylerler. Muhalefet lideri de yanıt olarak “ben bu şeryatcı kesimden de oy isteyecem” yanıtını vermesi tesadüf değildi. Beklenti ve kabule hazır olmanın esas duruşunun itirafıydı. İlginç olan, özellikle tarikatlarla alakalı taciz ve yolsuzluk olaylarında Ensardan günümüzdeki kız çocuğu evlendirme durumuna dek olan konularda TC ana muhalefet ve altılı masanın da fazla tepki vermemesi de düşündürücüdür. Nitekim, yayınlanan ister altılı masa açıklamalarında veya CHP vizyonunda bu tip örgütlere karşı siyasal tutum yok. Bunlar tarikatların aldığı güç sonucu çekinilme olduğu veya bazılarının faydalanmalarının etkisi olduğunu da gösteriyor. Onun için, işler çok zor. Altı yaşındaki çocuğun evlendirilmesi hem de liderin kızı olmasına karşın, gösterilen gelişme duruşları K. Kıbrısta da sesizlik, beni kuşkulandırması da anormal olmayacak. Güç ve kabullenme veya sesizlik sürdükçe, gidişat hızlanarark devam edeceği de kesin. Buda çıkarlacak en basit sonuçtur.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,914TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın