arşivUlus IrkadKıbrıs bayrağı davası - Ulus Irkad

Kıbrıs bayrağı davası – Ulus Irkad

Kategori:

ulusİki veya üç sene önce Mağusa’da Koray Başdoğrultmacı adında bir vatandaş dükkanının önüne Kıbrıs Bayrağı asmış ve daha sonra yanlış yaptı diye hem kendi hem de hanımı polis tarafından yakalanarak polis karakoluna götürülmüştü. Orada kendisine dava da okunmuştu. Koray bu olaylardan sonra gene mücadelesini bırakmamış ve aynı savunmasına devam etmişti. O Kıbrıs Cumhuriyetindeki Kıbrıstürk haklarından bahsetmekte ve Kıbrıslıtürklerin bu hakları savunup kendilerini kollamazlarsa yokolacaklarını söylemekteydi. Aslında Koray’ın söyledikleri arasında doğrular da vardı. Bunun yanında benim de katılmadıklarım bulunuyordu. Bana göre Koray Kıbrıs Cumhuriyeti’ni masum bir yere koyuyorsaydı yanlış yapmaktaydı çünkü 1963 sonrası Kıbıslıtürklerin gaybubetinden, Kıbrıs Cumhuriyeti faydalanarak yasal değişikliklere gitmiş ve onların bir daha geriye dönmelerini engellemişti. Belki Kıbrıslıtürk liderliğinin de bunda büyük bir payı vardı çünkü o da aynen Kırbıslırum liderliği gibi Kıbrıs Cumhuriyeti’ni istememekteydi. 1974 öncesi Kıbrıslıtürkler kendi bölgelerinde gene şimdi olduğu gibi özgürlükleri kısıtlanmış olarak yaşarken, 1974 sonrası dönemde de kısıtlanmış bir şekilde yaşamaktaydılar. Değişen birşey yoktu ve maalesef bu durum Kıbrıslıtürklerin sonunu getirmekteydi. Gerçek olan buydu, burada yaratılan statüko ve defacto durumdan ötürü , ekonomik yükümlülükler de artarken, artık Kırbıslıtürkler bu ülkede yaşamak yerine daha fazla Londra ve diğer dünya ülkelerinde yaşamaya başlamışlardı .

Koray 1964 sonrası, Kıbrıs Cumhuriyeti adını alan ve artık etnik temizliğe uğrayan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde kemikleşen Helen kimliğini ve cumhuriyetin de bu kadar zamanda oluşan bu yapısını görmezlikten geliyordu ama ona göre, sorulduğunda, uluslararası hukukta, başından oluşan Kıbrıs Cumhuriyeti, uluslararası hukukta bir ortaklık cumhuriyetiydi ve bu özelliği dava edilirse bozulabilirdi. Belki bu konuda Koray doğruydu. Bu arkadaşımız, bu görüşlerini başından beri korudu ve Kıbrıs Bayrağının gerek 1960’ta gerekse Türkiye’deki birçok uluslararası etkinlikte, bu spor karşılaşmalarında bile öyledir, devamlı saygı görüp Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de Türkiye mercileri tarafındanbir şekilde tanındığını gözlemlemiştir.. Koray’a göre Türkiye, bizi özgürlüklerden mahrum tutarken, aslında el altından Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımakta ama amacı da Kuzey Kıbrıs’ı bağlamak ve uluslararası pazarlıklarda elinde bir koz tutmak ve istediklerini elde etmekte, hatta burasını demografik bir şekilde elde edip, zaman içinde bizi azalmaya mahkum etmekteydi.Aslında somut durum koray’ı doğrulamaktaydı. Her ne isterse olsun bu arkadaşımızın bir dünya görüşü veya bir görüşü vardı, inanırız,inanmayız, destekleriz veya desteklemeyiz, demokratik olarak saygı göstermek de, biz demokrasi , eşitlik hatta insan hakları savunucularının da mücadelesi içine giriyordu. Demokrasiye inanan herkes, Koray’ın bu görüşlerine saygı göstermeli, hatta onun görüşlerini savunması için onun konuşma ve örgütlenme hakkına saygı göstermeliydi. Bu hem demokratik bir hak, hem de bir insan hakkıydı. Benim görüşüme göre Kıbrıs Cumhuriyeti varolabilir ama artık bu konjöktürde ve bu yapıda yeni bir dizayın çizilerek kendini 1960 yılındaki yapısından bile daha fazla demokratikleştirmeliydi. Bizim için baz da aynen Türkiye’de HDP’nin savunduğu Demokratik Cumhuriyet modeli olabilirdi.

Herneyse Koray Başdooğrulmacı arkadaşın davası geçen hafta gene başlamış ama maalesef bu defa da burada, daha fazla buradaki üniversitelere devam eden öğrencilerin bulunduğu Ülkücü kesimler,kışkırtılarak Mağusa Mahkemesi önüne gelinerek orada Koray’a destek veren bir grup insana ve Koray’ın ailesine karşı adeta bir linç gösterisine dönüşmüştü manzara. Oraya önceleri gidemedim ama dava birgün öğleden sonraya alınınca oraya gidip, Koray’ın kişisel özgürlüğünü , insan haklarında yeri olan, kişilerin kendilerini ifade etme ve bunu eylem şeklinde gösterebilme hakkını savunmak, bu insan hakları ve demokrasi değerine olan saygımı göstermek için orada olmayı kendimde görev bildim. Mağusa Bölgesi’nde bulunan çeşitli görüşlere sahip ne parti ve örgütler, ne de sendikalar orada değildi. Koray’ı destekleyen bir avuç insan ve mahkeme karşısında slogan atıp Koray’ı adeta linç etmek isteyen onlarca Ülkücü bağırmakta ve slogan atmaktaydılar.

Mahkeme sonrasında onlarca Ülkücü o bir avuç insana karşı saldırıya geçti. Polis insanları korudu. Ertesi gün ise Kıbrıslıtürk pasaportu taşımayanların oraya gelirlerse tutuklanacakları bilgisi gelince Ülkücüler mahkemeye gelmediler.

Aslında Koray Başidoğrultmacı’nın indinde savunulması gereken ve pek tabi ki Başdoğrultmacı’ya yapılan haksız saldırılar da lanetlenirken :” Geleceğini belirleme hakkının sadece ulusların, halkların, sokağın ve mahalle halklarının, köylerin değil, kişilerin bile geleceğini belirleme hakkının olduğu, her kişinin istediği ülkeyi, bayrağı istediği mekanda, özgürce düşünceleriyle savunabilme” hakkını öne çıkarmaktır. Bu herkesin insan hakları hakkıdır ve böyle bir hakka boşverilemez. Bu hakkın evrensel olarak eğer ileride yapılacaksa, demokratik bir anayasada da savunulması ve yer alması gereklidir.

Bu görüş çerçevesinde tüm örgüt, organ ve siyasal partilerin Koray Başdoğrultmacı davasına sahip çıkması ve buradaki özgürlük haklarını sonuna kadar savunması önşart olmalıdır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Tartışmanın ortasında federalizm ve üniterizm – Ulus Irkad

Bizim tanınmamış ve pek de tanınacağa benzemeyen “KKTC”de ,...

Tarihle hesaplaşmamız – Ulus Irkad

Osmanlı adayı İngilizlere kiraya verirken aslında tüm mallarını ve...

Ekonomi de Kıbrıs sorunu da kötüye giderken- Ulus Irkad

Kıbrıs Sorunu Türkiye’nin tekelinde kötüye giderken son zamanlarda artık...

Evrensel hukuk yoksa kaybettiniz demektir – Ulus Irkad

Haftalardır tüm konular dönüp dolanıyor ve Türkiye’de artık devletin...

Sağ milliyetçi politikacılar harakiri mi yapıyor? – Ulus Irkad

Şimdi öncelikle son 70 yılda Kıbrıs görüşmelerinin geldiği en...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,290AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Cuma günü

Gazeteleri okurken, perşembe gününün tatil olduğunu ve Türkiye'deki cumhuriyetin...

Nevzat Hami yazdı: İki Nene, İki Kitap, Bir Sofra

Bir sofranın etrafında toplanan insanlar yalnızca yemek mi yer?...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Savaş düzenine hayır

Cuma günü başta Roma, Milano, Torino, Bologna, Napoli ve...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Redif Nurel ve “Dreams come true in Northern Cyprus!”

Rumun bayra'ını sallayacaglarsa Rum tarafı o tarafdadır. Ezan sesine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kalınan yerden Azerbaycan konusuna aralanırken

Dünkü yazımda Azerbaycan-Türkiye sorunu üzerine birkaç söz yazdım. Sabahleyin...

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Fikret Başkaya yazdı: Araba çılgınlığına dair…

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamasi sarhoşluktan Azerbaycan gerçeğine aralanırken

Ankara'da Türk devletleri zirvesi toplandı. Tabii kimisi de Türk...

Canlı yayın