YAYINKARŞINeden ve Niçin Askersiz Bir Lefkoşa Talebi? - Faika Deniz Paşa

Neden ve Niçin Askersiz Bir Lefkoşa Talebi? – Faika Deniz Paşa

Kategori:

askersiz_sBir terim olarak askersizleştirme sabit bir istekten daha çok bir süreci tarif eder. Ayrıca dünyanın farklı yerlerinde, farklı zamanlarda meydana gelen çatışmaların sosyal, politik ve ideolojik kökenleri farklı olduğundan da koşullara göre de değişkendir.

2006 yılından beri her şubat ayında sokakta YKP Gençlik tarafından dillendirilen Askersiz Lefkoşa talebinin hedefinde ikiye bölünmüş başşehri kuşatan işgal orduları, ‘ulusal’ ve Uluslararası militer yapılar bulunmaktadır. Bu nedenle de Lefkoşa’nın Askersizleşmesi talebinde kaçınılmaz olarak silah tutan asker erkeklerin ve heykellerinin, savaş hazırlıklarının ve halkların sırtından yapılan askeri giderlerin azaltılması da içkindir. Bunun yanı sıra Lefkoşa’nın askersizleştirmesi talebi, şehirdeki militer yoğunluğun kökeninde yatan ve aynı zamanda da ondan beslenen ideolojilere karşı, onları sorgulayan, da bir taleptir.

Bir şehrin askerleşmesini talep etmek, tüm adaya yayılmış olan, egemen militer yapılardan arınma yolunda gerçekçi, bunun mümkün olduğunu gösteren bir taleptir. Başşehrin ölü bölgelerini canlandırmayı, geçmişin milliyetçi çatışmalarının travmalarını canlandıran askeri tatbikat ve törenlerin iptal edilmesini dillendirmek, bunu istemek ve gerçekleşmesinin mümkün olduğunu göstermenin de çatışma sonrası rehabilite edici etkisi bulunmaktadır.

Askersizleşme talebi aynı zamanda feminist bir talep olduğu da söylenebilir. Militer aygıtın inşa edildiği ve beslediği toplumsal cinsiyet kalıplarına bağlı kaldıkça ve savaş zamanında özel alana daha da sıkışmış olan ve ‘savaş ganimeti’, ‘anne’, ‘fahişe’, ‘bakıcı’ olarak rolleri keskinleştirilmiş ve nesneleştirilmiş kadınlara bu süreçte söz hakkı verilmezse askersizleştirme sürecinin tam anlamıyla başarılı olabileceği söylenemez. Ayrıca bir şehri askerlerden ve militarizmden arındırmak ataerkiyi besleyen yollardan birini tıkamaktır da.

İki kesimli bir talep olan Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi talebi, özellikle de son iki yıldır Lefkoşa’nın her iki kesiminde de, sokakta dillendirilmekte. Aynı anda ayrılıkçı hattın iki kesiminde de yapılan eylem, hattın iki tarafından yaşayan insanlara ortak iş yapma, ortak söz söyleme alanı açıyor. Genellikle adanın her iki tarafında da yeniden birleşmeyi savunan ilericiler ‘diğer’ tarafın milliyetçileri tarafından ‘kullanılmakla’ ya da ‘diğer’ tarafan insanların  yeniden birleşme taraftarı olmadığı ileri sürülüp naif olmakla suçlanmışlardır. Son yıllardaki pratik ise bu tür suçlamalar ve önyargılara hiçbir alan bırakmamaktadır.

Bu yıl 2 Şubat Cumartesi günü, Lefkoşa sokaklarında, milliyetçiliğe, ataerkiye, bölünmüşlükten kar sağlayan sermayeye karşı askersizleştirme talebi 8. kez haykırılacak. Bulara karşı duran herkesi bekleriz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Ayşe Teyze Ayşe Teyze bahçene gireyim mi? – Niyazi Çoban

Küçücük bir kız değilsin artık Ayşe Teyze. Geldiğinde küçücük...

Askersizlik Düşleri – Tegiye Birey

Bir şehrin askersizleşmesi talebi, ağırlıklı bir taleptir; bir o...

Nedir Askersiz Lefkoşa? – Haluk Selam Tufanlı

Çıkmaz bir sokaktı bizim mahalle, ve hala öyle. Evimizin...

Görev Yapmak Mı Yoksa Sürgün Mü? – Turgut Durduran

Bu yazı 2005-2012 arası "vatani görev" (!) yapmayım diye...

Militarizime Neden Karşıyız? – Özgür Gençalp

Ben henüz reşit değilken, tam 17 yaşımdayken eve bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
924AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

İsmail Duygulu yazdı: Akkuyu’dan Bugüne Bir Mücadelenin Hafızası

Türkiye’de Nükleer Karşıtı Hareketin İnsanları, Yolları, Kazanımları, Yenilgileri ve...

Canlı yayın