YAYINKARŞIAskersizlik Düşleri - Tegiye Birey

Askersizlik Düşleri – Tegiye Birey

Kategori:

askersiz_sBir şehrin askersizleşmesi talebi, ağırlıklı bir taleptir; bir o kadar da ilk duyuşta algılaması güç. Bir şehrin askersizleşmesi talebi, çocuklarının üniforma giyip meşru katiller olmalarına karşı durmak yanında, daha farklı bir toplum işleyişi, anlayışı düşlemektir.

Askeri işgal altında bir şehirde büyümek, ne askere asker ne de işgale işgal değememeyi getirir en başında. Hava gibi su gibi, hayatın doğal bir parçası gibi gelir şehrin bazı yerlerinin tellerle çevrili olması; erkek kahramanların heykelleriyle bezeli olması çemberlerin;babanın arada bir asker olması; hanelerde elektrik yokken dağda elektriği kesilmeyen dev bir bayrağın ışıldaması askeri bölgede, milliyetçiliğin ve askerin ebedi aşkı… Önce bunların hava gibi su gibi değil de, toz gibi duman gibi olduğunun idrakı gelir, sonra askeri bölgelerin ille de tellerle çevrili olmadığı ve askerleştirilmiş sivillerin ille de üniforma giymediği.

Her yaşa, cinsiyete vs. uygun askerleştirme yöntemleri mevcut. Çocuklar okula gitmeye başladıkları anda askerleştiriliyor; itaatkar olmayı, mensubu oldukları ulusun geçmiş askeri başarılarını, tek sıraya girmeyi öğreniyor. Kadınlar bir başka biçimde askerleştiriliyor; vatana asker doğurmaları, yetiştirmeleri, feda etmeleri emrediliyor. Asker erkekler askerlikleri boyunca şiddet görüyor, uyguluyor, askerliklerinden sonra da şiddet uygulayabiliyor; ne de olsa tehdit olarak algıladığını yok etmek tembihleniyor onlara, sonunda kahraman olmak bile var bunun. Bir şehrin askersizleşmesinden bahsetmek, bütün bunlardan da bahsetmektir. Askere yolu göstermek, görünmez üniformalarımızı çıkarıp çıplak kalmayı göze almak demektir, kamuflaj yok demektir.

Bizler, yok edenlerin değil, var edenlerin heykellerini görmek istiyoruz şehirlerimizde; halkın ulaşamaması için tellenmiş değil, halkın bizzat özgür ve beleş kullanımı için ayrılmış alanlar istiyoruz; askerlerin öğretmen kılığında okullara girmemesini, kadınların doğuracaklarsa ne zaman nerede kaç defa doğuracaklarına kendilerinin karar vermesini, ne askerlerin ne askerleştirilmiş işçilerin emeklerinin sömürüldüğü, şiddetin yüceltilmesi yerine açıkça yerildiği ve yeterince cezalandırıldığı bir coğrafya talep ediyoruz.

Doğduğum evde benden başka çocuklar büyüyecekse, onların pencereden bakıp, nöbet tutan askerleri izleyip, kendilerini sıcak bir savaşın ortasına gibi panik dolu hissetmemeleri düşleriyle…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Ayşe Teyze Ayşe Teyze bahçene gireyim mi? – Niyazi Çoban

Küçücük bir kız değilsin artık Ayşe Teyze. Geldiğinde küçücük...

Neden ve Niçin Askersiz Bir Lefkoşa Talebi? – Faika Deniz Paşa

Bir terim olarak askersizleştirme sabit bir istekten daha çok...

Nedir Askersiz Lefkoşa? – Haluk Selam Tufanlı

Çıkmaz bir sokaktı bizim mahalle, ve hala öyle. Evimizin...

Görev Yapmak Mı Yoksa Sürgün Mü? – Turgut Durduran

Bu yazı 2005-2012 arası "vatani görev" (!) yapmayım diye...

Militarizime Neden Karşıyız? – Özgür Gençalp

Ben henüz reşit değilken, tam 17 yaşımdayken eve bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
894AboneAbone Ol

Son eklenenler

Arif Koşar yazdı: NATO 3.0, yapay zeka ve savaş koşusu

Silahlanmaya ayrılan bütçe, savunma sanayi anlaşmaları, Trump’ın Rahip Brunson...

Deniz İpek yazdı: Bir ülkenin gerçek özgürlüğü, satılık olmamasıdır

‘Arnavutluk satılık değildir.’ Haftalar önce Tiran sokaklarında yankılanan bu slogan,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gerçekler yakarken, hesaplar kâr ve imha üzerine

Ortadoğu tek kelimeyle kaynıyor. Kaynıyor kelimesi salt bir çerçevede...

Pınar Demircan yazdı: NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

Dünya, Ukrayna ve İran’a müdahalelerde görüldüğü gibi taraflarını Rusya,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Basitleştirme girişimli bir yazı denemesi

Pazarın sıcaklığı yükseldi. Boğucu hâle daha da tetikledi. Beyinler...

Marios Epaminondas yazdı: 1968 yazı

Toplumlararası çatışmaların patlak vermesinden bu yana ilk kez, Kıbrıslı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: NATO 3.0, Türkiya ve Gıprız

NATO 1.0, 1949-1991 arası Sovyetler Birliyne garşı Batı'nın oluşdurdu'u...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Savaş ve Kadın

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Rum ve Yunanlı milletvekillerinin...

Canlı yayın