yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİsveç'e başka gözle bakarken - Özkan Yıkıcı

İsveç’e başka gözle bakarken – Özkan Yıkıcı

Son dönemde isveç Türkiye ilişkileri oldukça gündeme geliyor. Konu, isveçin Natoya üyeliğidir. Özellikle KIbrıstan Ukraynaya batının piyar oyunlarına öylesine tutsak olup, algı imgelerine takıldık ki, her tartışmanın mutlaka tek deyil birçok özeliği olduğu, gerçeğin kaçırıldığı günlerin artık bilincideyim. Nitekim, isveçin Nato üyeliği ile Türkiyenin takındığı tutum salt ikili sunulan şekliyle beni ikna etmiyor. Tüm resmi okuyarak gözden kaçırılan durumları da konuya katmak gerektiğini öğrendim. Hele de batının özellikle son dönem Ukraynadan Suriyeğe verdiği dersler, kaçınılmazlığı da bana dayatıyor. Bu yüzden son Nato üyeliği ile tartıştırılan ve aslında isveçin resmen klasik bilinen çizgiden yeni yörüngeğe oturma gelişi, bana bazı başka isveçin de olduğunu kanıtlıyor. Bu makalemde pek de gündem yapılmayan ve kriz ile isveçin nasıl bazı kayışlar yaptığı gerçekleriyle alakalı makalemi şekillendirmemi getiriyor.****

Son günlerde özellikle de TC merkezli algılarda isveç önemli yer alıyor. Konu, isveçin Natoya girmesi. İsveç olup hem de örgüt Nato olunca, bu konudaki gelişmeler elbet tek olguyla açıklamak yetersizdir. Hele de Türkiyenin direnme ve talepleri ile isveçte olanlar, bize genel sistemle de alakalı olmamızı zorluyor. Hele de Nato gibi bir örgütde prğz çıkarır gibi olmanın arka kapısında mutlaka başka algı oyunları da vardır. Bunları ilerde de yazacam…

İsveç Klasik isgandinav sosyal refah devletlerinden biriydi. Ayrıca Natoya girmeyerek hat da gerektiğinde karşı çıkan politikalar da gerçekleşiyordu. Ne oldu sorusunu önceki isveç yazımda yazdım. Fakat statik düşünenler için elbet konu hem karmaşalı hem de sağtırılma tehlikeleriyle doludur. Hala eski Nato ve isveç noktasında durulduğu için konun bazı olguları katılmıyor. Amerikan mutlaklığı veya Türkiyenin güçlenip pazarlık yapma abartıları konunun saptırılmasına yetip artıyor.

Gelelim başka olguya: çoğu isveçte faşist partinin etkin olduğu, ikinci sıradaki gerçeğini tartışmalara hiç katmaz. İsveç faşist partisinin güçlenmesinde özellikle göçmen karşıtı ve mültecilerin kovulma talepleri de vardır. İmkar etmiyorlar. Ayrıca sosyaldemokratların sağa kayışlarıyla bir de Rusya paranoyası sonucu Natoya girmeği onlar başlatı. Faşist parti de güçlendikçe bunu destekledi. Buraya kadar konu net.

Gelelim bazı talepler ve isveç faşist destekli hükümetin önerdikleri: isveç faşist partisi güçlendikçe, talep olarak göçmen karşıtı ve mülteclerin ülkedeki durumuydu. Ekonomik sorunlar ve refahın kesilmesi konusunu hep mülteci ve göçmenlere havale ediyordu. Hükümete de destek karşısında bu konuda yasal düzenleme yapma ilkesini de koydu. Tam da Türkiye isveçteki kendince belirlediği kesimi hedefleştirip oradan kovulmasını isterken, isveç hükümeti de göçmenler yasalarının deyiştirilmesi talebiyle gündemleştiriliyordu. Bir ek olarak, Türkiyenin talebi ve Natoya girme bağdaştılığını da kurarak.

İsveç hükümeti Türkiyenin de ateşlmesiyle faşist partinin dilediği bazı yaysaları çıkartı. Hat da geri vermeler dahi olma olasılığı artıyor. Bir önemli gerçek daha var: isveç devleti sadece hükümetle deyildir. Yargı ayrı bir kurumsallaşma yapısıdır. Bu nedenle isveç devletinin geri verme bazı girişimlerini engeledi. Onun için yeni yasalar da gündemde. Türkiye ise hala bulduğu her kartı oynuyor. Amerikadan taleplerden tutun son kuran yakma eylemine dek hep isveçin önünde pazarlıkla birşeyler daha kapma peşindedir.

Netleşen ortaklık: Türkiye dayatmalarla kendince probaganda esruman elde ederken, isveç faşist parti Demokratlar da kolayca savundukları bazı gerici anti göçmen yasalarını da çıkardı. Bu bağdaşlık önemlidir. Bu gözle kimse bakmak istemiyor. Oysa ilgili gelişmeler bize bildik isveçin iki yönle eski isveç olmadığını kanıtlıyor: isveç artık bağımsız deyil Nato eksenine giriyor. İkincisi, isveç göçmen dostu ve mültecilerin sığındığı sosyal refah devlet çizgisini de terketmeğe çoktan başladı. Bunları örneklerle yaşarken, ilgilsizlik sonucu, adeta eski isveçle hala konuşulunuyor ve emperyalizmi göz ardı edip Türkiye gözüyle siyasal üst mit olma düşüne kolayca giriliyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şifrelenen Kıbrıs gerçekleri

Basit bir kuraldır: siz bir sorunu çözmek veya nedenini...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ukrayna yeni rolünü netleştirirken

Son gelişmeleri özetleyerek başlayalım: Ukrayna sık sık Karadeniz'de resmen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nefes alır gibi ile beklenti umma arasında sıkışırken

Sıcak havada hele de savaş koşulları ve ekonomik yakış...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Canlı yayın