yazılariktibasMurat Çakır yazdı: Yoksulluk ve yoksunluk

Murat Çakır yazdı: Yoksulluk ve yoksunluk

Orjinal yazının kaynağıyeniyasamgazetesi9.com
Kategori:

Kapitalizmin yapısal kriz dönemleri bir yanıyla yeni sermaye birikim rejimlerinin inşasının, diğer yanıyla kapitalist devletin yeniden yapılanmasının önünü açar. Sermayenin iktidar ve tahakkümünün restorasyonunu koşullar. Yeni emek rejimleriyle artı- değer sömürüsü derinleştirilmek istenir. Emeğin ve toplumun her düzeydeki örgütlülüğü dağıtılmaya ve paralize edilmeye çalışılır. Bu süreç aynı zamanda sınıflar mücadelesinin ritmini belirler. Kapitalist devlet Engels’in ifadesiyle hem ideal kolektif kapitalist -N. Poulantzas buradan bir çıkarsama yaparak devletin bu işlevi görebilmesi için göreceli özerkliğine vurgu yapacaktır- hem de özü itibariyle kapitalist  bir makinadır. Varlığını sınıf tahakkümü üzerinden inşa eder ve sınıflar mücadelesi içinde yeniden yapılanır. Sınıf savaşlarının ritmine göre yeniden şekillenir. Bu manada kapitalist devlet organiktir ve sınıflar mücadelesinden öğrenme ve deneyim biriktirme kabiliyeti vardır. Hatta kapitalizm, küresel bir sistem olması ve entegrasyon düzeyiyle ilişkili olarak küresel karşı devrimci deneyimlerden beslenir. Ve sürekli karşı devrimci karakteriyle sermayenin tahakkümünü ve iktidarını güvence altına alır.

Modern kapitalist devleti hayatı ve sınıflar mücadelesinin ritmini, sinir noktalarını kontrol eden, denetleyen organik yatay ve dikey bir ağa/networke benzetebiliriz. Zor ve ideolojik zor bu ağın aslında her yerine sirayet ederek  hem toplumu felç edebilmekte hem de olası muhalefeti başından bastırmakta, en azından disipline ederek, kontrolde tutmaktadır.  Yarattığı tolerans ve konfor alanlarıyla toplumsal muhalefetin sistem dışı reflekslerini köreltmekte ve ruhunu öldürmektedir.

Yeni faşizmin ortaya çıktığı koşullar bir yanıyla kapitalist krizin yarattığı olağanüstü momentumdur ve aynı zamanda emeğin yıkımı ve toplumsal muhalefetin paralize edilmesi üzerinden şekillenmektedir. Yeni kapitalist devlet bu noktada aynı anda iki farklı rejim uygulayabilecek kabiliyete haizdir ve kendini yetkinleştirme ve esneyebilme yetenekleriyle dikkat çekmektedir.

Yeni/geç faşizmin karakteri ve özgünlükleri

Kapitalizmin 2008’deki tarihsel, genelleşmiş krizi uluslararası düzeyde dalgasal sınıf ve kitle hareketlerine yol açtığı gibi, küresel faşist dalganın da yükselmesini beraberinde getirdi. Aynı dönem faşizmin aktüel biçimlenişi üzerine yapılan tartışmaları yoğunlaştırdı.

Yeni kuşak faşizm pratikleri, özellikle birinci kuşak/ klasik faşizmlerden farklı biçimleniyor. Parlamentonun varlığı hatta etkin kullanımı, rejime angaje  “örgütlü toplumun” ve paramiliter oluşumların bulunmaması ve sistemi yıkma potansiyeli taşıyan komünizm tehlikesinin yokluğu yeni/geç faşizmin kendine has özellikleri de ortaya çıkarıyor.

Bu noktada kapitalist kriz tarihsel bir momentumdur. Ve yaklaşık yarım asra yakın uygulanan neo- liberal politikaların yarattığı toplumsal yapı yeni/ geç faşizm için bir maya işlevi görmektedir. Kolektif apolitizasyon, toplumsal çürüme ve anomi hali ve toplumsal lümpenleşme yeni faşizmin beslendiği ve güç aldığı zeminlerdir. Yine bu zemin aktif rızanın üretilmesini sağlamaktadır.

Yeni faşizmde, her faşizm pratiğinde olduğu gibi yürütme özel bir yere sahiptir. Yürütmenin her düzeyde belirleyiciliği artmıştır ve  yargı ve yasama yürütmeye spesifik bir bağlılık içindedir. Parlamento çok özel bir siyasal aparata dönüştürülerek bir taraftan  hem diktatöryal adımların atılmasını kolaylaştırmakta, diğer taraftan ise toplumsal meşruiyeti sağlamaktadır. Artık seçimler kitlelerin enerjisinin soğurarak; yapabilme ve değiştirme kudretini bütünüyle yitirdiği ve özel işlevler yüklenen platformlardır. Yarattığı illüzyonla ayrıca toplumsal muhalefetin  sistem içinde  tutulmasını, enerjisini tüketmesini sağlayabilmekte, hatta sistemin kendini yeniden üretmesi ve rasyonalize etmesi için olağanüstü roller üstlenebilmektedir.

Hukuk ise güçler ayrılığının temel kurumu olmaktan öte istisna halini/olağanüstü hali sürekli kılmanın, mutlak otoriteyi normalleştirmenin aracı haline gelmiştir. Bu nokta kapitalist devlete aynı anda ikili rejim uygulayabilme ve kendini yeniden üretme olanakları sunmaktadır.

Emeğin yıkımı

Bütün bu adımların atılmasını kolaylaştıran en büyük etken sınıfın atomizasyonu ve despotik emek rejimleri altında kuşatılmasıdır. Bu olgu sadece ekonomik boyutu olan dar bir uygulama değildir. Despotik emek rejimleri M. Burawoy’ın ifadesiyle aynı zamanda rejimin ve devletin despotikleşmesini koşullar. Yeni kuşak faşizm pratikleri emeğin yıkımı ve atomizasyonu üzerinden biçimleniyor. Sürekli savaş hali ve yeniden sömürgeleştirilme politikaları yeni savaş rejimlerin ya da N. Poulantzas ifadesiyle yeni olağanüstü rejimlerin önünü açmaktadır.

Bu noktada E. Traverso’nun ileri sürdüğü post faşizm kavramı yeni kuşak faşizmlerin parlamenter sistem içinde anlaşılabileceğine ilişkin vurguları ve  A. Toscano’nun geç faşizm kavramını kapitalist krize özel vurgu yaparak tanımlaması önem taşımaktadır.

Asıl dikkat edilmesi gereken nokta finans kapitalin kâr açlığı ve olağanüstü asalaklaşması ve emeğin stratejik yıkımıdır. Yeni kapitalist devlet rejimler arasında hızlı geçişler yapabilme ve aynı anda ikili rejim uygulama kabiliyetiyle sınıf savaşlarının modern Leviathan’ı olarak  devrededir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Kerem Göktan yazdı: 11 Eylül sonrası ABD-Çin ilişkileri: Ortak yaşam-gerginlik sarmalı

11 Eylül 2001’de gerçekleşen radikal İslamcı terör saldırısı sonrası...

Enzo Traverso yazdı: Marx, tarih ve tarihçiler: Yeniden kurulması gereken bir ilişki

Son yıllarda başlayan ve yaygın olarak “yeni eleştirel düşünceler”...

Costas Lapavitsas yazdı: ABD emperyalizmi yeniden yükselişte

Monthly Review dergisinden kısaltılarak çevrilmiştir Dünyanın derin bir jeopolitik çalkantı...

John Bellamy Foster yazdı: Kapitalizmin küresel yapısal krizi

Monthly Review dergisinden kısaltılarak çevrilmiştir "Gelecek yüzyıllar adına konuşmak bize...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
959AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Fehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin liderliğindeki Yemen Silahlı Kuvvetleri karşı...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Vijay Prashad yazdı: Göçmen karşıtlığının arkasındaki ekonomik gerçekler ne?

Bugün dünyanın neresine gidersek gidelim, Küresel Kuzey'den Küresel Güney'e,...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Neoliberalizm, 11 Eylül ve faşizm

25 yıl önce uçaklar ikiz kulelere çarpınca hemen anlaşılan...

Canlı yayın