yazılariktibasTopyekûn vatan savunması — Murat Çakır

Topyekûn vatan savunması — Murat Çakır

Orjinal yazının kaynağıyeniyasamgazetesi9.com
Kategori:

Hafta başında Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt hükümetinin “Nüfus Koruma Paketi” çerçevesinde 2029 yılına kadar on milyar avro harcayarak “sivil savunma ve afet koruma sistemlerini” yenileyeceğini açıkladı. İlk bakışta olağan bir devlet hizmeti gibi görülebilecek bu adım yakından bakıldığında Alman devletinin militarist dönüşüm temelinde savaş hazırlığının bir adımı olduğu görülebilir. Dahası, bu adım ile kamuoyunda “kesin savaş çıkacak” görüşü yaygınlaştırılarak, militarizme toplumsal rıza üretilmektedir.

Bir ilkokul öğrencisinin dahi kolaylıkla hesaplayabileceği gibi, halihazırda var olan ve yaklaşık 480 bin insanın sığabileceği 579 sığınağın, 110 bin “istiflenebilir, tek kişilik katlanır yatak” ile genişletilmesiyle Almanya’daki nüfusun korunması için yeterli olmayacağı çok açık. Kaldı ki, Rusya ile yürütülecek bir savaşın – kapsamı sınırlı olsa bile – nükleer savaş olma olasılığı karşısında var olan sığınakların insanları radyoaktif serpintilerden koruması söz konusu olmayacak.

“Sivil koruma ve sivil savunma” söyleminin aslında hangi anlama geldiğini savaş kışkırtıcı “Bild” gazetesinde okumak mümkün: gazete “soru soğuk savaştan bile eski: ‘Ya Ruslar gelirse?’” diye başladığı haberinde, asıl görevin “daha iyi donanımı ve sivil savunma için kapsamlı eğitim” gerektiğini ve Federal İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulacak “Sivil Savunma Komutanlığı” birimi ile “askeri ve sivil savunmanın entegrasyonunun” sağlanacağını yazıyor. Gazetenin yayınlandığı gün televizyona çıkan bir Federal Nüfus Koruma ve Afet Yardım Dairesi’nin temsilcisi de “Rusya’dan gelen hibrit tehditler artıyor” dedikten sonra, her hanenin on günlük acil durum stokları hazırlamasını tavsiye ediyordu. Kişi başına günlük iki litre su, yani 20 litre stoklanmasını isteyen temsilci, “Alman inşaat sektörünün yeni görevlerini yerine getirebilmesi için yeterli derecede bütçenin hazır tutulduğunu” da sözlerine ekliyordu.

Neticede Alman devleti “topyekun vatan savunması” başlığı altında Almanya’daki nüfusun olduğu gibi savaş hazırlıklarına katkıda bulunmasını istiyor. Geçenlerde kamuoyuna tanıtılan “Askeri Strateji” belgesinde bu istek şöyle ifade edilmişti: “Federal, eyalet ve belediye düzeylerinde sivil savunma, genel savunma çerçevesinde, özellikle altyapı, lojistik ve sağlık hizmetleri alanlarında Federal Orduya önemli ölçüde destek sağlamalıdır”.

Dobrindt’in bu haftaki açıklaması, göreve getirildiğinden bu yana sürekli tekrarladıklarıyla uyumlu. Mart ayında sivil savunmanın okullarda kalıcı ders olarak yer almasını talep etmiş ve öğrencilere “saldırı durumunda nasıl davranmaları gerektiğinin öğretilmesi zorunludur” demişti. Nisan sonunda da Afet Dairesi’ne kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehlike durumları için hazırlanmış özel araçları teslim etmişti. Sonuç itibariyle Alman devleti federal ve eyalet bakanlıklarından belediyelere ve muhtarlıklara, fabrikalar ve işletmelerden kamu kuruluşlarına, üniversiteler, okullar ve kreşlerden mahallelere dek her sivil alanı militarist dönüşümün hizmetine sokmak istemektedir.

Temcit pilavı misali sürekli ısıtılıp önümüze getirilen gerekçe ise Rusya’nın 2029’da Almanya’ya saldıracağı iddiasıdır. Herhangi bir somut kanıta dayanmayan bu iddia ile ülkenin sivil halki ve askerleri ile tümden topyekun savaşa hazır hale getirilmesi istenmektedir. Halihazırda 128,8 milyar avroya ulaşmış olan silahlanma harcamalarının 2029’a kadar 176 milyar avroya çıkartılması öngörülüyor. Haliyle bu paraların bir yerlerden toparlanması gerekiyor. Alınan yeni borçlar bunun için yeterli olmadığından, asıl kesintiler sosyal bütçelerde yapılacak. Alman militarizmi gözünü yasal emeklilik bütçesindeki 380 milyar avroya, sağlık sigortasındaki 329 milyar avroya ve bakım sigortasındaki 68 milyar avroya dikmiş durumda. Muazzam silahlanma harcamaları ve savaş hazırlıklarının egemen sınıfın çıkarları doğrultusunda sosyal kesintileri kaçınılmaz hale getirdiği bir döneme girildiğini göremeyen Alman sendikaları ve reformist sol, gerçekleri görmemekte ısrar ederek ve savaş hazırlıklarına karşı oluşması gereken toplumsal direnişi örgütlemekten kaçınarak egemen siyasetin işini kolaylaştırmaktalar.

Tarih bir kez daha, gene komedi olarak tekrarlanmakta…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...

Kansu Yıldırım yazdı: Küresel borç ve jeopolitik şoklar

Emperyalist devletler ile bölgesel güçler arasındaki jeopolitik gerilimler, jeoekonomik...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,220AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Canlı yayın