YAYINKARŞINedir Askersiz Lefkoşa? - Haluk Selam Tufanlı

Nedir Askersiz Lefkoşa? – Haluk Selam Tufanlı

Kategori:

askersiz_sÇıkmaz bir sokaktı bizim mahalle, ve hala öyle. Evimizin arkasında askeri bir bölük, önünde iki büyük efkalipto ağacı vardı, onlar da hala duruyor. Koşar oynardık ağaçların altında, savaştan kalma mevzilerin içinde kovalardık birbirimizi. Arka tarafa geçemezdik, tellere yanaşmak yasaktı, hala yasak. Hani o hep anlattıkları savaşı, bilinçsizce oyunlarımıza taşırdık ve en sevdiğimiz insanları vururduk tahta silahlarımızla, kahramanca ölürdük gülümseyerek. Oysa hiçbir savaş, hiçbir silah ve hiçbir şiddet mutluluk getirmez kimseye oyunlardaki gibi. Oyun bitince çektik acısını.

Hayatımızın her alanında milliyetçiliği yücelterek, hiç görmediğimiz insanları düşman diye gösterdiler. Gökten yağmur damlaları gibi yağan paraşütlü askerleri anlattılar, onların yere inmeden barbarca öldürüldüklerini, inenlerin de “barış” için öldürdüklerini anlattılar. Tankları, uçakları anlattılar. Milli duyguları iliğimize kadar aşılamaya çalıştılar. Okullara yıldızlı askerleri soktular, gururla tanıttılar topları ve tüfekleri. Sokakları bayraklar ve heykellerle doldurdular. Yüzlerce, binlerce insanın öldürüldüğü bir savaşa “Mutlu Barış Harekâtı” dediler. Fetihçi zihniyetle işgali sürdürdüler. Hala sürdürüyorlar.

Bir sabah üzerine salıncaklar astığımız efkalipto ağaçları da teller arkasında kaldı, babamın çocukken oynadığı sokaklar da. Annemin pencereden baktığı ve kız çocuğu olduğu için oynayamadığı sokaklar da.

Ataerkil baskılar, silahlar artıkça artı. Bölükler sınırlarını genişletti, kumarhaneler, gece kulüpleri ve askeri müzeler “turistik yerler” haline geldi. Lefkoşa’nın büyük bir kısmı ve tarihi yerleri askeri birliklerle dolup taştı. Nice bizim güvencemizmiş, vatan içinmiş.

Gün geldi çattı ve bana da zorunlu askerlik kağıdı geldi. Artık, çocukken oynadığım yerleri dikenli tellerle çevirdi diye kızdığım, efkalipto ağaçlarının altında nöbet tutan o silahlı asker gibi ben de zorunlu silâhaltına girecektim. Girdim, ataerkil erkeksi yönetimin dayatıldığı, sadece kendi ırkının yüceltildiği, bayrağın “şerefin”, silahın “karın” diye tanıtıldığı, yirmi dört saatin her anı üst rütbelilere hizmetin eksiksiz olduğu, yasal katiller yetiştiren bir esir kampından başka birşey olmadığını gördüm. Ve bu esaret bittikten sonra savaş hazırlıklarına, seferberlik çağrısına karşı vicdani reddimi açıkladım .

İşte belki de; geceleyin yaşadığım eve paralel dikenli tellerin üstündeki “girmek yasaktır” yazan levhaya yaklaştığımda “dur, kimdir o?” diye bağırırken, soğuktan sesi titreyen “adam”ların üzerine “karısı” diye zimmetlenen silaha sarılışına bir anlam veremeyişimdir Askersiz Lefkoşa.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Ayşe Teyze Ayşe Teyze bahçene gireyim mi? – Niyazi Çoban

Küçücük bir kız değilsin artık Ayşe Teyze. Geldiğinde küçücük...

Neden ve Niçin Askersiz Bir Lefkoşa Talebi? – Faika Deniz Paşa

Bir terim olarak askersizleştirme sabit bir istekten daha çok...

Askersizlik Düşleri – Tegiye Birey

Bir şehrin askersizleşmesi talebi, ağırlıklı bir taleptir; bir o...

Görev Yapmak Mı Yoksa Sürgün Mü? – Turgut Durduran

Bu yazı 2005-2012 arası "vatani görev" (!) yapmayım diye...

Militarizime Neden Karşıyız? – Özgür Gençalp

Ben henüz reşit değilken, tam 17 yaşımdayken eve bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
890AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Özge Güneş yazdı: Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en...

Volkan Yaraşır yazdı: Küba Devrimi ve Barbudos’lar

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...

Canlı yayın