YKPYKP haberKıbrıslı Türk ve Rum partilerden ortak uyarı “Aynı tehdit altındayız”

Kıbrıslı Türk ve Rum partilerden ortak uyarı “Aynı tehdit altındayız”

Kategori:

Kıbrıs’ın iki yanından bazı siyasi partiler ara bölgede Kıbrıs Slovak Büyükelçiliği’nin düzenlediği aylık toplantılar kapsamında Lefkoşa ara bölgede yer alan Ledra Palace Otel’de bir araya geldi.

Toplantıda, ev sahipliğini yapan Yeni Kıbrıs Partisi’nin önerisi üzerine, “Coğrafya kaderdir- Felaketlere karşı güvenlik ve dayanışma için işbirliği yapalım” başlığı üzerine görüş belirtildi.

Toplantı sonunda parti temsilcilerinin ve başkanlarının mutabık kaldığı ortak açıklamada, “Savaşın felaket sonuçlarına şahitlik edildiği bir dönemden geçildiği, tırmanan tansiyonun coğrafyanın kader olduğunu, acı bir şekilde bir kez daha hatırlattığı” ifade edildi.

Kıbrıs’ta İngiliz Egemen Üs Bölgelerinin bulunmasının (koloni tarihinin miraslarından), adadaki tüm toplumları, kendilerinin taraf olmadığı bir çatışmadan kaynaklı güvenlik tehlikesine maruz bırakabileceği belirtildi.

Açıklamada, “Adada birlikte yaşıyoruz. Coğrafya bize basit bir gerçeği hatırlatıyor: Felaketler ateşkes hattı, yangın, hastalık ve savaşlar pasaport sormuyor. Bu nedenle tüm taraflara işbirliğini geliştirmek için çağrıda bulunuyoruz. Kıbrıs’ın ekosisteminin bir bütün olduğunu unutmamalıyız” denildi.

Şap hastalığı ile ilgili olarak ise, konu hakkındaki Avrupa Birliği uygulamalarının tüm adada tam ve etkin şekilde uygulamaya konmasının önemli olduğu kaydedilerek, uygulamaların iki toplumlu teknik komite tarafından hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

Kurumsal işbirliğinin güçlendirilmesinin, benzer krizler karşısında daha hazırlıklı olmayı getireceği, bu çerçevede en kısa sürede İki Toplumlu Teknik Komiteyle görüşmeyi bekledikleri ifade edildi.

Yaz aylarının yaklaşmasıyla artan yangın, kuraklık ve susuzluk tehlikeleriyle birlikte bazı risklerin yeniden hatırlatılarak, bulunulan coğrafyada güvenlik ve doğal felaketlere karşı en etkin mücadelenin ortak akıl ve işbirliğiyle verilebileceği kaydedildi.

Tüm taraflara doğal varlıkları korumaya yönelik mevcut ortak mekanizmaları güçlendirme çağrısı yapıldı.

Bir sonraki toplantının, Emekçi Halkın İlerici Partisi (AKEL) ev sahipliğinde 28 Nisan’da yapılacağı belirtildi.

Bugünkü toplantıya Yeni Kıbrıs Partisi, Cumhuriyetçi Türk Partisi, Demokrat Parti, Kıbrıs Sosyalist Partisi, AKEL, Kıbrıs Yeşiller Partisi, DEPA, EDEK, Birleşik Demokratlar ve VOLT Kıbrıs’tan temsilciler katıldı.

Toplantı girişinde YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı’nın yaptığı konuşma şöyle:

Yakın coğrafyamız savaşın yıkıcılığına bir kez daha yakından tanık olduğumuz bir dönemden geçiyor.

Bölgede Irak savaşları, İsrail’in Lübnan’a saldırması, Suriye iç savaşı, Gazze’deki yıkım ile savaşın çirkin yüzünü yakından hatırladık.

En son olarak İsrail–ABD–İran hattında tırmanan gerilim, “coğrafya kaderdir” gerçeğini bir kez daha acı biçimde hatırlatıyor.

Kolonyal mirasın bir parçası olan İngiliz üsleri nedeniyle tarafı olmadığımız bir savaşta, Kıbrıs’ta yaşayan tüm toplumların güvenliği tehdit altındadır. Bölgedeki tüm savaşlarda üsler kullanılmıştı ama Gazze’deki yıkımda çok daha üslerin kullanımı görünür olduydu. Son İsrail-ABD ikilisinin İran’a saldırması ile de açık hedef haline geldi, saldırıya uğradı, yeniden saldırıya uğrama riski devam ediyor…

Savaşlar sürdükçe etkileri çeşitli düzeylerde hissedilecek, insan kayıplar, diğer canlıların kaybı, binaların yıkımı, ekonomik etkiler, ekolojik etkiler…

Bu nedenle süren tüm savaşlara karşı açık ve net bir çağrı yapmak ve “barış hemen şimdi” demek önemlidir… Barış koşullarının kalıcı olması için bölgedeki tüm yabancı orduların çekilmesi, tüm üslerin lav edilmesi de gerekir… Bu nedenle Kıbrıs’ta kalıcı bir barış sürecinde de adanın tümden askersizleştirilmesi, tüm yabancı orduların çekilmesi, tüm üslerden ve yabancı askeri tesislerden arındırılması kilit öneme sahiptir…

Tam da bu noktada Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin hukuki statüsünü sorgulamak kaçınılmazdır. 25 Şubat 2019 tarihinde Uluslararası Adalet Divanı tarafından Chagos Takımadaları hakkında verilen istişari görüş, dekolonizasyon süreçlerinin uluslararası hukuk açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koymuştur. Bu görüşte, sömürgesizleşme sürecinin tamamlanmadığı durumların hukuka aykırı olduğu açıkça vurgulanmıştır.

Bu çerçevede Kıbrıs için de benzer bir gerçeklik söz konusudur. Adada dekolonizasyon süreci tamamlanmış değildir. Dolayısıyla Kıbrıs’ın yeniden federal bir çatı altında birleşmesi perspektifi, yalnızca siyasi bir çözüm değil; aynı zamanda sömürge kalıntılarının ortadan kaldırılmasını, yani İngiliz üslerinin kapatılmasını da içermelidir.

Bunun gerçekleşebilmesi ise ancak Kıbrıslıların ortak hareket etmesiyle mümkündür. Böylesi bir konuda, güvenliğimiz için coğrafya bize bir arada olmayı dayatmaktadır…

Bu adada birlikte yaşıyoruz. Coğrafya bize şunu hatırlatıyor: Felaketler ateşkes hatlarını tanımaz; yangın, hastalık ve savaş pasaport sormaz. Bu nedenle tüm tarafların daha fazla işbirliği yapması gerekir…

Son dönemde Kıbrıs’ın her iki yanında da şap hastalığı görünmekte… Kuzeyde Aralık 2025’te Trikomo bölgesinde Boğaziçi (Lapetos) köyünde bir büyükbaş işletmede ilk şüpheli vaka görüldü. Salgın Kuzey’de sınırlı kaldı, ancak Güney’e yayılma endişesi yarattı. Aşı ve takip çalışmaları yapıldı. Maalesef ortak hareket geliştirilemedi. 20 Şubat 2026’da Larnaka bölgesinde (Livadia civarı) bir sığır çiftliğinde ilk vaka doğrulandı. Kısa sürede yakındaki koyun çiftliklerine (örneğin Voroklini) sıçradı. Yayılmaya devam ediyor. Şap hastalığı nedeniyle güneyde itlaf edilen hayvan sayısı şu anda yaklaşık 21.000 civarındadır… Kuzey ile ilgili resmi rakam maalesef mevcut değil… Çeşitli taraflar çıkış ve yaygınlaşması için birbirini suçluyor ama an itibariyle bunun kimseye yararı yoktur.

Gelinen noktada devam eden şap hastalığına karşı, Avrupa Birliği mevzuatının adanın tamamında eksiksiz koordineli şekilde uygulanması hayati önem taşımaktadır çünkü adanın tek bir yanında bunu ortadan kaldırsanız bile diğer tarafta sürerse şap hastalığı pasaport kontrolü ile diğer tarafa geçmeyecektir. Bu sürecin, İki Toplumlu Teknik Komiteler koordinasyonunda ve tüm ilgili tarafların katılımıyla yürütülmesi bu nedenle önemlidir.

Benzer krizlere karşı gelecekte daha etkin mücadele edebilmek için işbirliğinin kurumsallaştırılması şarttır.

Yaklaşan yaz aylarıyla birlikte artacak yangın riski, kuraklık ve su krizi de bize aynı gerçeği hatırlatmaktadır: ortak hareket etmemiz gerekir!

Su krizi yaşadığımız bu günlerde, Lefkoşa Atık su tesisindeki suyu işbirliği geliştiremediğimiz için Pedios (Kanlıdere) boşaltmaktayız…

Yangınlara karşı her sene kim kimden nasıl yardım istedi tartışması yaşıyoruz ama orman yangınlarından her sene binlerce ağacı kaybediyoruz.

Ortak yenilenebilir enerji projeleri gene bir yerlere takılıyor, karbon kaynaklı enerji üretimlere bağlı olmaya devam ediyoruz.

Doğayı, tüm canlıları ve kendimizi korumak için ortak mekanizmaları güçlendirmeliyiz.

Gelecekte yaşanması muhtemel bir deprem için bile ortak bir hazırlığımız yok!

Örnekleri uzatıp gidebiliriz ama gerçek orda durmaktadır, adamız bölünemeyecek kadar küçüktür…

Bu coğrafyada güvenlik ve felaketlerle yüzleşme ancak ortak akıl ve işbirliği ile mümkündür.

Ortak işbirliğini artırarak daha güvenli bir gelecek inşa edebiliriz.

Barış ve huzuru değişmez kaderimiz haline getirelim


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

YKP, Viyana’da düzenlenecek Avrupalılar Forumu’na katılacak

Yeni Kıbrıs Partisi’nin de gözlemci üye olduğu Avrupa Sol...

20 Temmuz’da, Yeni Kıbrıs Partisi, Sol Hareket ve Devrimci Komünist Birlik olarak sokağa çıkıyor

Sol Hareket, Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) ve Devrimci Komünist Birlik (DKB), 20 Temmuz’da...

Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, Cumhurbaşkanı Hristodulides’i ziyaret etti

Yeni Kıbrıs Partisi, Birleşik Kıbrıs Partisi ve Arif Hasan...

YKP, Sol Hareket ve DKB’den Levent’e destek: Teslim olmayacağız!

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Devrimci Komünist Birlik ve Sol...

Kutlu Adalı 29 yıl sonra hâlâ adalet bekliyor

YKP, Devrimci Komünist Birlik ve Sol Hareket, 29 yıl...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Canlı yayın