iktibasAras CoşkuntuncelTrump yönetimi işçi sınıfına karşı savaşı göçmenler üzerinden tırmandırıyor - Aras Coşkuntuncel

Trump yönetimi işçi sınıfına karşı savaşı göçmenler üzerinden tırmandırıyor – Aras Coşkuntuncel

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Hem mevcut hem de önceki Trump yönetimleri göçmen işçilere karşı şiddetle yürüttüğü propaganda, saldırı, gözaltı ve sınır dışı kampanyalarına rağmen göçmenlerin en yoğun ve en katı sömürü koşullarında çalıştırıldığı sektörlerden olan tarım sektörüne önceki haftaya kadar dokunmamıştı. Trump’ın yeni bütçesinde yaklaşık 30 milyar dolar ayırdığı ve giderek işçi ve emekçilere karşı topyekûn savaşın gizli polisi haline gelen göçmenlik ve sınır polisi, ICE’nin askeri operasyon ve teçhizatlarla Kaliforniya’daki kenevir çiftliklerinden birine düzenlediği operasyonda bir işçi öldü, onlarcası yaralandı ve iki yüz civarında işçi ise ICE tarafından kaçırılıp gözaltına alındı. Operasyondan sonra gazetecilere konuşan tarım işçileri “Hayvan gibi avlandığımızı hissettik” diye demeçler verdi.

ABD’de 2.6 milyon civarında tarım işçisi var; bu işçilerin en az 1 milyonu göçmen ve bu göçmen işçilerin de yaklaşık yarısı vizesi ya da çalışma izni olmayan, “belgesiz” olarak adlandırılan işçiler. Göçmen ve özellikle belgesiz göçmen işçiler düşük ücret ve ağır çalışma koşullarının yanında sigortasız ve kötü barınma şartlarında çalıştırılıyor. Sadece tarım değil, örneğin restoran, otel, et işleme gibi sektörler de bu ucuz ve hemen hiçbir hak vermek zorunda olmadıkları belgesiz göçmen emeği ile yüksek kârlar elde ediyor.

Peki Trump’ın ikinci döneminde azgınlaşan ama Trump’tan önceki başkanların da göçmenlere yönelik bu saldırı ve söylemleri “belgesiz” emek sayesinde devasa kârlar elde eden kapitalistlerin de zararına değil mi? Değil. Aksine, başta göçmen emekçileri ve ailelerini hedef alan bu saldırılar kapitalistler lehine işçi sınıfına karşı girişilen topyekûn savaşın tırmanışına işaret ediyor. Liberallerin bu operasyonların işverenleri işçisiz bırakacağı, maliyetleri ve fiyatları yükseltip kârları düşüreceği argümanları diğer argümanları gibi dar, yüzeysel ve özünde emek düşmanı. Trump yönetimi askeri tarzdaki ICE saldırılarının yanında bu yoğun sömürü koşullarına yasal zemin kazandıracak geçici çalışma vizesi programları üzerinde çalışıyor. Mevcut yasal hazırlıklara göre belgesiz işçilerin önce ülkeyi terk etmesi, ardından da geçici çalışma vizelerine başvurarak tekrar ülkeye girmeleri gerekiyor.

“Misafir işçilik” denen bu programlar işçinin tüm yasal zeminini çalıştıkları spesifik şirketin keyfine bırakan, göçmen işçi giriş çıkışını yukarıda saydığım sektörlerin ucuz iş gücü ihtiyacının zirve yaptığı dönemlere göre düzenleyip daha iyi kontrol edebilen, dolayısıyla iş yerindeki kontrolün işçinin günlük yaşamının her anına genişletildiği ve tarihsel olarak da köle emeği sistemleriyle benzerlikleri olan programlar. Kitlesel sınır dışılar ve geçici çalışma vizelerinin önce ülkeyi terk etmeye bağlanması, mevcut ağır sömürü koşullarına yasal kılıf geçirerek yapay bir kıtlık yaratıyor. Mevcut geçici işçi programlarında bile tüm hak ve statüleri çalıştığı iş yerine bağlı olan misafir işçiler, iş yerinde suistimal ve tacize karşı savunmasızlar, diğer işçilere göre daha düşük maaş alıyorlar ve çalışma saatlerini ve koşullarını işverenlerinin keyfi belirliyor. Bir yanda şiddetle gözaltı ve sınır dışı diğer yanda ise yasal kılıfla etrafında yapay kıtlık yaratılan ağır sömürü koşulları için işçilerin kendi aralarında rekabet ve yarışa girmesi de öngörülüyor.

Bu saldırı ve politikalar aynı zamanda siyah-beyaz, göçmen-göçmen olmayan, evraklı göçmen-evraksız göçmen, mavi yaka-beyaz yaka, sendikalı-sendikasız, misafir-misafir olmayan işçi gibi suni ayrımların sürekli körüklendiği Amerikan işçi sınıfının bölünmüş, parçalanmış halinin de devamı ve bu ayrımların derinleşmesini de hedefliyor. Bununla birlikte ICE’nin Filistin yanlısı ve soykırım karşıtı göçmenlere karşı keyfi kullanımı bu operasyonların sokağı bastırmak, terörize etmek ve yıldırmak amacı güttüğü de açık.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Neoliberalizm, 11 Eylül ve faşizm

25 yıl önce uçaklar ikiz kulelere çarpınca hemen anlaşılan...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ‘Amerikan özgürlüğü’ dedikleri

Geçtiğimiz hafta ABD İran’da yine sivilleri bombalarken Beyaz Saray’ın...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’nin Küba raporu ve antiemperyalist mücadeleler korkusu

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray’ın “aşırı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın