iktibasAras CoşkuntuncelTrump ve Netanyahu’nun direnişi yok etme planı - Aras Coşkuntuncel

Trump ve Netanyahu’nun direnişi yok etme planı – Aras Coşkuntuncel

Trump’ın geçtiğimiz pazartesi günü Gazze’de savaşın sona erdiğini ilan edip “Yeni bir Ortadoğu’nun tarihi şafağındayız” diye duyurduğu “barış”ın üzerinden henüz bir gün geçmeden İsrail ateşkes anlaşmasını ihlal edip evlerinden geriye kalan moloz yığınlarına dönmeye çalışan 7 Filistinli sivili öldürmüştü bile. Sahada İsrail’in vekili iş birlikçi çetelerin pusu ve katliamları da İsrail askerlerinin Batı Şeria’daki saldırıları da devam etti. Anlaşma üzerinden üç gün geçtiğinde ise İsrail’in ateşkesin öngördüğü kadar yardım kamyonu girişine izin vermediği ve vermeyeceği anlaşıldı. Filistin halkının direnci ve tüm dünyaya yayılan Filistin yanlısı hareketin yarattığı baskı ile kazanılan bu ateşkes İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırıma şimdilik ara vermesi demek. Ancak ortada bir barış planı yok. Trump-Netanyahu planı, Filistin direnişini ortadan kaldırma ve bölgede İsrail’i normalleştirme planı.

İçinde Filistinlilerin olmadığı, ileride de Filistinlilere kendi kaderleriyle ilgili hiçbir söz hakkı öngörmeyen, İsrail’in işgal altındaki topraklarda yürüttüğü etnik temizliğe ve toprak işgaline değinmeyen plan, tıpkı bir sömürge belgesi gibi ABD Başkanı Trump ve Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in Gazze’yi yönetmesini öngörüyor. İsrail’in yürüttüğü soykırım ve açlığa değinmeyenler direniş örgütlerinin silahsızlandırılması ve Gazze’nin “deradikalizasyonu”ndan bahsediyor. Planın aşamaları İsrail ve ABD’nin değerlendirmelerine, uygulanması ise İsrail’in en büyük destekçisi ABD yönetiminin garantilerine bağlı. Trump-Netanyahu planı İsrail’e Gazze’den çekilme sırasında veto imkanı tanırken bu belirsiz çekilme sonrasında bile bölgenin “Yeniden ortaya çıkacak terör tehditlerinden korunması” için İsrail ordusunun Gazze çevresinde “bir güvenlik çemberi” oluşturmasını öngörüyor.

Olan bitene “barış planı” penceresinden bakanlar Trump’ı ve tarzını övüp, plandaki belirsizliklere ve çelişkilere dikkat çekip, en iyi ihtimalle temkinli açıklamalar yapıyor. New York Times’ın Ünlü Köşe Yazarı Thomas Friedman Trump’ı harikalar yaratan bir satıcıya benzetip yine de planın risklerinden ve eksikliklerinden dolayı planın başarısı için hızlı hareket etmesini ve bazı kuralları tanımamasını salık veriyordu: “Sanki Trump’ın bankacılarına dünyanın en büyük, en güzel, en muhteşem otelinin zehirli atık sahasına inşa edilmesi planını satmasını izliyordum… Sayın Başkan, bu anlaşmanın gerçekleşmesi için hızlı hareket etmeniz ve bazı şeyleri kırmanız gerekiyor.” Friedman anlaşmanın ikinci aşamasına geçilmediğinden de yakınıyor.

Direniş bitmeyecek

Ancak bu planı direnişi bitirme ve bölge ülkelerinin İsrail ile İsrail lehine ilişkiler kurması planı olarak değerlendirince bu belirsizlikler ve çelişkiler bir anda ortadan kalkıyor. Örneğin American Jewish Committee hemen 10 Ekim’de planı “Başkan Trump’ın alışılmadık yaklaşımı yeni diplomatik gerçeklikler yaratıyor ve İsrail ile kilit Arap devletlerini yeni yollarla uyum sağlamaya zorluyor” diye değerlendirdi. Her fırsatta Trump’a sataşan Hillary Clinton ve Kamala Harris Trump’ı ve bölgedeki Arap ülkelerini övdü ve tebrik etti.

Uzun süredir Suudi Arabistan, Beşar Esad’ın düşmesinden beri Suriye ve ticareti hiçbir zaman kesmeyen Türkiye ve diğerleri İsrail ile politik ve ticari ilişkilerini en üst noktalara çıkarma konusunda zaten hevesli. Bu plan ve etrafında oynanan temaşa bu ülkelere Filistin sorununun artık onlara ayak bağı olmadığı bir görüntü vermeye yetebilir. Ancak 1950’lerde “Fedailer” hareketi ile başlayan ve tüm savaşlara, görüşmelere, anlaşmalara, etnik temizlik ve soykırıma rağmen bitirilemeyen, bir sosyalistlerin bir İslamcıların öne çıktığı Filistin direnişi ve özellikle Gazze, hâlâ kontrol edilemez ve kontrol edilemez olmaya da devam edecek.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’nin Küba raporu ve antiemperyalist mücadeleler korkusu

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray’ın “aşırı...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD sokaklarında infazlar, salgınlar ve antikomünizm

ABD’de emekçiler sokak ortasında maskeli polislerce infaz edilmiyorsa ya...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD 2026: Mussolini kupalarından sonraki en kötü kupa

Batılı birçok haber ve spor sayfası bilmem ne tarihinin...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Yeni düzenin yükselmesi Küba’dan geçiyor

Filistin’de soykırım, Lübnan’da işgal ve etnik temizlik; İran’a karşı...

ABD demokrasisi: Şirketler de oy kullanabilir — Aras Coşkuntuncel

ABD demokrasisi denen, Sovyetlerin dağılmasından sonra giderek vahşileşen ve...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ufak bir canlanışa girişirken

Genelde havamız sıcak. İşiniz yoksa da çoğu zaman evden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Diplomasi kıskacında, Libya

Libya, bir anda gündemde çalkalanarak, darmadağın olmuştu. Birçok gücün...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden bir ittifak yazısı: Mekke

Mekke İttifakı sorularla birlikte konuşulmaya devam ediliyor. Tabii ki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Canlı yayın