yaklaşımlarÖzkan YıkıcıNedenlere fazla takılmadan, gelecek hesaplara yoğunlaşma - Özkan Yıkıcı

Nedenlere fazla takılmadan, gelecek hesaplara yoğunlaşma – Özkan Yıkıcı

Gerçi, diyalektiğin temel ilkelerinden biridir: neden sonuç ilişkisi. Fakat, siyasal yakın tarihte de tanıklaştığımız gibi, b azen nedenlerin anlaşılması epey zaman alır. Hat da bazısı da epey zaman geçmesine rağmen neden sorusuna net yanıt dahi alamama sonucu da oluşur. Bu yüzden bazı konularda yaşanan olay nedeni bnet bilinmeden, kaçınılmaz üzere gelecek yakalama zorunluluğu oluşur. İster istemez,oluşan koşullar nedeniyle geleceğin yanlış şekillenmesini engeleme dayatması da olur. Çünkü nedenlerle oyalanırken, bazen önemli öncelik de yakalanmadan geç kalınma durumu da oluşur. Yarının taşlanmasında geç kalınıp artık geri dönünmez yola girme tehlikesi vardır.

Aksa tufanı operasyonuyla başlayan süreç, artık net şekilde Filistin imha sürecine çoktan konuldu. Şimdi, Gazle şeridinin katliyamlarla yıkıtırlması ve Filistinlilerin resmen sürgünleştirme politikasını İsrail bağıra bağıra söyleyip, yağdırdığı ölümlerle de pratikte uygulamaktadır. Aksa Tufanı operasyonunda epey sorular var. Komplo koşulları da oldukça fazla zemin buluyor. Yine de komplo düşüncelerinden sıyrılıp, gerçeklerin yarınına yoğunlaşmak önemlidir. İsrail Gazle yıkımıyla ve eğer fırsat verilirse, bölgedeki bazı karşıtları da çembere alıp siyasal “kazanç” elde etmeğe çalışıyor. Ayni zamanda da Metanyahunun da geleceğini bu siyasal çıkışa dayatığı de kesin. Batı ise temel duruşuyla tüm yalanları da kulanıp, israilin arkasında sıralandı. Tek umut, sokaklardaki ktiesel direncin artıp bu felaketi önleme şansını kulanmasıdır.

Bu girişi neden yaptığımı, nedenlere fazla yoğunlaşmasın geç kalmayı da getireceği konumu, yakın siyasal tarihten örneklerrle de anlatalım.

***

İkinci dünya paylaşım savaşı sürüyordu. Amerikan kamuoyu ABD nin savaşa girmesine yoğun şekilde karşı çıkııyordu. Japonya donanması ABD üstlerinin olduğu adaya harvırt adasına doğru gidiyorlardı. Ansızın deniz Amerikan üstü basıldı. Sözde Amerika gafil avlandı probagandası yapıldı. Japonya ise bu operasyonda başarılı oldu. Aemerikan gemileri batırıldı. Binlerce asker öldürüldü. Bir imha hareketi olarak tarihe geçti..

Anerika bu baskın sonrası uğradığı zarar sonucu savaşa girme kamuoyunu oluşturdu. Böylelikle ABD savaşa girip resmen savaşın da dengelerini bozdu. Japonya ise kazandığı başarı yanında kaybetmeğe doğru de gidişatın kapısını açtı. Bu durum neden bu baskının kolayca gerçekleştiği soruları hep kafada kaldı. Savaş bitip Japonya yenildi. Üstelik savaşa sokturduğu ABD ülkeğe atom bonbasıyla da tarihi drarmı tamamlandı.

Aradan yıllar geçti. Artık ikinci paylaşım savaşının da önemi gidrek kafalarda sildirtildi. Ansızın doksanlara doğru bazı belgeler ortaya çıktı. Meyerlim, ABD kesimi, Japonyanın saldırıya geldiğini biliyordu. Sırf savaşa girme kamuoyu oluşturma olasılığı üzerinden, onca kayıp vermeği göze alarak engel olmadı. Böylelikle savaş politik tutumu da yerine geldi. O zaman nedenler çok soruldu. Tam unuturma sürecine girilince de ansızın gerçekler ortaya çıktı. Ama, dönemin bu oynunu oynayan ABD yetkilileri zaman geçtiği için sorgulanmadılar.

***

Atmışyedi İsrail arap savaşında hep sorular vardı. Mısırın onca uçağına rağmen, Sovyetlrin onlara iki gün öce israilin saldıracağı bilgisinin de verilmesine karşın, Mısır gafil avlandı. İsrail gelip uçakları alanda kalkmadan vurdu. Halbuki Sovyetler birliği Mısıra, önce davranıp uçakları kaldırtıp israili vurmasını önerdi. Nasır da gereken emri verdi. Fakat, uçaklar kalkmadı ve hava alanında vuruldular.

Aradan zaman geçti. Bazı bilgiler ortaya serildi. Mısır hava kuvetleri komutanın satıldığı sonucu anlaşıldı. Öyle ki Nasır hava kuvetlerinin kalkıp israili vurma emri verirken, pilotlar bir düyünde bulunuyorlardı. Hepsi sarhoş oldular. Düyün olayında genelkurmay başkanı da vardı. Böylelikle İsrail Mısıra saldırırken, pilotlar sarhoştu. Kuşkulu durum yenilgiyle birlikte sorularla doluydu. Fakat, saldırı beklenirken ve pilotların sarhoş edilme birlikteliği, durumu hep sorguluordu. Sonuçta, pek fazla gündem yapılmasa da başta hava kuvetleri komutanının israile satıldığı anlaşıldı. Bu pek sorgulanmadı.

Ayni şkilede Onbir Eylül olayı da oldukça dehşetliydi. Probaganda hedefli propagandayla, kuşkular örtüldü. Öylesine paranoya oluşturuldu ki sorgulanması dahi tehlikeli oldu. Bazı soru işaretleri oluşurken, Amerikanın karşı saldırılarla stratejiği uygulaması sonucu, Onbir eylülün soruları da unutuldu. En başta, baş düşman elkayde ile o günlerdeki Amerikada olan ilgili örgüt kesimi birlikte hiç öne çıkarılmadı. Hala sorular var. Fakat, Onbir eylül siyasal hareketliliği çoktan siyasal uygulamada dünyayı yerlebir yaptı. Nedenler hala karanlıkta. Ama dünya başka karanlığa sokuldu.

****

Yukarda özetlediğim birkaç olay bize, neden konusunun önemli olduğunu tekrar hatırlatsa da bazen öyle  konular olur ki oluşan olayın etkielrim ve yeni hedefleri sonucu, önceliğin bu tehlikeleri engeleme aciliyetine getirmektedir. Son VGazle konusu da bunun önemli siyasal tarih gerçeği olacak. Nedenler elbet ilerde ortaya çıkacak. Fakat, günümüzde emperyalist vahşete engel olunmazsa, yarın başka dünyanın gerçekleriyle yüzyüze geleceğimiz kesin. Şimdiden etnik temizlik ve katliyamın göstere göstere oluşunu seyrederek, giderek normal şekle sokma günlerini yaşıyoruz. Yarın yeni Filistin gerçeğine ekleme yapıp tarihte kendimizm de tanıklıkla yetinirsek, çok geç kalıp diyerlerine de zamin hazırlamış olacağız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....

Özkan Yıkıcı yazdı: İki garantörümüzdeki gelişmeler

Bizde sık sık kullanılan, her olguda zehirli olup olmadığına...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Kuzey Kıbrıs'ın sosyolojik yapısı darmadağın oldu. Karmakarışık bir hâle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde unutturulan sistemsel yapı: emperyalizm

İster İran ister Ukrayna savaşlarına bakarken, günlük propagandayla takılı...
4,643BeğenenlerBeğen
1,583TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Michael Löwy yazdı: 23 Aralık 2084

Merhaba. Kış başlıyor ve burada, Grönland’da, 40 dereceyi aşmayan...

Canlı yayın