yaklaşımlarMehveş BeyidoğluSessizliğin gücü - Mehveş Beyidoğlu

Sessizliğin gücü – Mehveş Beyidoğlu

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Bugünlerde gürültü daha da bir gürültülü geliyor kulağıma.
Sesler kulağımda uğulduyor.

Onları ayrıştırmak yerine hepsini birden duyup hiçbirini duyamıyorum.
Rahatsız oluyorum fazlalık gelen her sesten.

Tahammül derecem iyice azaldı.
Sadece ses değil gerçi…

Bir kuru kalabalık konuşmaları var her yerde.

İçimizi kirleten yorumlar, konuşmalar, söylentiler…

Ve tabii diğer bomba ve silah sesleri, çocukların haykırışları, insanların acılı çığlıkları var, kesilen ağaçların sessiz ağlamaları, en yakınını kaybetmiş insanların çaresiz inlemeleri var kafamın içinde…

Bunlar içeride dönerken aklıma John Cage’in 4 dakika 33 saniye isimli eseri geliverdi.

‘Yirminci Yüzyıl’ın en önemli bestecilerinden kabul edilen Cage sessizliğin önemini anlatmak için dört dakika otuz üç saniyelik bir eser yaratmış ve üç bölümden oluşan partisyonlarda orkestranın bu süre boyunca enstrümanlarını çalmamalarını istemiş.

Rene Magritte, The Listening Room

‘Sessizliğin sesi’ni dinletmek için.
1952 yılında.

Eser her ne kadar sessizlik olarak algılansa da dinleyicinin duyduğu ses aslında dışardan alınan seslermiş.

Beste, sanat ve müzik dünyasında Cage’in en tartışmalı işi haline gelmiş.

Cage, kavramsal sanatın müzikte de var olabileceğini göstermeye çalışmış belli ki.

Beste, ilk kez Woodstock New York’ta dinleyicinin karşısına çıktıktan sonra pek çok yerde “dört dakika otuz üç saniye süren sessizlik” diye tanımlansa da Cage’in esas anlatmaya çalıştığı şey “her yerde her şey müziktir”i bu kompozisyonuna uyarlamakmış aslında.

Üzerinde hiçbir çizgi veya iz olmayan boş bir kanvas gibi.

Sessizliği- bana göre- en iyi kullanan besteci geldi sonra aklıma:
Ludwig van Beethoven.

Tüm bestelerini heyecanla dinlediğim ve o uzun sessizlikler arasında kalbim çarpa çarpa müziğinin yükselmesini beklediğim biricik Beethoven’im.

Hele o davullardan sonraki çıkışlar var ya…

Rene Magritte, Art of Conversation

Düşüncelerimden kaçmak istediğimde, düşüncelerimi toparlamak istediğimde, aklımı dengeye getirmeye ya da bazen bozmaya çalıştığım vakitlerde, en üzüntülü ya da en coşkulu hallerimde başvurduğum kişidir O kendimi bildim bileli.

O’nun öldüğü gün doğmuşum ben.
149 yıl önce 26 Mart’ta.

Sessizliği bu kadar coşku ile beklememizi sağlayan, sınırlarımızı en mükemmelinden zorlayan başka bir besteci var mıdır acaba?

Kim bilir belki de vardır.
Ama herkesin yaşam içerisinde biriktirdikleri farklı.

Benim için Ludwig.
Sizler için bir başka besteci belki…

O zaman sessizliğe.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Aybaşı – Mehveş Beyidoğlu

Aybaşımı ortaokul bittiğinde yaz tatilinde görmüştüm. Ne kadar geç regl olursan o kadar...

Anber Onar – Mehveş Beyidoğlu

Dostlar merhaba, Son birkaç haftadır enerjim oldukça düşüktü. Gerek kişisel sebeplerden...

Ara – Mehveş Beyidoğlu

Sevgili dostlar,Size de olur mu? Bazen yaşadıklarımızı, öğrendiklerimizi, düşündüklerimizi paylaşmak...

Tembellik Hakkı – Mehveş Beyidoğlu

Annan Planı sonrasıydı. Benim gibi uykuyu çok seven bir insan günde...

Stok – Mehveş Beyidoğlu

Savaşı en acısıyla yaşamış, darbe almış biri olarak kıtlığı iyi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
958AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiltere nereye doğru gidiyor?

İngiltere'nin Kıbrısla alakalı önemi desem, artık K. Kıbrıs'ta nüfusun...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Fehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin liderliğindeki Yemen Silahlı Kuvvetleri karşı...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Canlı yayın