yaklaşımlarÖzkan YıkıcıPazar gecesi donduruculuğunda siyaset - Özkan Yıkıcı

Pazar gecesi donduruculuğunda siyaset – Özkan Yıkıcı

Beş şubat gecesindeyim. Gecenin karanlığında, dışardaki dondurucu sopğukta salonda oturuyorum. Güneydeki seçimlerin tahmin edilen ilk turu rakamları da geldi. Belirtiğim gibi, adaylar yarı oyu alamadığı için ikinci tura kalındı. Fakat, Kuzeyden de başka haberler uçuşuyor. Ama, hava soğuk. Pazar gününün de bitmesine yaklaşık 1 saat kaldı. Üşümek normal. Eşortman üzerine kazak giydim. Yatmayı düşünürken, yarına uyanıla ak ve mutlaka görülmesi gereken hafta sonu gelişmeleri de vardı. Bizde klasiktir, hafta sonu özellikle de muhalif medya tatilde. Siyasetcilerimiz ise genel veya normal gelişmelerden uzaklaşmayı çoktan yaşamaya girişti. Yine de Şubatın soğuğu sert. Alışılan bahar ışıntısından, donma dönemine kolay geçilemez gerçeğini pratikte yaşıyoruz. Ama dünya durmuyor ve dönüyor. Hayat akmaya devam ediyor. Sorunlar da gerçekleşme koşullarını çok güzel kulanmaktadır.****

Pazartesiye geçişte bir saat kaldı. Hafta sonu Türkiyeden kalkan tırlar Lefkoşaya uzlaştı. Hamaset yeni kolay uyumlu simge hemen gerçekleşti. Artık Kuzey Kıbrısta “ilelebet ve sonsuza yaşayacak KKTC deyil” yerine Kuzey Kıbrıs cumhuriyeti imgesi konuldu. Koyan da Fuat bey. Peşinden papağan gibi herkes tekrarlamaya başladı. Buna burada ilhaklaşma gerçekliği ile gelen akademisyenler de hemen kurslarda tekrarlamaya başladı. Demek ki tesadüf deyildir. En azından KKTC ilanı olurken sarayda vekiler yemek yediler. Sonra Denktaşın malun uygulamasıyla da onaylatı. Oysa şimdi ilan edilen yeni ifade bizat tır yolculuğu başlarken Fuat bey tarafından başlatılıp, akabinde herkes sanki karar alınıp uygulanmışçasına isim kulanılmaya başlandı. Hele birisi var ki utanmadan kensinin böhyle düşündüğünü söyleme lafazanlığını dahi yaptı. Ha, bazı krevatlı muhalifler de hemen kabullenip üstüne Annan planlı damıtmayı da deme cüretini gösterdi.

Siyasal alanda bunlar olurken, bu defa Karahyılanın ANtebinden bir haber uçuştu. Liseli velebol takımını Türkiyeye getirip müsabaka yapma hedefli yönetici öğretmen geri çevrildi. Daha net ifadesiyle Türkiyeye sokulmadı. Neden malum. Ama hamasi savurganlıklarda bu haber hala gereken yerini bulmadı. O anda yeni Metin bey valimiz bize nutuklar diyordu. Kıbrıs mesele deyil davaymış! Şu Türkiye barolar hikayesini galiba yine zamanı gelince hatırlatacağımız kesin.

Bunlar Kuzeyde hem de siyasetin dondurtulan hafta sonunda yaşanırken, Güney Kıbrısta beklenen başkanlık seçimi de yapıldı. Eski dışişleri bakanı Hristodulidis Y.32 ile Mavromayanis ise Y.29 oyla ikinci tura kaldılar. Disinin başkanı ve desteklenen dışişleri bakanı ise ikinci tura kalamadı. Bir anlamda Disinin desteklemeyip öteki merkez blokun desteklediği Hrisdodulis şimdi ikinci tura kaldı. Disinin tavrı bu bakımdan önemli. Öteki önemli gerçek de Disinin desteklediği adayın ikinci tura kalmamasıdır.

Önümüzdeki hafta ikinci tur gerçekleşecek. Bazı yorumları dinledim. Bir de son tartışmaları hafta sonuna doğru da izledim. Belirtiğim önceki gerçeklere pek ekleyecek sözüm yok. Ancak, Kıbrısın güneyindeki siyasal gerçeklikte, AB üyeliği, Rusya ile kopan ilişkiler denklemi oldukça deyişimler yaratı. Akelin siyasal çizgisindeki arayış bundan dolayıdır. En önemlisi demeçlerde olsa da Kıbrıs gelişmelerinde Kıbruslıların epey erozyona uğradıkları kesin. Çünkü gerçekten ilerisi için umutların ne olacağı da sığ.

Hala özellikle foncular veya dünyadan kopuk konuşanlar güneydeki siyasal deyerlendirmelerde partilerin tutumuyla yetinip eleştiri ve başarı yaratmaları da konunun uyutulmasında dönemli rol oynuyorlar. AB kısgacı Güneyin birçok dokusunu deyiştirirken, bölgesel ilişkiler ve uluslararası güçlerin Kıbrısla pek ilgilenmemesi de gözden hep uzakta tutuluyor. Bir anlamda normal Kıbrıs algısı yerleşti. Hat dageçişler ve bol bol türk rum karışımları olmasına rağmen, tüketim ilişkilerindeki alışveriş kayganlığına karşın nedense barışçıl eksen ayni durumda genişleyemedi. Tam aksi daha normalleşme ile geçişler Kıbrıs sorununu lkgüncel yaşamda unuturdu. Yeme işme, tavlama ve gezme havaları yaşandıkça, hat da katılım artıkça, Kıbrısın birleşmesine deyil statikonun devamına hizmet etiği kesin. Çünkü hala ortak mücadelelei birleşik Kıbrıs hareketi ufukta yok. Onca engeler durumundaki davranışlarla gelecek siyasal hedef artık hedefsizleştirildi. Düşmanca nutuklar ve normal günlük ticari ve öteki ilişkiler ikilemi adeta Kıbrısın devamı  haline geldi. Ondandır ki son Güneydeki seçiler Kuzeyde önemsenmedi. Zahmet edip de medyalar en azından sonucu verip kısa yorum yapmayı dahi düşünmediler. Zaten Pazar Kuzey gazetelerine bakınca herşey malumun ilanıdır.

Bu konuda ilerde bazı önemli yazılar yazacağımı da belirteyim. Özellikle de cılız da olsa olan ilerici hareketlere en azından Annan planı dönemini tartışmalarını öneririm. Çünkü biz unuttukça ve hamasilik ile yalan daha bir uçuştukça, daha çok yanlışlarla kendini kendine tatmin etiren görüşleri her an duymamız artacaktır.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şifrelenen Kıbrıs gerçekleri

Basit bir kuraldır: siz bir sorunu çözmek veya nedenini...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ukrayna yeni rolünü netleştirirken

Son gelişmeleri özetleyerek başlayalım: Ukrayna sık sık Karadeniz'de resmen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nefes alır gibi ile beklenti umma arasında sıkışırken

Sıcak havada hele de savaş koşulları ve ekonomik yakış...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Canlı yayın