Kıbrıs iktibasLevent AtikoğluKorkuya teslim olan aydınlık, karanlığa hizmet eder - Levent Atikoğlu

Korkuya teslim olan aydınlık, karanlığa hizmet eder – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşanan hukuksuzluklar, evrensel insan hakları ve hukuk normlarının sınandığı bir alandadır ve buna ses çıkarmama gibi bir lüksü yoktur kimsenin artık…

Son tutuklama kararı, özgür düşünce ve ifade hakkına yönelik sistematik bir baskının büyük bir simgesidir ve bıçak kemiğe dayanmıştır…

Susmaya devam eden herkese, konuşanlar kadar dokunacaktır ucu er ya da geç…

Uyanış için daha ne olması gerekiyor?

Burada sadece hukuki metinlere körü körüne itaat etmek yeterli değildir.

İnsanlığın ortak vicdanı, adalet duygusu ve evrensel etik değerler, bu tür kararların sorgulanmasını ve gerektiğinde direnişi zorunlu kılar.

Tarih, vicdanlara aykırı ve baskı araçları haline gelmiş işgüzar yasaların, mutlaka eleştirilmesi gerektiğini göstermiştir.

Hukuk, sadece yazılı kurallar bütünü değildir; aynı zamanda insan onurunu, özgürlüğünü ve adalet arayışını koruyan bir ahlak sistemidir. Bu yüzden, yasaların ve mahkeme kararlarının içerikleri vicdani süzgeçten geçirilmeden, sadece resmi otoriteye teslim olmak; gerçek bir adalet anlayışına hizmet etmez.

Edemez…

İşlevselliğini ve huzurunu yitirmiş bir istila düzeni bu…

Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyindeki müdahaleleriyle dayattığı kararlar, ne yazık ki bu vicdani ve etik sorgulamadan uzak, tek taraflı ve baskıcı bir yapıyı ortaya koymaktadır.

Bunun bu şekilde devam edemeyeceğini biliyoruz…

Bu durum, sadece hukukun değil, insan haklarının ve demokrasi ilkelerinin de ciddi yara aldığı bir tablo oluşturdu. 

Özünü kaybetmiş, yabancılaşmış, sadece nefes alan ama eyleme geçemeyenler topluluğu olduk bu gerçeklikte…

Böyle işgüzar kararlar karşısında uluslararası hukuk kurumlarının ve insan hakları savunucularının sesini yükseltmesi, bu kararların sorgulanması ve meşruiyetinin sorgulanması gereklidir.

Dünyada bunun örnekleri olmuştur… Nazi Almanya’sının baskıcı yasaları ve mahkeme kararları, insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden birini doğurmuştur. O dönemde vicdan sahibi hukukçular, yasalara körü körüne uymak yerine, bu yasaların etik dışı ve insanlık düşmanı olduğunu yüksek sesle dile getirmiştir.

Bu örnek bize, hukukun sadece yasa metinlerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda adalet ve insanlıkla yoğrulması gerektiğini de öğretir.

Kıbrıs’ta da yaşanan bu hukuksuzluklar karşısında, sadece resmi mercilere değil, toplumun tüm kesimlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Sorgulamayan, itaat eden toplumlar, özgürlüklerini ve haklarını kaybetmeye mahkûmdur. İfade özgürlüğü, sadece hoş karşılanan fikirler için değil, en zorlayıcı ve rahatsız edici düşünceler için de geçerlidir.

Korkuya teslim olan aydınlık karanlığa hizmet etmeye devam edecektir. Erteleme, geçiştirme ile bu devam edemez.

Yazmaya, konuşmaya, ifade etmeye, pozitif değişim için üretmeye korkusuzca devam etmeliyiz…

İnsan hakları savunucuları, sanatçılar, hukukçular ve vicdan sahibi herkes, işgüzar yasalar ve vicdanları zedeleyen kararlar karşısında cesurca durmalı, bu kararların meşruiyetini uluslararası platformlarda tartışmaya açmalıdır.

Özgürlük, ancak bu kararlara karşı ortak dirençle, vicdanın rehberliğinde korunabilir. Çünkü insan onuru ve adalet, yasalara körü körüne itaatle değil, sorgulama ve mücadeleyle yaşar.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

“Uyuz Guduz Alameti Da Çok” – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesinde yıllardır kurulan siyasal düzeni anlatmak...

Denizaşırı Odalarda Aklanan Muhalefet: Bir Enkazın Anatomisi – Levent Atikoğlu

Türkiye’nin bütün dertlerinin, kirinin, pasının, her türlü rezilliğinin ve...

21 Aralık propaganda tarihi değildir – Levent Atikoğlu

21 Aralık 1963 ve bu hafta, milliyetçiliğin utanmaz diliyle...

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Hesaplaşma ve yüzleşme vakti – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ta, Türkiye’de, ihmal ve istismar üzerine kurulu işgüzar sistemlerde...

Derya’dan Erhürman’a kapsayıcı barış dili ayarı – Levent Atikoğlu

Canlı yayınların en çarpıcı yanı, samimiyete ve çoğu zaman...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Canlı yayın