yaklaşımlarYılmaz ParlanSATILIK! - Yılmaz Parlan

SATILIK! – Yılmaz Parlan

For Sale! Ya da bizim deyimle satılık.

Elden çıkarılacak evlerde, tek bir kelime ile yer alır.

Satılık…

Araba mı satacaksınız? Ayni ibare:

Satılık…

Arsa bakıyorsanız,

40 x 50 tabela üzerinde size gülümsüyor:

Satılık…

Bugünlerde özelleştirme adı altında, Her şey satılık…

Dingili kopan ülkelerde, ahlak zincirinin koptuğu yerlerde, hep ayni ifade: Satılık…

‘Neo’ politikalar adı altında, özel’e devretme çabaları peşkeşin yumuşatılmış adı:

Özelleştirme! Türkçesi: Satılık….

Ala uno Ala tre……

Vatandaş kavgalarında sıkça duyarsınız: Satılmış!

Keza milletvekili trasferlerinde de: Satılmış!

Masum gibi görünen o satılık kelimesi,  aslında bir ahlak ifadesi…

Satılık kelimesinin olduğu her yerde, bilin ki satılmışlar da vardır.

Demokrasinin olmadığı yerlerde, halka milletvekili transferi diye yutturulan cümle aslında ahlaksızlığın bir başka ifadesidir: Satılmış…

Hele Muz Cumhuriyetlerinde, eksik olmaz satılmış vekiller, yeter ki menfaatler çakışsın, cepler bayram etsin. Kılıfı da hazırdır: Ülke menfaatleri!

Canikocuklarım benim…

Demokrasinin olmadığı yerlerde, onları her mevkide bulabilirsiniz!

Partinin iki numaralı adamı da olsanız farketmiyor: öpücük partisinin marifetleri belleklerde!

Şu an ülkeyi yönettiğini sanan zat-i alin durumu da ortada: 7.5-8’lik Başbakan…

Ne yaparsınız halkın takdiri böyle…

Ülkede bir modadır gidiyor: For Sale…

Listede yok yok: Havaalanı satılık, Zeyko Yağ fabrikası satılık, Telekom satılık, Koop Satılık, Eğitim satılık, Limanlar satılık, KIB-TEK satılık…

Halka ait ne kaldı ki başka?

Bir satılık histerisidir sarmış ortalığı…

Virus gibi mübarek; ahtapotun kolları gibi sarmış sarmalamış ortalığı!

Topluma sunuluş şekli: Özelleştirme…

Satılık desenize şuna…

Yavru vatanda bugünlerde her şey satılık.

Yok mu artıran?

 

GÖZDEN KAÇMAYANLAR!

Yer TC Yardım Heyetinin bulunduğu binacık. Sendikal Platform ve Meclis dışı baz siyasi partiler ‘YKP- BKP’ bu kurumu protesto etmek için eylem düzenlemişler. Tüm örgütler eksiksiz katılmış, eylem saati saat 11 olarak tüm medya kuruluşlarına bir gün önceden dümbür düdük duyurulmuş, eylem günü de Medya temsilcileri tek tek aranmış. Fakat ortada medya kuruluşlarına ait tek bir insan yok. Davetsiz misafir Polis kamerası haricinde kimsecikler yok! Hatırlatmakta fayda var: Ülkede 14 günlük gazete, 8 TV kanalı ve sayısız radyo kanalı var. Ama sadece  “duygusal durumlar” için varlar! Saat 11;30’a kadar Medya’yı bekleme kararı alıyor Platform. Telefonlar çalışıyor ve zar zor ahbab çavuş hatırına bir kameraman bulunup eylem gerçekleştiriliyor. Bir süre önce “Medya ve Rejim” ilişkilerini yazmış, rejimin nasıl onca yıl başarıyla ayakta kaldığını yazmıştım. Başbakan Erdoğan’ın bugünlerde kuzey Kıbrıs’a yapacağı ziyaret öncesi hiç bir medya kuruluşu rejim muhaliflerinin düzenlediği basın  toplantılarında görülmek istenmiyor. Rejim, köşe başlarını iyi tutmuşa benzerken Medya kuruluşları da  düzenli gelirciklerinden olmak istemiyor. Anlayacağınız gibi, hep birlikte körebecik oynuyorlar! Ama TC elçisi veya bir yetkilisi açıklama yapsa onu nasıl servis edecekler, nasıl manşetlere çekecekler, bir yarıştır gidiyor. Böyledir bu işler bizim coğrafyada! Tabii ki yapılan eylem medyada yer bulmadı. Kaderin cilvesine bakın ki Ertesi gün, Msn’de uzun zamandır görmediğim, işini her zaman büyük titizlikle yapan, kendisine çok saygı duyduğum basın görevlisi  bir arkadaşıma seslendiğimde, verdiği yanıt ibret vericiydi: “ Kusura bakma, şu an Davutoğlu’nun açıklamasını yetiştirmek zorundayım…”


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Bir atama ritüeli ve boykot – Yılmaz Parlan

Hep hareket halinde ama hep ayni yönde hareket eden...

Güzellemeler diyarı ve Dümbük – Yılmaz Parlan

Sosyal medyayı takip ediyorum, profilini değiştiren değiştirene. ‘’Büyük lider, kahraman,...

Kimliksizler ve AB değerleri – Yılmaz Parlan

 Kendilerini Kimliksiz tanımlayan bir grup insan güneyde Kimlik dairesinin...

KTÖS’ün Rejimle Dansı – Yılmaz Parlan

Bir süre önce KTÖS ve 10’ncu Köyü yazmış sendikanın...

Kapılar ve istirdat politikaları – Yılmaz Parlan

Son zamanlarda aydın bildiğimiz bazı kişiler Sınır Kapılarının açılmasına...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,906TakipçilerTakip Et
955AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kerem Göktan yazdı: 11 Eylül sonrası ABD-Çin ilişkileri: Ortak yaşam-gerginlik sarmalı

11 Eylül 2001’de gerçekleşen radikal İslamcı terör saldırısı sonrası...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ yükselirken sol ne yapıyor?

Avrupa ve dünya aşırı sağcı, ırkçı Almanya için Alternatif...

Özkan Yıkıcı yazdı: Siyasal tarihin önemli günü: 11 Eylül

Aklıma geldiği her yıl dönümünde, yazacak kitaplar dolu bilgi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail merkezli gelişmeler

Hemen girişe iliştirelim: İsrail cumhurbaşkanı Herzog Lefkoşa'da. Akel'in durumu...

Enzo Traverso yazdı: Marx, tarih ve tarihçiler: Yeniden kurulması gereken bir ilişki

Son yıllarda başlayan ve yaygın olarak “yeni eleştirel düşünceler”...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki önemli gelişme üzerinden

Salı günü, Türkiye yerel seçimler üzerinden genel politik uygulama...

Şener Elcil yazdı: Filler ve Çimenler

“Filler tepişir, çimenler ezilir” sözü dünya siyasetinde yaşananları özetler...

Volkan Yaraşır yazdı: Mikro faşizm ve içimizdeki faşist ruh

Modern kapitalizmin yarattığı yıkıcılığa  ve reel sosyalizmin özgürlüğü yok...

Canlı yayın