Kıbrıs iktibasUlaş BarışTatar şov yapıyor, BM seyrediyor... - Ulaş Barış

Tatar şov yapıyor, BM seyrediyor… – Ulaş Barış

Orjinal yazının kaynağıkibrispostasi.com
Kategori:

Türk tarafı, New York’la ilgili hemen tüm haberlerde “görev süresinin son 3 ayına giren Maria Holguin” ifadesini kullanıyor.

Halbuki BM Holguin’in görev süresiyle ilgili tek bir resmi açıklama dahi yapmış değil.

Bu konuyla ilgili ilk haberler Rum basınında türetildi.

“Türk tarafı, temsilcinin görev süresi 6 aydan çok olmaz” başlıklı haberler çıktı.

Atandıydı, atanmadıydı, özeldi, kişiseldi derken, Maria Holguin’in görevinin ismi dışında başka hiçbir tanım yapılmadı.

Sonra Ocak ayı sonunda BM, tarihinde ikinci kez adadaki Barış Gücü’nün mandasını 6 ay yerine, 1 yıllığına uzattı. Böyle olunca da hepimiz “demek ki Holguin de 1 yıllığına atandı” şeklinde yorumlar yaptık. Hem samanlık, hem da karanlıkta iğne ararsanız, yapılan her açıklamayı epistemolojik bir bakışla değerlendirirsiniz.

Zira bize umuttan da önce ihtiyacımız olan şey gerekçeydi.

Fakat yine yaşayarak gördük ki ortada bir umut falan yoktur.

İyi de madem ortada hiçbir çözüm umudu veya ortak zemin yok, BM bu temsilciyi neden atadı? Buna ne gerek vardı? Soru esasen budur.

Çözümsüzlüğü mü ilan etmek istiyorsunuz? Hay hay, buyurun edin, hepimiz kurtulalım! Yoksa başka bir niyetiniz varsa, onu da tez zamanda bilelim.

Bakınız, Maria Holguin’in görev süresinin kaç ay olduğunu bile bilmiyoruz. Mandası nedir, bilmiyoruz. Niyeti nedir, onu da hiç anlamıyoruz.

Burada suç BM’den başka bir yerde değildir.

Öte yandan Maria Holguin, iki kez adaya geldi. Toplamda 4 kez Ersin Tatar’la görüştü. Bunların 2 tanesi baş başa görüşmeydi…

Buna rağmen Ersin Bey her toplantıdan sonra çözümsüzlük mesajları vermeye taaa 1571 yılından başlayarak devam etti ve hemen her açıklamasında federasyon öldü dedi.

Maria Holguin ise her toplantı sonrası “Çok yararlı bir görüşme yaptık” demekle yetindi.

Ama bu da yetmedi.

Sırf Hristodulidis, Guterres’le görüştü diye, Ersin bey kazan kaldırdı, “ben de isterim, mütekabiliyet” diye tutturdu.

O sıralarda Brüksel’de bulunan Genel Sekreter “buyur gel görüşelim” deyip çağırdı. Konu günlerce speküle edildikten sonra Ersin bey, “Genel Sekreter çağırdı ama gidemedim” dedi. Neymiş, Kıbrıs’tan Brüksel’e uçmak meğer çok zormuş, ondan gidememiş!

Böyle olunca da zavallı Genel Sekreter, napsın, “Gel New York’a” deyivermiş. Hooop, Ersin bey uçağa atladığı gibi ver elini Amerika!

Önce bu halkın vergilerinden ödenen paralarla Washington’a gidildi. Orada ‘Washington İtfaiyesi Su Bölümü Amiri Yardımcı Asistanı’ rütbesinde kişilerle çok üst düzey görüşmeler yapıldı. Muhtemelen binlerce dolar paralar ödenerek tink-tank kuruluşlarıyla fotoğraflar çektirildi, güya lobicilik becerildi.

Sonra New York’a geçildi ve son 140 yıldır tek bir yer sarsıntısı geçirmeyen New York, Ersin Bey’in gelmesiyle birlikte 5 şiddetinde bir depremle sallandı! King Kong bile bu kadar sarsıntı yaratmadıydı!

Neyse bizim Ersin bey, bir havayla gittiği New York’ta Guterres’le 1 saate yakın görüştü. O saate kadar hepimiz değilse bile en azından bende ufaktan da olsa bir beklenti vardı. Hatta “boşuna mı çağırdılar yahu?” gibisinden makaleler de düzdük, çok şükür!

Uzatmayayım, toplantı bitip, Ersin bey kapıdan sırıtarak eşkerdiğinde, ben evde bilgisayarın başında oturuyordum. İzlemeye başladım.

Kırık bir şive ama son derece düzgün İngilizce kelimelerden kurulu açıklamasında Ersin bey, özetle resmen BM ile dalga geçti diyebiliriz.

Hem de bizzat BM binasının içinde!

Adam çıktı, BM’nin gözünün içine baka baka “federasyon öldü, iki devletli çözüm olamazsa bu iş olmaz” dedi!

Bu kimin suçu?

Tabii ki BM’nin!

Adam ne temsilcini takıyor, ne Genel Sekreterini takıyor, ne kriterini takıyor, ne de başka bir şeyden anlıyor.

Ve siz, tam bir summak dayı gibi Ersin beyi çağırıp, işte böyle şov yaptırıyorsunuz!

Çekin kardeşim temsilcinizi, istemiyoruz! Böyle maskaralık mı olur? Sizin bu boş beleş girişimleriniz yüzünden adanın kuzeyindeki umutlar tuzla buz olmuş halde, hala daha her toplantı sonrası “fruitfull meeting” diye bıdı bıdı çekiyorsunuz.

Bırakın bu işleri, bırakın!

Bir Ersin Tatar bile sizinle böyle pervasızca oynuyorsa, dalga geçiyorsa, daha fazla canımızı sıkmayın bence…

Bu pervasızlığa dur diyecek bir yaptırımınız yoksa lütfen bizim umutlarımızla oynamayı bırakın. Zaten pamuk ipliğine bağlı yaşıyoruz, bir de siz delirtmeyin!

“Fruitful meeting” ha…!

Vallahi billahi ‘meyveden’ de soğuttunuz!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Acı miras, başkalaşım ve ödenecek bedeller… – Ulaş Barış

CTP’nin yeni genel başkanı Sıla Usar İncirli, geçtiğimiz hafta...

Garantiler, yalanlar ve gerçekler… – Ulaş Barış

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz gün Katar...

“Ona soru soramazsın, sadece cevap verirsin!” – Ulaş Barış

New York’ta 16-17 Temmuz tarihinde toplanacak Kıbrıs zirvesi öncesi...

TDT fiyaskosu ve boş beleş tartışmalar – Ulaş Barış

Türki Cumhuriyetlerin 4 Nisan’da Semerkant'ta AB ile imza ettiği...

Bir tartışma ve turnusol kağıdı etkisi… – Ulaş Barış

Yaklaşık olarak 15 gündür yapay olarak oluşturulan ve belirli...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Hediye Levent yazdı: NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak...

Metin Yeğin yazdı: Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Canlı yayın