yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKurumsal çöküşte, çürümüşlükler içince yaşamak - Özkan Yıkıcı

Kurumsal çöküşte, çürümüşlükler içince yaşamak – Özkan Yıkıcı

Normalmış gibi davranmak istesen de gerçeklik olmadığını hayatın her alanında karşılaşmaktan da kurtulamayız. En basit konuda dahi eğr bbir yrde kurumsal çöküş, çirkefler yayılmış çürümüşlük yerleşmiş hale geliyorsa, normaldir demenin de lüksten öte olduğu kesin. Nitekim hiç umadığınız anda, ufak konuda dahi çürümüşlüğün çökmüş kurumsalığı ile yüzleşirsiniz. Bunu ben sık sık yaşıyorum. Salt kapı önünde veya elektrik kesintisnde değil, söylenen yalanların kocamanlaşıp doğruları yok etme dönemecinde de değil, en ufak normal yaptığım işlemde dahi bunu yaşarım. Örneğin, şu anda yaptığım yazı yazma konusunda olduğu gibi de sonradan anlarım…

Son gönderdiğim ırak makalesini tekrardan okumadım. Çünkü herşey yolundaymış gibi geçti. Fakat, yazı yayınlanınca tersdüz olmanın da yüzleşmesini yaşadım. Yazının son bölümü başa, bir kısmı ortaya ve ilk giriş bölümü de sona kaydı. Birielrine bilgisayarı gösterdim. Anormal bir şey yoktu. Fakat, benimle iyi arkadaş olan birisi dikkatli bakınca, hiç de dikat edilemeyecek bir kayışla prokramın yazılım bölümünde kaykaydırmaların gerçekleştiğini söyledi. Belirli yeri işlevseleştirip devre dışılıklarla da kısa bir oynamayla düzelti. Dilerim böyle olur. Ama, benim biraz da önemseyerek yazdığım ırak makalesi tersdüz şekliyle çoktan yayınlandı. Bu durum dahi, arızalarla, teknolojik oyunlarla ve buna benim gibi biraz dikkatsizlik de eklenirse, böylesi önemli yazının da anormalleşmesine neden yaratır..

***

Etrafımız hep anormalliklerle dolu. Konuşulmaması gereken konular brakın konuşulup konuşulmamasını izlemek, önemsettirilerek politik alana sıçradığına hep tanık oluyoruz. Artık, kimse kurumsal yapının işlediğini söyleyemez. Sokakların dahi kokusu çirkeflerin nedenli yaıldığını da kanıtlıor. Kirli çıkan deniz kıyılarında yıkanarak bunları nedenli önemsemediğimiz de kitlesel tututumun acı gerçeğidir. Siyaset ise bizde öylesine hiçeleşti ki sadece talimatla başlayıp sayesindeyle devam eden hareketlenmenin yönetim şekliyle yaşıyoruz. Kirli yakıt, asronomik yolsuzluk veya yalan söylemek, artık anormal değildir. Tehlikeli hale gelen gerçek doğruları söylemektir. Hat ta son gelişmelerle Türkiyeye sokulmama noktasıyla iyice kurumsal çöküş ve çürümüşlük iyişce kendini hisetirmektedir.

****

Peki hiç konuşma ihdiyacınızz oldumu? Bizi yöneten, kararlaarıyla şekillendiren Türkiyede ne var sorusunu soruyormuyuz. Son KPSS sgandalı haberine bir duyarlılık geliyormu. Kocaman ekran veya gazete sayfaları bu konuyu işleme zahmeti de yok. Ama yöneticilerimiz “talimatıyla gerçekleştirilen” ezberi alıp aynen tekrarlama tekerlemesine çoktan girdiler.

Gerçekten Türkiyedeçok önemli günler yaşanıyor. KPSS sgandalıyla adeta klasikleşen merkezi sınav yolsuzluklarına bir tane daha eklendi. Şaşıran yok da tepkiler sadece var. İtiraf ise ilginç: “ben müdahale yaptım. Çünkü seçime yakın dönemde muhalefetin bunu kulanmasına izin veremezdim” cümleleri, olaya değil de seçim dönemindeki muhalefetin kulanma tehlikesinden dolayı soruşturulmaya başanıp görevden alınanlar oldu. Bu düşündürücü değilmi?

Bir başka espiri gibi konu da şu: Nebatşi şöyle dedi: Avrupada eflasyon Y.10” Oranın bakanları sokağa çıkamıyor. Oysa ben Türkiyede sokağa rahatça çıkıyorum” diye benzetme yaptı. Doğrusu da gerçek. Çünkü aylık Avrupa rakamı Türkiyede çıkarken Nebati hala konuşuyor…

Cem evleri saldırıları artarken, tarikat iktidar paylaşımı derinleşirken, diyanetin asronomik harcamaları da sesiz sedasız devam ediyor. Ama şu haberi yazmadan olmaz: OYÜ yeniden başardı. Tüm yasak ve baskılara karşın, mevzuniyet gününü Devrim sdadında kutladılar. Bu arada başta Omorfolulara ve ünüversite çevrelerine yeniden uyarıyorum: KIbrıstaki ilgili ünüversite kanpüsünde olanlara ne kadar sesiz kalmaya devam edecekler?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Unutulmaması gereken ülkelerden biridir: Irak

Yakın tarihle Ortadoğu tamamlanınca, emperyalist çağın planlarıyla alakalı uygulama...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şifrelenen Kıbrıs gerçekleri

Basit bir kuraldır: siz bir sorunu çözmek veya nedenini...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ukrayna yeni rolünü netleştirirken

Son gelişmeleri özetleyerek başlayalım: Ukrayna sık sık Karadeniz'de resmen...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
914AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya-Irag İlişgileri

Türkiya’nın Gıprız’da yürüddüyü politikayı veya Türkiya’nın Gıprız’da yürüdeceyi politikayı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Guterres Ziyaretinin Düşündürdükleri

Geçen Pazar Yenidüzen’de kimsenin Guterres’ten mucize beklememesini yazmıştım. Guterres...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-I: Dönüşümün kökenleri

Başta söylemek gerekirse bu bir NATO analizi değil. Bu yazı dizisinde...

Dilara Devranoğlu yazdı: CRISPR teknolojisi ve tarımda kullanımı

Bakterilerin virüslere karşı geliştirdiği doğal bir savunma mekanizmasından ilham...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’nin Küba raporu ve antiemperyalist mücadeleler korkusu

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray’ın “aşırı...

Fehim Taştekin yazdı: Veliaht prensin eteklerini yellendiren koalisyon

İran savaşının en büyük parodisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Borçlanma ve militarizm eğitimi yok ediyor

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) geçtiğimiz...

Canlı yayın