arşivUlus IrkadŞu çocuklara kitap okumayı nasıl öğreteceğiz? ve hele şu boykot - Ulus...

Şu çocuklara kitap okumayı nasıl öğreteceğiz? ve hele şu boykot – Ulus Irkad

Kategori:

ulusBana göre kitap okumak sizin tek bir boyutta öğrenmenizi önler ve karar verirken veya bir görüş açıklarken çeşitli görüşler içerisinde daha da etkili ifadeleriniz olur. Bu arada çok kitap okuyan insanları herşeye veya her söylediğinize de inandırmanız kolay değildir. Çok kitap okuyan insanlar çeşitli kitaplarla gerçeğe eriştiklerinden dolayı da bu insanların bir olaya bakış şekli daha geniş ve daha değişik de olabilir. Hiç unutmam, 12 Eylül şatlarında, 1981 yılında öğretmenliğe başlamıştım ve inanın okulda kitap okumaya korkar olmuştum. Her gece televizyonda silahlarla kitaplar birarada gösterilmekte ve adeta gerek Türkiye’deki halka gerekse Kıbrıs’taki halka; “Sakın okumayın çünkü okursanız silahlar gibi tehlikeli olursunuz” denilmek istenmekteydi. Sadece biyat edin bu bize yeter” denmekteydi. Aslında bakmayın siz ne Türkiye’de ne de bizde daha bu etkiler bitmiş değil. Kitap okumamazlık toplumu o kadar sarmıştır ki daha fazla görsel araçlara rağbet vardır. Mesela önce 1980’li yıllarda televizyon ve videoların, daha sonra da bilgisayar ve şimdi de cep telefonlarının değer kazanması aslında kitap okunmamasından ve bunun toplumda yaygın bir davranış olmasındandır. Mesela çocuklar bilgisayarı sadece oyun oynamak için kullanmaktadırlar. Bu aygıtı bilgi geliştirmek ve okumak için kullananlar çok azdır. Lise çağındaki çocuklar, bir bilgiyi bulmaya çalışacaklarına ellerinde aypet dediğimiz aygıtlarla maalesef okumamak için çeşitli oyunlar döndürmekte ve görsellikle ilgili konulara daha fazla eğilmektedirler. Aslında görsel araçlarla beyinler daha da tembelliğe gitmiştir ama toplum maalesef bunun farkında değildir.

Bundan tam 46 yıl öncesi veya daha da ötesinde 47-48 yıl öncesi diyelim, o zamanlar genelde izlenen  kanal Rumca TV RIK olmasına rağmen, ısrarla Rumca bilen büyüklerimizi televizyon başına oturtur ve elimizde kalem Rumca haberler okunurken, haberleri tercüme ettirip mesela ertesi günkü Günlük Olay derslerinde elimizde konu olsun diye birçok haber başlıklarını yazardık. Tabi ki bu ilgimiz bize daha sonra gazete okumayı ve mesela 1967-68 yıllarında Vietnam olaylarını da öğretecekti. Orada bir işgal olduğunu ve Vietnamlıların vatanlarını savunmak için savaştıklarını, ABD ordusu veya egemen kesiminin dediği gibi terörist olmadıklarını öğrenmiştim. Deniz Gezmiş’i bu haberlerde duymuş ve hakkında bilgiler duyup okudukça ona sempati beslemiştim. Mahir Çayan ve arkadaşlarının aslında Türkiye’yi kurtarmaya çalışan gençler olduğunu öğrenmiştim. Ben işte çok okumayı, gazete haberleriyle ilgilenmeyi, yani aydınlanmayı böyle öğrenmiştim kendimce. Okuyarak ve kafa patlatarak. Okumak gibisi yoktu. Okumayan insan toplumsal sorunlarla ilgilenemezdi ama ben ilgileniyor ve çeşitli kitaplar okuyordum. Ortaokula geldiğimde Türk Edebiyatı’nın en güzel kitaplarını okumuştum. Yaşar Kemal’i, Orhan Kemal’i, İngiliz Edebiyatında Charles Dickens’i ve daha nicelerini okumuştum 15 yaşıma geldiğimde. Okuduğum için de akranlarımın çoğundan daha duyarlıydım. Gerek evrensel gerekse mahalli sorunlara daha da duyarlıydım ve birçok bilgi kafamda şekilleniyor, küçük yaşımda olmama rağmen açılan her konu hakkında görüşlerimi açıklamaktaydım.

Şimdilere bakıyorum. O, 12 Eylül’ün karanlık geçmişinden gelen ve geceleri televizyon ekranlarında silahlarla kitapları tehlikeli aygıtlar olarak gören gençliğin sosyal medyada benimle bu konularda tartışmalarını ve sırf karşı çıkmak için karşı çıkışlarını gördükçe kahrolmaktayım. Çünkü hala daha kitap okumayan, yeni ilerici fikirlere karşı çıkan gençlerle dolu etraf. O karanlık çağın bir eseri olarak da maalesef genç nesil pek okumamakta, cep telefonunda alem yaparken elde ettiği cümlecikleri seçerek güya seninle tartışmak istemektedir ama tartışmalarının da içi boş.

Eğitimde, okullarda kitap okumayı öğrencilere genç nesillere aşılamadıkça bana göre duyarsızlık devam edecek. Gençler bizlere sırf karşı çıkmak için karşı çıkacaklar. Oysa biz babalarımızla tartışırken daha da dolu olmak için raflardaki kitapların çoğunu okumakta ve onları tartışırken mat etmek için akla karayı seçmekteydik.

Şimdiki gençlerin çoğu okumuyor. Bunun için de konuşamamakta, beyinlerindeki ifade edecekleri kelime bilgileri maalesef çok az olmaktadır. Ne konuşabilmekte ne de yazabilmektedirler.

Böyle bir genç nesle veya kitleye “Gel vatanını kurtarmak için boykot yap” desen de olmuyor. On yıllardır seçimleri bir kazanç kapısı gibi görüp, ya kazanıp da piyango bana da vurursa diye düşünen kesimlere düzene karşı nasıl boykot yaptıracaksın?

Eğitimde kitap okumayı başlatmak bana göre bu kadar ince ve önemli bir sorun aslında…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Tartışmanın ortasında federalizm ve üniterizm – Ulus Irkad

Bizim tanınmamış ve pek de tanınacağa benzemeyen “KKTC”de ,...

Tarihle hesaplaşmamız – Ulus Irkad

Osmanlı adayı İngilizlere kiraya verirken aslında tüm mallarını ve...

Ekonomi de Kıbrıs sorunu da kötüye giderken- Ulus Irkad

Kıbrıs Sorunu Türkiye’nin tekelinde kötüye giderken son zamanlarda artık...

Evrensel hukuk yoksa kaybettiniz demektir – Ulus Irkad

Haftalardır tüm konular dönüp dolanıyor ve Türkiye’de artık devletin...

Sağ milliyetçi politikacılar harakiri mi yapıyor? – Ulus Irkad

Şimdi öncelikle son 70 yılda Kıbrıs görüşmelerinin geldiği en...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın