yazılarKıbrıs iktibasÖzgürlüktür Umutsuzluk… - Gürgenç Korkmazel

Özgürlüktür Umutsuzluk… – Gürgenç Korkmazel

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

“Umutsuzum, korkmuyorum, özgürüm” – Kazancakis

Umut dini bir deyiştir. Yüzyıllardır tek tanrılı dinler umut ile uyutuyor insanları.

Dinlerin yaptığını politik partiler de yapıyor.
Umut vaazı veriyorlar.

Oysa umut çoktan öldü (en başta da bilim ve felsefe öldürdü onu) ama hala daha her gün her yerde ondan söz ediliyor. Öldü ama rahat bırakmıyorlar onu, hayaletini dürtmeye devam ediyorlar.

Umutla kandırıyorlar insanları, daha da kötüsü insanlar kendi kendilerini kandırıyorlar.

Eğer tanrıya inancınız varsa ve cennete gideceğinizi düşünüyorsanız eyvallah, neden bu kadar umutlu olduğunuzu anlayabilirim bir yere kadar, ama eğer tanrıyla ve dinle aranız iyi değilse, nasıl olur da göremezsiniz umudun bir kandırmaca olduğunu.

Tanrısız bir din olan Budizm’de umut yoktur mesela (din bile değil, öğretidir kimilerine göre). Umut istek ile bağlantılıdır çünkü. İstekleri köreltmeye çalışır Budizm, zira mutsuzluğun kaynağıdır istekler. (Teşekkürler Bora Ercan)

İnsanlığın din ve ideolojiyle ilişkisi zayıfladıkça, kuşaktan kuşağa azalıyor zaten umut. Ancak günde üç defa umut hapı alarak yola, yaşama devam edebilenlerin sayısı azalıyor gittikçe.

Ben şahsen umudu çıkardım hayatımdan. Yerine MERAK’ı koydum, umut değil ama merak açıyor dünyayı önümde. (Yeri gelmişken araya sıkıştırayım, AB verilerine göre Kıbrıslılar en meraksız insanlar).

Merak ettiğim için okuyorum, arıyor araştırıyorum, yolculuklara çıkıyorum, keşfediyorum. Merak’ı deneyime dönüştürüyorum. Yatırımı mala mülke değil, deneyime yapıyorum.

Pek bir işime yaramıyor umut, harekete geçirmiyor beni. Umudum olmadığında beklentim de olmuyor. Beklentim olmadığında hayal kırıklığı da yaşamıyorum.

Umut olmadığında, umutsuzluk mu oluyor?

Emin değilim, ama öyle olsa bile umutsuzluk umuttan daha gerçekçi ve verimli benim için. Umutsuzluk karamsarlık ve bunalım demek değildir benim için.

Umutsuzluk dine karşı gelmektir, tanrı tanımazlıktır, özgürlüktür.
Umutsuzluk mutsuz etmiyor beni.
Umutsuzum ama mutsuz değilim.

Hatta her şeye rağmen bu adanın en mutlu şairi benim diyeceğim. Bu mutluluğun sırrı, zamanla, doğayla, sanatla ve tabii ki insanlarla kurduğum ilişkilerde saklı.

Birleşmesini beklemiyorum mesela adanın, biliyorum bir gün gerçekleşecek ama henüz değil. En başta Kıbrıslılar hazır değil daha buna. Umut etmiyorum, çünkü çok iyi tanıyorum her iki tarafı da.

Dehşet deposu” olacak gelecek diyor Meksikalı şair O. Paz. (Sanki dehşet deposu değildi geçmiş!)

Anlamıyorum zaten, ölüm varken ve yaşamımız pamuk ipliğine bağlıyken, nasıl bu kadar umutla koşabiliriz geleceğe.

Neyse, moralimizi bozmayalım, doğayla yaptığımız şaşmaz anlaşma bu, borcumuzu ödemeliyiz ve ödeyeceğiz, kaçış yok. Yaşamımızdaki en kesin kesinlik bu. Her şeye rağmen sonuna kadar merakımızı, yaşama sevincimizi ve neşemizi kaybetmemeliyiz.

Mutlu son diye bir şey yok yani, nereye doğru gittiğimiz belli.

Vakit kaybetmemek için umudu çıkartın hayatınızdan, atın gitsin, bir işe yaramaz.

Elinizi kolunuzu, ayağınızı bağlıyor. Çözüp serbest bırakın ‘Umut’ adlı dolap beygirini. Umut şık bir kandırmaca… Komik bir kelime umut, ölüm kelimesinin önüne gelince.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Dionysis Dionysiou yazdı: Guterres Neden Geldi?

Kıbrıs, resmî olarak sürekli bir çatışmanın tarafı olmayı seçtiği...

Alper Ali Rıza yazdı: Guterres, 2017’deki Kıbrıs Barış Konferansı’nı Eline Yüzüne mi Bulaştırdı?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres geldi ve gitti....

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Kerim M. Munir yazdı: Adapte Edilebilir Federalizm: Kıbrıs İçin Yeni Bir Anayasal Tasarım

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs ziyaretine hazırlanırken, belki de...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın