yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluSahte gülümsemeler sokağına, hoşgeldiniz vesselam - Halil Karapaşaoğlu

Sahte gülümsemeler sokağına, hoşgeldiniz vesselam – Halil Karapaşaoğlu

halil (2)Halil Karapaşaoğlu’nun Afrika Gazetesinde “Apartman boşluğu” başlıklı köşesinde yayınlanan yazısı

Hangi yağmur hangi rengi bırakmaz üzerimize?

Hangi renk dayanamaz, titrer dokunduğu zaman tenimize?

Her şeyin bir rengi vardır, yalnızlığımızın rengi nedir?

Sevgiyi taşımak ağır olmasaydı…

Sevgi taşınamayacak hale dönüşmeseydi yüreklerimizde…

Yine de yalnız olur muyduk?

Oturur muyduk kendi kendimize…

Kalabalıkların içinde karnaval yaparmış gibi…

*                                  *                                  *

Elinden bir an olsun düşürmediğin telefon…

Gün gelmiş yalnızlıklarımızın tatmini olmuş…

Yüreğin içindeki sevgisizliğin yerini doldurmuş…

Dünya sen ne zaman bu hale geldin?

Dünya bu kadar mı zor seni avuçlarımızın içinde taşıyıp…

Bağırmak kocaman bir gökyüzüne?

Sabah uyanır uyanmaz, belki merhaba demeden sevgilisine…

Elleriyle saçlarını okşayamadan sevgilisinin…

Avuçlarını yüzüne dahi dokundurmadan daha…

Elinde telefon Facebook’a koşuyor millet…

Yataktayım diyor…

Biraz sonra sevgilimle sevişeceğim…

Belki erken boşalacak o…

Belki ben de boşalacağım…

Daha sonra dokunmadan birbirimize…

Hızlı bir şeyler yiyeceğiz…

Üstüne güzel bir sabah kahvaltısı…

Adım adım yazacağım ne yaptığımı…

İşten çıkıp, eve geldiğimi…

Evden çıkıp işe gittiğimi…

Dünya bu kadar mı zor seni avuçlarımızın içinde taşıyıp…

Bağırmak kocaman bir gökyüzüne?

*                                  *                                  *

Neden böyle yapıyor insanlar…

Neden bir mekâna gittiğiniz zaman…

On dakika bilemediniz on beş dakika sonra…

İnsanlar telefonlarına sarılıyor…

Ve başlıyor diğerinin…

Bir başkasının hayatını dikizlemeye…

Didik didik etmeye…

O kadar mı utanıyoruz konuşmaya…

O kadar mı korkuyoruz yüzleşmekten…

O kadar mı kötü bu yüreğimiz ki…

Sevgisiz de diyebiliriz sanırım…

Konuşacak…

Dertleşecek bir tek arkadaşımız bile yok…

*                                  *                                  *

Kapanmışız bir odaya…

Hantal vücudumuzla abanmışız Facebook’a…

Ne bok yapmışsak, sıçtığımıza kadar yazıyoruz…

Yaz babam yaz…

İnsanlığın şerefine…

Devrimin şeferine…

Yaz babam yaz…

*                                  *                                  *

The Big Brother is Watching you!

1984…

George Orwell…

Bazıları ajan diyor Orwell’a…

Bazılarıda ilerici bir sosyalist…

Stalin döneminin en büyük eleştirmenlerinden…

Totaliter rejimleri allak bullak etmiş…

Geçen gün bir arkadaşım…

Orwell’ın bir ajan olduğunun doğrulandığını söyledi…

Benim için fark etmez…

İster ajan olsun ister olmasın…

The Big Brother bizi izlemiyor muydu?

Kontrol etmiyor muydu hayatlarımızı?

Gerisi teferruat…

Şimdi her birimiz birer “Big Brother” olmuşuz…

İzliyor ve izleniyoruz…

Hatta sanal ortam sayesinde başkalarının yaptıklarımızı beğenmesi ya da beğenmemesi…

Bizi sevindiriyor bazen de üzüyor…

Bizlerde ona göre başkalarının yaptıklarımızı beğenmesini umursadığımızdan…

Bu beğenileri kıstas aldığımızdan…

İddia ediyorum ki, davranışlarımızı, yaptıklarımızı bu beğenileri kazanmak için şekillendiriyoruz…

Devletlerin, polislerin, askerlerin bizleri kontrol etmesine hiç de gerek yok…

Biz siyasal erk için…

Toplumun normlarının, ahlak değerlerinin zedelenmemesi için bunu Facebook aracılığıyla yapıyoruz zaten…

Her birimiz diğerini kontrol ettiği ve denetlediği için birer polis, asker hatta devletin kendisi oluyoruz…

Yaşadığımız her şeyi sanal ortama aktarmayı sevdiğimizden…

Bundan dolayı ister istemez neyi yaşamamız ve neyi yaşamamız gerektiğinin kararını da bilinçaltımızdan iktidara göre, kabul gören ahlak değerlerine göre şekillendiriyoruz…

*                                  *                                  *

Sevgi taşınamayacak kadar ağır gelmiş olmalı ki…

Gizlenmeye ihtiyacımız var…

O kadar yorulmuş ki yüreklerimiz…

Gerçeğe dokunmak, koklamak onu tatmak belki de…

İstemiyoruz…

Yalancı aşklara, sevgilere, dostluklara sarılıyoruz…

Sanallığa sarılıyoruz ki…

Gözyaşlarımızı kimse görmesin…

Hüzünlüyken kimse fotoğraf çektirmesin…

Hep gülsün gülermiş gibi yapsın…

Sahte gülümsemeler sokağına…

Hoş geldiniz vesselam…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türg Hegemonya İnşasında; Türkiya’nın Paralı Ordusu SADAT

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT)...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Somali’de Ne İşi Var?

“Türkiya'nın Somali'de ne işi var?” sorusunun cevabı “Türkiya’nın Gıprız’da...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Suriye İnşasındakı Faliyedleri

8 Aralıg 2024 tarihinde, Ahmed Şara yönetimindeki güşlerin Şam’ı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya-Irag İlişgileri

Türkiya’nın Gıprız’da yürüddüyü politikayı veya Türkiya’nın Gıprız’da yürüdeceyi politikayı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
940AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Yunanistan, Sırbistan ve K. Kıbrıs

Son günlerin konusu: Girne'den kalkan tekne veya geminin batması....

Ceren Ergenç yazdı: Çinli işçinin beklenmedik ‘müttefiki’

Türkiye'de yaz boyunca fazla mesai haberleri üst üste geldi....

Yusuf Karadaş yazdı: ŞİÖ zirvesi, Erdoğan-Putin görüşmesi ve S-400’ler meselesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İş Birliği Örgütünün (ŞİÖ) genişletilmiş başkanlar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaçamayacağımız gerçeklerle, acı şekilde karşılaşırken

Aslında hâlâ bize umursuz havamızın ninnisi gibi geliyordu. Oysa...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Bolu Dağı’ndaki imgeye ulaşmak’ ve umudun inşası

Kapitalizm gücünü insanı çok boyutlu kuşatması, ruhunu kötürümleştirmesi ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

Canlı yayın