yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSeçim sonrası psikolojik harp taktikleri ve taktiksel yıpratma kuralları - Özkan Yıkıcı

Seçim sonrası psikolojik harp taktikleri ve taktiksel yıpratma kuralları – Özkan Yıkıcı

Son Türkiyede yaşanan seçim süreci, bize önemli tarihi bir tanıklıkda yaşatıyor. Yeter ki yaşananlardan gereken dersleri alıp doğruları bilelim. Seçim süreci hakında epey makale yazdım. Sonra sandık öncesi son dönemle alakalı Kıbrısı da katarak elimden gelen dar alandaki yerde özetlemeğe uğraştım. Derken, sandık günü geldi. Oylar kulandı. Artık herkes ne olacak duruşuna geçti. YSK ise gece yarısına kadar seçim sonuçlarının en azından cumhurbaşkanı bölümünü açıkayacağını söyledi. Herkes sanki normaleşmiş gibi buna inandı. Oysa akılda hep devletin kendi akılda kalması gerekiyordu. Geçmişten gelen birikimlerle de seçim sonrası olanları, çalınan sonuçları aklında tutmaları gerekiyordu. Öyle olacağı da düşüülmesi önemliydi. Hele YSK son oluşumu ve yakın tarih deneyimli Anadolu ajansı kurumu, bitkisel hayata düşmemek gerektiği uyarısını çoktan vermeliydi. Sonuçta sandık günü sonlandı. Bazı önemli durumlar yaşandı. En azından konu genişlemesin diye unutturulma uykusuna sokuldu. Sonuçta, gün sonlandı ve sayım başladı…

Buraya kadar ki özet sonrası, artık sayılarla sonuca doğru şu veya bu şekilde kısa zamanda gitme olasılığına çoğu kapıldı. Bana telefon açan kimileri de nekadar zamanı diye sordular. Onlara dikaltli olmalarını, ana akım medya rakamlarına inanmamalarını, Anadolu ajansının eski birikimlerini aktarmaya çalıştım. Fakat, gördüm ki ilk Anadolu algı operasyonu yeniden başlarken, çoğu hemen sonucu tahmine girişti. Halbuki en başta Türkiye muhalif medyası bu konuda dikkatli olması gerekirdi. Ne yazık, arada bir izlemeği düşündüğüm seçim prokramlı Halk TV dahi hemen bu uçuruma düştü. Verilen rakamlarla sayısal yoruma başladı. Hele konuda iyi birikimi olan Emin Çapanın da başlangıçta bu algı oynuna gelmesi, beni şaşırtı. Konuyu Ekrem İmamoğlu ve öteki Tele 1 gibi kanalar uyarınca işler daha doğru anlaşılmaya başlandı.****

Olayları anlatarak makaleyi tamamlama niyetim yok. Ama, şunu taktiksel olarak hemen yaşanmaya başlandı. Anadolu ajansı kanalıyla manüpülasyon ve sandıklara itiraz ederek resmen yeniden saydırtıp muhalefetin güçlü olduğu sandıklarda verilerin YSK kaydına girmesini erteleme hamleleri başlatıldı. Öyle ki büyük şehirlerin ve Kürt muhalefetin güçlü olduğu yerlerde sandıklar tekrar tekrar sayıldı. Aslak oyların resmileşmesini erteleyerek öncelikle kendi oylarıyla öncelikle önde olma algısını yaratmaya çabaladılar. Belli ki bu itirazlar, seçim sonuçlarından sonra da devam edecek. Üstelik, tek tek partiler itiraz ederek, bir sandığın defalarca saydırtırarak resmen oylama ve psikolojik rahatsızlık oluşturup en azından sandık güvenliğini kırmaya da çabalanıyor. Başarılı olunur mu bilmem.

Bunlar bir anda gece sayım sonucunu bekleyen insanların şüpelenmelerine neden oldu. Sonuç gelmedikçe ve deyişik ekranda deyişik rakamlar da oluşunca, psikolojik rahatsızlık yaratma dürtülerini artırdı. Oysa beklenti vardı. Giderek, kim kazanırsa kazansın deniliyordu. Erdoğanın balkon konuşması beklenirken, birden istanbula gitmesi ise birçok yeni düşünceye de neden oldu. Eklemeden olmajz: K. Kıbrısta konuyla alakalı fazla yayın yapılmadı. Yapan “takkeci gazeteci medyası gibi” de yandaş medya seçilerek adeta resmi algı oynunları da tarafsız yayın diye bizim insanlarımıza sunulması da tesadüf veya tarafsızlık denemez. Adını da yeni sistemci işbirlikçi kuralının iyi kulanım biçimi demekle yetinecem.

Eksiklik ise başkanlık seçimi tartışmaları ve taktiksel oyunlar öne çıkarken, öteki ayak vekil seçimi fazla konuşulamadı. Oysa Türkiye parlementosunun da seçimi vardı. Parlemento sayısı da önemlidir. Bu eğer ikinci tura kalınırsa birilerinin de probaganda sinercisi olmaya adaydır. Bunlar Tek cümle ile tanık olduğumuz Türkiye seçiminin önemli tarihsel durumunun yanmasıdır. Biz de gözlemleyerek, bazen kendimizi de içinde bularak resmen yaşadık. Maalesef, Türkiyenin çok parti dönemine geçiş olan 14 Mayıs aradan onca yıl sonra bu çok partili dönemin nerelere gelindiğinin acı yüzleşmesiyle birlikte yaşayarak anlıyoruz.

Sonuçlarını da yarın ki yazıma brakıyorum.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,899TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Büyüklere Ninniler

Yüzyıllar boyu devam eden emek-sermaye çelişkisine dayalı iktidar kavgası,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Canlı yayın